nazım hikmet ran

entry2958 galeri144 ses1
    1919.
  1. "şişirilmiş balon" kelimesinin komünistçe telaffuzu.
    1 ...
  2. 1920.
  3. Cumhuriyet dönemi ve o dönemin şiiri gelir akıllara nazım hikmet denilince.
    " yaşamak ümitli bir iştir, sevgilim.
    Yaşamak: seni sevmek gibi ciddi bir iştir."
    2 ...
  4. 1921.
  5. Fizikçi olsaydı eğer zamanın göreceliği onun adıyla anılabilirdi; ama edebiyatın, şiirin Einstein ıdır. ilgili şiir: ben içeri düştüğümden beri
    0 ...
  6. 1922.
  7. "Şu an yanımda olmanı çok isterdim. Ama değilsin. Sen oradasın. Ve orası ne kadar şanslı olduğunu bilmiyor." demiş şair.
    0 ...
  8. 1923.
  9. nazım uğruna bir öğretmeni harcamıştım! herkes yerini bilecek boyundan büyük laflar etmeyecek ederse alırlar boyunun ölçüsünü!
    37 ...
  10. 1924.
  11. 1925.
  12. enver altaylının ruzi nazar: cıa'nın türk casusu adlı kitabına biyografisi ile can veren ruzi nazar'ın, viyana'ya bir festival için gelen nazım ile arasında geçen kısa bir diyaloğun ana fikri şudur; nazım hikmet ran rusya'dan memnun değildir.

    not: kitapta geçen tüm yazıyı yazamayacağım. ama son satırı sizinle paylaşayım.

    '' ruzi, nazım hikmet'in söz ve tavırlarından onun sovyetler birliği'nde mutlu olmadığı sonucunu çıkarmıştı. 90'lı yılların başında sovyetler birliği dağıldıktan sonra ortaya çıkan bazı yeni belge ve bilgiler, ruzi'yi haklı çıkarır nitelikteydi. nazım'ın sovyetler birliği'ndeki hayatından memnun olmadığı açıktı. hatta azerbaycanlı bazı yakın dostları, onun türkiye'ye dönmek için bir yol aradığını dahi söylüyordu''.

    bilgi ve belgeler kaynak olarak kitapta verilmiştir.

    kitabı alıp okumanızı tavsiye ederim.

    anlatmak isteğim; özü türk olup ithal rus ideolojilerini günümüzde bile hala savunabilen yurdum insanından rahatsız olmam. ki nazım bile rahatsızmış o zamanlar.

    edit: düzeltme yapılmıştır.
    23 ...
  13. 1926.
  14. komünist ve solcuların öve öve göklere çıkardığı daha çok sağcı yada muhafazakar kesimlerce pek fazla sevildiğini düşünmediğim artık hayatta olmayan eski bir yazar.
    7 ...
  15. 1927.
  16. kafiye, hece, aruz gibi şiir unsurlarını kullanmadığı için şair addedilemeyecek olan vasat yazar. komünizm edebiyatından parayı kırması da ayrı bir ironidir.
    5 ...
  17. 1928.
  18. 1929.
  19. ran nazım ran.

    severim kendilerini, yaşadığı zorluklara karşı neşeli kalmayı başarmıştır.
    6 ...
  20. 1930.
  21. 2 kelimeyi bile yan yana getiremeyenlerin gerçekten şiirden bir bok anlıyormuş gibi hakkında atıp tuttukları saygıdeğer adam gibi adam olan bir şairdir...

    nazım hikmet e kafiye kullanmadı diyen mallar kafiyenin anlamını bilir mi ilginçtir eğer bilseydi öyle bir cümle kurmazdı bu da bir gerçektir!
    9 ...
  22. 1931.
  23. 1932.
  24. http://www.haberturk.com/...k-kartpostallari-galeri18

    Haziran 1959, Varşova
    Ve işte ben. Dün sesini işittiğimde dünyanın en mutlu insanı oluverdim. Hep bizi, seni ve beni düşünüyorum. Döndüğümde Rusça’yı gramer kurallarıyla yazacak kadar iyi öğreneceğim mutlaka. Seni böylesine sevmek ve bunu layıkınca yazıya aktaramamak insanı çıldırtıyor. Sen bebeğim benim, anlıyor musun yazdıklarımı? Eğer hastalanmazsam ayın 15’inde yani pazartesi buradan ayrılıyorum. Pazartesi! işte böyle. Yaz bana, unutma. Ara sıra yani her dakika beni düşün. Öpüyorum seni, sevincim benim.
    0 ...
  25. 1933.
  26. Asil adi nazim hikmetov'dur (benim tabirim) rus bozmasi vatan millet dusmani biridir. Haniimkizlarimizda pek sever bu adami
    0 ...
  27. 1934.
  28. Hasretini, yokluğunu, sensizliği.
    Bir güneş yanığı gibi.
    Öyle acıyla duydum ki yüreğimin etinde.
    Gitgide çoğalarak,
    Gitgide derinden işleyerek...
    Öyle dayanılmaz oldu ki bu.

