Ahi Evran ve Nasreddin Hoca'nın aynı kişi olduğu iddiası, özellikle tarihçi Prof. Dr. Mikail Bayram'ın araştırmalarına dayanan akademik bir tezdir. Ahi Evran'ın asıl adının "Nasirüddin Mahmud" olması ve dönem kaynaklarında bu şekilde geçmesi, bu iki ismin aynı kişi (Ahi Evran) olduğu fikrini doğurmuştur.
iddia (Prof. Dr. Mikail Bayram): Ahi Evran'ın "Hace Nasirü'd-din" lakabının halk arasında zamanla "Nasreddin Hoca" şeklinde yaygınlaştığını ve fıkralardaki bilge kişiliğin Ahi Evran olduğunu savunur.
Özetle, Ahi Evran'ın isminin "Nasirüddin" olması sebebiyle Nasreddin Hoca ile aynı kişi olduğu iddia edilse de, bu kesin olarak kabul edilen bir bilgi değil, akademik bir tartışmadır.
nasrettin hoca fıkralarıyla tanınmış bir hal filozofudur. ilk bilgilerini köy imamı olan babasından öğrenmiş, daha sonra akşehir'e giderek tanınmış bilginlerden dersler almıştır.
nasrettin hoca fıkralarıyla tanınmış bir hal filozofudur. ilk bilgilerini köy imamı olan babasından öğrenmiş, daha sonra akşehir'e giderek tanınmış bilginlerden dersler almıştır.
nasrettin hoca'ya demişler ki evde yıllanmış sirke varmı?
var demiş, biraz verir misin demişler?
ulan her isteyene versem yıllanır mıydı bu sirke demiş.. *
tarihin arka odası'nda erhan afyoncu'dan öğrendiğimize göre, osmanlı döneminde kendisinin soyu devam etmiş ve kendisine olan saygıdan ötürü torunlarına vergi muafiyeti tanınmış.
Bir gün bir köye gitmis bizim hoca nasreddin. Köylünün biri gelmis demis hoca bugün günlerden ne. Hoca da durur mu yapistirmis cevabi. Ben bu köyün yabancisiyim buranin gunlerini bilmem. Aslinda yapistirma bir cevap yok ama böyle yazmak istedim. Sorgulamayin lütfen.
--spoiler--
Nasrettin Hoca pazarda zeytin satıyormuş...
iki üç sokak ileride oturan yarıbuçuk tanıdığı bir kadın gelmiş.
Kadın: - Zeytinin iyi mi?
Hoca: - Tadına bak.
Kadın: - Ben orucum.
Hoca: - Madem oruçlusun zeytini al git parasını sonra ver.
Hocanın birdenbire aklına düşmüş; Ramazanlık değilmiş çünkü...
Hoca: - Tuttuğun oruç ne orucu ki?
Kadın: - Üç sene önceden borcum vardı da onları tutuyorum.
Hoca tam zeytinleri veriyormuş vazgeçmiş...
Kadın: - Biraz önce al git dedin nolduda vazgeçtin Hoca?
Hoca: - Get anam get... Allah'a olan borcunu üç senede veriyorsan bizim borcu ne zaman getirirsin kimbilir.
kabri akşehir'de olan muhterem zat.
anadolu halkı arasında uydurulan fıkralar bu zata atfedilir, çoğu ona ait değildir.
kuvvetle muhtemel tasavvuf erbabıydı.
birçok fıkrasına konu olan emir timur ile hiç karşılaşmamıştır. (en basitinden zamanlar tutmuyor).
emir timur nasrettin hoca arasında geçti diye anlatılan olaylar-fıkralar vs, aslında hülagu han ve iranlı bir molla olan hoca nasredin adında biri ile geçmektedir.
bu fıkralar nasıl olduysa zamanla emir timur-nasreddin hoca olarak aktarılmıştır.