Narlar kuraklığa dayanıklıdırlar ve Akdeniz tipi bir kış veya yaz yağmuru iklimine sahip bölgelerde yetişirler. Daha yağışlı bölgelerde sık sık mantar rahatsızlıklarından kaynaklanan kök çürümeleri ile karşı karşıya kalabilmektedirler. -10 °C’ye kadar soğuğa dayanabillir.
çiçeklerin eksilen suyuna su,
yazın yanına hatırayı ekledik,
çekirge sesleri ve
öğle güneşi altında narın
olgunlaşmasını bekledik.
bekledik, başka başka odalarda
çektiğimiz ağrı dinsin,
bir çocukluk düşü gibi
ince bir sızıya dönsün diye
yaza sedeften bir anlam ekledik
biliyorsun,
bir başdönmesi gibi sürüyor hayat,
yazların yanına yazlar ekleniyor,
zaman uzun bir sıcağa dönüyor burada,
ağırlığına duygunun, taşınamazlığına
ve yazlar hatıraya
sığındığımız konuşmalar kesecek mi ağrıyı?
ağacın güzelliğindeki mânâ sönmeyecek,
köklerinde sürecek mi aşk?
ah benim hayal kardeşim,
bizim bu aşktan alacağımız var,
dinsin ayrı odalarda çektiğimiz ağrı,
yaz geçip gitsin ve olgunlaşsın nar.
eve geldim 1000 tane bilmecesine gerçek anlamda uygun bir meyve.
az önce bir adet narı elime aldım ve tanelerini origami titizliğiyle tabağa boşalttım. 15 dakikamı aldı. bir koca tabağı doldurdu. galiba 1000 i geçik nar tanesi vardı tabakta.
asla ve asla bıçak ile ortasından kesilmemesi gerekir. çünkü elma değil ki kardeşim bu. narı sadece kabuğundan çizerek elimiz çabasıyla bölmeliyiz. böylece narların suları akmaz. üstelik o nar damlası bir yere damladığında mor olur.
hemen hemen her gün yerim. bıkmadım daha. bıkacağımı da düşünmüyorum. bu arada tadı ne tam tatlı ne de tam ekşi. daha da nar tadı kıvamında bir meyve daha yoktur sanırım.