bir ülkeyi nasıl kalkındırabiliriz sorusuna verilecek en güzel cevaptır.
komünizm gibi eşitlik diyerek insanları kandırmaz.
özü sözü doğru bir ideolojidir.
tek kusuru ikinci dünya savaşından yenik çıkmasıdır. yenildiği için propagandası yapılmamış hollywood filmleri, abd,siyonizm ve batı propagandaları ile insanlara öcü gibi gösterilmiştir.
hitler bir sözünde bu olayı şöyle açıklamıştır - savaşta her zaman kaybeden taraf suçludur haklı olsa bile-.
orta çağ'dan beri süregelen asimilasyon, sürgün politikalarıyla seküler anti-semitizm evliliğinden doğan bi canavar.
Kimlik Belgelerinin işaretlenmesi (Damgalama)
Bireyi isminden ve vatandaşlığından ayırıp "etnik bir kategoriye" hapsetme sürecidir.
1800 Civarı (Frankfurt): Yahudi şair Ludwig Börne, Frankfurt dışına çıkmak istediğinde pasaportuna "Jud von Frankfurt" (Frankfurt Yahudisi) yazılmak zorundaydı. Bu, kişinin bireysel kimliğinin üzerine bir etiket yapıştırılmasıydı.
5 Ekim 1938 Kararnamesi: Naziler bu eski pratiği ulusal çapta standartlaştırdı. Tüm Yahudi pasaportları geçersiz kılındı ve üzerlerine büyük kırmızı bir "J" (Jude) harfi basıldı. Bu, Yahudilerin yurt dışına kaçış yollarını kapatan küresel bir "fişleme" operasyonuydu.
Mekansal işaretleme ve Hareket Kısıtlaması
Bir azınlığı görünür kılarak hedef haline getirme ve hareket alanını daraltma yöntemidir.
17. Yüzyıl (Frankfurt): Yahudi evlerinin dışarıdan tanınacak şekilde işaretlenmesi, belirli alışveriş saatlerine tabi tutulmaları ve getto dışına çıkış kısıtlamaları zaten Frankfurt'un eski yerel yasalarında mevcuttu.
17 Nisan 1942 (Nazi Uygulaması): Yahudi apartmanlarının kapılarına beyaz bir kağıt üzerine siyah bir Yahudi Yıldızı asma zorunluluğu getirildi. Bu, Yahudi aileleri komşularından tamamen soyutlayan ve onları Gestapo baskınları için kolay hedef haline getiren "modern bir getto" duvarıydı.
1 Eylül 1941 Kararnamesi: Yahudilerin toplu taşıma araçlarını kullanmasını, belirli caddelere girmesini ve akşam belirli bir saatten sonra sokağa çıkmasını yasaklayan hareket kısıtlamaları yürürlüğe girdi.
Zorunlu isim Yasaları: "israel" ve "Sara"
isim, bir insanın kimliğinin en temel parçasıdır. ismi elinden almak, insanı bir "nesneye" dönüştürmenin ilk adımıdır.
19. Yüzyıl Uygulaması: Bazı Alman eyaletlerinde bürokrasi, Yahudilerin "Alman isimleri" almasını zorlaştırıyor veya onları belirli isimleri kullanmaya zorluyordu.
17 Ağustos 1938 Kararnamesi: Naziler bunu sistematik bir saldırıya dönüştürdü. Birinci isimlerinden Yahudi oldukları anlaşılmayan tüm erkeklere zorla "israel", kadınlara ise "Sara" ismi eklendi. Resmi yazışmalarda bu isimlerin kullanılması zorunluydu. Amaç, Yahudi ismini bir "suç damgası" gibi her evrakta görünür kılmaktı.
idari Emsallerin Ötesindeki Psikolojik Yıkım
Metninizin sonunda belirtilen nokta çok kritiktir: "idari emsaller tek tarihsel belirleyici değildir" Hilberg burada teknokratik çözümün arkasındaki ahlaki ve psikolojik aşınmaya dikkat çeker.
Ahlaki Engellerin Kaldırılması: Hristiyan/Batı toplumunda "iyiyi seçmek ve kötülüğü reddetmek" temel bir buyruktur. Bir bürokratın veya askerin milyonlarca insanı yok etme görevini yerine getirebilmesi için vicdanındaki bu engeli yıkması gerekir.
Kurbanı "Kötülük Kisvesi"ne Sokmak: Fail, kendini "katil" olarak değil, "bir vebayı temizleyen doktor" veya "toplumu zararlıdan koruyan bir görevli" olarak görmelidir. işte bu yüzden Yahudiler veba, parazit veya düşman olarak resmedildi. Eğer kurbanı bir "nesne" (obje) olarak tanımlarsanız, onu yok etmek ahlaki bir sorun olmaktan çıkar, teknik bir iş haline gelir.
velhasılı Naziler, Katolik Kilisesi ve eski Alman devletlerinden aldıkları "idari araçları" (pasaport damgası, isim zorunluluğu, ev işaretleme), modern psikolojik manipülasyon teknikleriyle birleştirerek yıkım sürecini mükemmelleştirdi.