    Seni boğabilirdim senden kurtulmak için,
    Çünkü seni o kadar seviyorum.
    2 ...
  29. 1935.
  30. siirlerinde mantik hatasi olan dinsiz. olenler hic gunese gomulur mu lan?
    0 ...
  31. 1936.
  32. okuması insana tatlı bir mutluluk veren şiirlere sahip şair. her şairin sahip olduğu gibi iyi ve kötü şiirlere sahiptir.
    bir adam bir tane dahi iyi şiir yazmışsa o şairdir.
    siyasi tercihleri, mücadelesi sebebiyle yerin dibine gömmek veya bulutların üstüne çıkarmak şairliğine hakaret olur. aynı zamanda oldukça gereksiz komplekslerin ürünüdür bu çabalar.
    4 ...
  33. 1937.
  34. stalin'e...

    "taştandı, tunçtandı, alçıdandı, kâattandı iki santimden yedi metreye kadar.
    taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan çizmeleri dibindeydik, şehrin bütün meydanlarında.
    parklarda ağaçlarımızın üstündeydi; taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan gölgesi,
    taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan bıyıkları lokantalarda içindeydi çorbamızın
    odalarımızda taştan, tunçtan, alçıdan ve kâattan gözleri önündeydik.
    yok oldu bir sabah!
    yok oldu çizmesi meydanlardan,
    gölgesi ağaçlarımızın üstünden,
    çorbamızdan bıyığı,
    odalarımızdan gözleri,
    ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce taşın tuncun alçının ve kâadın

    Nâzım Hikmet Ran, 1961, Moskova"
    0 ...
  35. 1938.
  36. şiirle politika yapmaya çalışan tuhaf adam.
    1 ...
  37. 1939.
  38. şivan perver'in ülkeye döndüğü. bunun, insan hakkı, özgürlük, demokrasi diye savunulduğu yerde, yarın ilk iş naaşının rusyadan istenip, istanbulda ya da bursada güzel manzarası olan bir yere gömülmesi gereken büyük üstad.

    eğer ki böyle bir girişim yapılmaz, nazım'a birileri hala vatan haini derse, bu işte büyük kavaslık vardır !
    0 ...
  39. 1940.
  40. benim sevdasında bencil, ama yüreğinde sağlam sevdiğim..
    aklıma gelişini seveyim..
    ne güzel darma duman ediyorsun beni..
    2 ...
  41. 1941.
  42. Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş.
    Ama sen gitme, ben cahil kalayım.

    Nazım Hikmet
    0 ...
  43. 1942.
  44. aşkı ;

    "sorma bana ne kadar seviyorsun diye!
    o kadar işte,
    tavanı kadar sokağın,
    dibi kadar cehennemin!"

    şeklinde anlatmış şair.
    3 ...
  45. 1943.
  46. Nazım Hikmet Ben Senden Önce Ölmek isterim

    Ben
    senden önce ölmek isterim.
    Gidenin arkasından gelen
    gideni bulacak mı zannediyorsun?
    Ben zannetmiyorum bunu.
    iyisi mi,beni yaktırırsın,
    odanda ocağın üstüne korsun
    içinde bir kavanozun.
    Kavanoz camdan olsun,
    ki içinde beni görebilesin
    Fedakarlığımı anlıyorsun
    vazgeçtim toprak olmaktan,
    vazgeçtim çiçek olmaktan
    senin yanında kalabilmek için.
    Ve toz oluyorum
    yaşıyorum yanında senin.
    Sonra, sen de ölünce
    kavanozuma gelirsin.
    Ve orada beraber yaşarız
    külümün içinde külün
    ta ki bir savruk gelin
    yahut vefasız bir torun
    bizi ordan atana kadar...
    Ama biz
    o zamana kadar
    o kadar
    karışacağız
    ki birbirimize,
    atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
    yan yana düşecek.
    Toprağa beraber dalacağız.
    Ve bir gün yabani bir çiçek
    bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
    sapında muhakkak
    iki çiçek açacak :
    biri sen
    biri de ben.
    Ben
    daha ölümü düşünmüyorum.
    Ben daha bir çocuk doğuracağım
    Hayat taşıyor içimden.
    Kaynıyor kanım.
    Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
    ama sen de beraber.
    Ama ölüm de korkutmuyor beni.
    Yalnız pek sevimsiz buluyorum
    bizim cenaze şeklini.
    Ben ölünceye kadar da
    Bu düzelir herhalde.
    Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
    içimden bir şey :
    belki diyor…
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük