bi aralar bir dizisi vardı bu ablanın. dizinin jeneriğinde beyaz bir elbise ile yerlerde dönenirken götü gözükürdü hafiften. başka da bi numarası yoktu.
nalyan no no, dobiteriraaaa,dsddjakj kuando sumi patsida nalyan no nooo... diye bir girişi vardı yaramaz çocuk olduğu dizide. şarkı aynen böyleydi lan. yalansa yalan deyin
he bi de ben de diziyi bu kadın için izlerdim. öyle sokak çocuğu halleri falan özenirdim onun gibi olmak isterdim. futbol öğrenmeye çalışmıştım hatta. kazık kadar oldum şimdi misafir küçük kız geldiğinde saatlerce barbi oynuyoruz. futbolla çocukluğunu çürüttün natali.
hakkında her gün entry girdirebilecek nadide kadınlardan. çocukluk aşkı. kendisine yazdığım bir şiiri armağan ediyorum.
eteğini koştururdun televizyonda
izleyici sus pus olur sana bakardı
bilmezdin gizliden izlediğimi
gözlerim gözlerinden korkardı
hatırlıyorum adın natalyaydı.
insana hayat aşılar. subjektifim ol natalia. bana yüklemi öznesine yaklaşan cümleler getir. erken devrimler değil peşin yenilgiler getir bana. ulan var yaa. lan neyse bi şey demiyorum ben.
ilk okul yıllarında okuldan eve geldiğimde tv de her gün gördüğüm hatun. çok güzeldir ama pembe dizileri sevmeyen bir çocuk için, zap yapmaktan başka çözüm yoktur. üzgünüm natalia.
dışardan bakılınca kadın kelimesindeki harflerin hakkını veren kadın. "bu kadın benim olsun 1 milyon borcum olsun" cümlesindeki kadın. kadın işte yahu.
Vahşi Güzel dizisinin ortaokul yıllarına denk gelmiş her beş erkekten dördünün aşık olduğu ve bu erkeklerin kanal d haber öncesi pembe dizi ile haşır neşir olduğu ve dizinin başlangıcında Cambio dolor adlı parçasının klibinin de 3.39'ıncu dakikasında hep birlikte bu erkeklerin yüreklerini hoplatan, internetsizliğin olduğu yıllarda bulunmaz hint kumaşı.
şu boktan hayatımda gördüğüm en güzel kadınlardan biri. belki de gördüğüm en güzel kadın.
geçenlerde adı cleopatra olan 2003 yapımı bir filmini izledim. filmden capsler de aldım. filmde aynanın karşısına geçip saçlarını kestiği bi sahne vardı. o sahnede yüreğim dağlandı yemin ediyorum. kadın saçı benim en saplantılı ve en zayıf noktalarımdan biridir, daha önce de söylemiştim. evlat acısı gibi içime oturdu o sahne. sadece onun için demiyorum, karşımda kim öyle yapsa üzülürüm.
filmde bu kadın kadraja girdiği zaman alt yazıyı okumayı unutup sadece yüzüne yoğunlaşıyorum. ispanyolcayı zaten çok çok severim. bi de bu kadının ağzından dökülünce zaman donuyor resmen. dünyaya bir daha gelsem ve "karşılıklı olmak üzere kime aşık olmak istersin" diye sorsalardı bu kadının adını verirdim. bir zamanlar kanal d'de yayınlanmış olan vahşi güzel adlı dizide gördüğümden beri takip ediyorum bu kadını. başka filmleri de var fakat onların türkçe altyazısı mevcut değil.
galerideki tüm fotoğrafları ben yükledim. şimdi filmden bir iki caps daha ekleyelim de tam olsun.