pablo neruda'nın barının tavanındaki bir tahtaya adı kazındığı rivayet edilen, bugün pablo neruda aracılığıyla andığımız kocaman yürekli, mavi gözlü büyük şairimiz. ışık içinde yatsın.
iyi ki doğdun nazım hikmet!
ben
senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
i̇yisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
toprağa beraber dalacağız.
ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
ben
daha ölümü düşünmüyorum.
ben daha bir çocuk doğuracağım.
hayat taşıyor içimden.
kaynıyor kanım.
yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
ama ölüm de korkutmuyor beni.
yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
i̇çimden bir şey :
belki diyor
'' insan yahut ben, nefret ettiğim,kızdığım vakit çok söyleyebiliyor ve çok yazabiliyorum. fakat sevdiğim zaman o kadar çok seviyorum ki, sevdiğim şeyi uzun uzadıya anlatamıyorum. nefretim sevgimden daha mı kuvvetli? zannetmem. bildiğim bir şey varsa o da sevince susmak istediğimdir... ''
necip fazıl şiirinin hayranıyım. nazım'ın dünya görüşünün neredeyse hiç birisine katılmıyorum.
fakat "memleketim" şiirini müşfik kenter'in sesinden hayranlıkla dinliyorum.
gelmiş geçmiş en iyi türk şairlerden biri nefis tarzı ve yazdıklarıyla hayranlık uyandıran şair.fikirleri nedeniyle oradan oraya sürülmüş ağır cezalara çarptırılmış,vatandaşlıktan bile çıkarılmış ama görüşlerini savunmaktan vazgeçmemiştir.
mavi gözlü dev'in bu şiirine bayılırım.
ve sözlükte entelektüel birikimi fazla olan yazarların olduğunu düşünerek böyle bir entry paylaştım. ama ne yazık ki bir çok yazar tarafından olumsuz anlamda mesaj aldım.
nazım'ın bu eleştirisel şiirini okumak isteyenler için :
vatan haini
'nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi hikmet.
nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.'
bir ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran
puntolarla,
bir ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında amiral vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, amerikan amirali
amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
'amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi hikmet
nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.'
evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, amerikan üsleri, amerikan bombası, amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
hayallerimde sesi hep gür tonlaması muhtesem olarak kurmuştum ki ses kaydını duyuncaya dek. hayal edilebilir bir ses tonlama değil. bagır bagır bagır bagır.. diye başlayan şiirini dinlerken daha bagır demey bırakmadan kendimden geçip ruyaya dalıyorum.