taksimodakule taraflarında bulunan, lezbiyenlerin gittiği bir bar.. yakışıklı erkekler burada etrafındaki asalak kızların bakışları olmadan rahat takılabiliyorlar.. yaşasın lezbiyeler..
ne tuhaf oysa eskiden
ne zaman nar bahçesinde uyuyakalsam
kırmızı rüyalar görürdüm orada
şimdiyse yalnızca nar bahçesini
kırmızı bir rüya olarak görüyorum.
--spoiler--
Yan gönlüm sende Yan..
Aşkın Narında Sende Yan Gönlüm
Yan ki Gör Aşkın Narına Düşar Yüregimi...Göz kapaklarımda Vuslata Hasretken..
Adı Aşkın Narı...!
Gör Gönlüm..Gör ki..!
Gecelerime Aydınlıgını Tecelli eyle
Sahipsiz kaldı GüLLerim..Dermek ise Gönül işi
Artık Sende Yan..
Yan ki Gör Hayellerimdeki Hakikatımı...
Sen Aşkın Narına Düştügün Vakit Bahtiyar olucaktır..Yanmaktan kor olan Gönlüm
Yan ki Cananım Canım Yanmasın gayrı
Sönmesin Yangının Ahuzar ol ki Yanasın Sende ..Yandıgım Gibi
Zira Yanmak Vakti
Yandıkça Küle Dönme Vakti...
Gayrı..Yanmaktır Yakışanı Aşkla
Adı Aşkın Narı...!
--spoiler--
düsündüm de aslında 'nar' ın anlamı 'hüzün'. her hüznünde bir, 'tane', daha. bu hüzünleri gizlemeye calismak icin tanelerini zarla bloklara ayırıp aralara duvar cekmis, ama nafile ben cözdüm durumu. tanelere ulasmak icin zarları soymak gerekiyor. soyuldukca eteklere dökülüyor. yerlere düsen taneler nar ın hatırlamayı hic istemedigi hüzünleri. ne kadar cok tane yere dökerseniz, o kadar hatırlamayı istemedigi acısını hissedersiniz. bu yüzden demisler yerlere düsürdügün tane kadar cocugun olur diye( biliyoruz bunun daha cok pilava denildigini, bikere de benim icin nar a söylenmis oldugunu düsünemez misin, tez üretiyoruz burda heralde). ve her cocuk, her bir acının temsilcisi olarak dünyaya gelir.
bu sebeple ben, zarıydı, duvarıydı derken, hepsini birden yiyorum hic yere dökmeden.
ilmi adı punica granatum olan meyve. taksonomik olarak bitkiler (plantae) aleminin, kapalı tohumlular (magnoliophyta) şubesinin, iki çenekliler (magnoliopsida) sınıfının, rosidae (gülgiller) alt sınıfının, myrtales (mersinler) takımının, lythraceae (kınagiller) ailesinin, punica (nargiller) cinsindedir. bu bakımdan aynı alt sınıfa mensup gül, elma ve ayvayla akrabadır. gerek meyvesi, gerek suyu, gerekse pekmezi kansere birebirdir.
bu meyvenin ingilizcesi olan pomegranate, latince elma anlamına gelen "pomum" ve çekirdekli anlamına gelen "granatus" sözcüklerinin birleşmesinden oluşmaktadır. yani nar, latinceye göre "çekirdekli elma"dır.
bu meyveyi yerken bir tane bile yere düşürmeyen cennete gidermiş diye rivayet edilmesinden dolayı cennet meyvesi de denir. fekat tamamen hurafedir. dökmeden yiyip yarın öbürgün ahirette yakama yapışırsanız tanımam ona göre.
ermenilerde bereketi simgeleyen meyvedir. yeni evli çiftler için kilise önünde, noel ve yılbaşı sabahları dükkan önlerinde nar patlatma geleneği vardır. ayrıca dünyanın dört bir yanına dağılmış ermenileri temsil etmektedir nar parçaları.