"21. yüzyılda yazılmış, bestesi zeki müren 'e ait, bir adamla bir kadının seslendirdiği tuhaf bir neşe ve keder hikayesi" ibaresiyle beni benden almış ece gamze atıcı romanı. çok acayip bir teaser ve okumaları da var. hepsine maruz kalınca aldım, okudum, etkilendim. psikolojik romandır efendim. evladiyeliktir. ana teması keder olan muhtemelen ilk romandır. on sene sonra gelin bulun beni, nick the chopper demişti diyeceksiniz. saygılar.
filmin sonunda ne anlattı bu yönetmen ona bakalım verilen meraj nedir; umit unal'in 17. londra turk filmleri festivalinde filminin gosteriminden sonra "filmin finalinde ne anlatmak istediniz?" sorusuna cevabi;
"herkes herkesin yerinde olabilir, empati kurmak önemli"
.
--spoiler--
senin dünyan şu kadarcık, senin dünyada bir kadın bir kadının her şeyi olamaz mı?
o kadın benim her şeyimdir
her gün temizlik yapmaktan başka ne anlarsın sen
allah günah yazdı mı diye sormaktan
hangi kişi hangi yerde dedikodu yapmış demekten başka
cinlerden başka bir kadın bir kadının her şeyi olamaz mı
--spoiler--
sen romantiksin sen ne zaman para kazandın sen binlerce insanın yükünü omzunda taşıdın mı hiç
sümerce denilen o çivi yazılarından başka bir şey biliyor musun sen
senin dünya zaten şu kadarcık
hep o oyunculuk kursları şunlar bunlar işte!...
zaten senin dünyan şu kadarcık
o pahalı yüzme havuzlarına hangi parayla gittiğimizi biliyor musun sen
o pahalı restorantlara
zaten senin yemeğini, içeçeğini karşılayan var bilmezsin sen
sen sadece romantiksin sen!...
ümit ünal'ın sinema dehasını konuşturduğu nefis türk filmidir. son zamanlarda izlediğim en iyi eser. adalet kavramı, doğruların yanlışların, birbirimize verdiğimiz değerlerin, anlamların hayattaki adalet işleyişiyle, ne derece uyumlu olduğunun sorgulandığı bir yapım olmuş. gerilim için illa durup durup bağıran cinlerin, karanlık ortamlarda aniden çıkan iğrenç suratların olması gerekmediğinin dersini vermiş yönetmen. filmin müziği (acayip geriyor), çekim açıları ve Erdem Akakçe'nin oyunculuğu takdire şayan noktalardı.
--spoiler--
filmin son sahnesinde verilen mesaj ve veriliş şekli harikaydı. gün gelir yargıladıklarımızla, rollerimiz değişebilir...
--spoiler--
daha feminist bir bakışı vardır diye düşünüyordum ümit ünal filmi nar için. lakin muhteşem üstüserra yılmaz performansı izlenmeye değer. gerçekler ve gerçek olmayanlar ve şu kadarcık insanlar anlatılıyordu. herkes şu kadarcıktı. ve şu kadarcık insan, neler yaşatıyordu birbirine!