çok geniş bir kapsamdır. algıya göre bir çok tanımı vardır.
örneğin, malınızı kötülerseniz namussuz olursunuz ama aynı zamanda malınızı yüceltirseniz de namussuz olursunuz ve de sus pus olursanız da namussuz olursunuz. yanı her türlü birilerine göre namussuzsunuz.
peki namus tam olarak nedir? muallak...
namus bıçağının en keskin yerleri; dedikodu, şerefsizlik, sadakatsizlik, saygısızlık, hadsizlik, hırsızlık, adaletsizlik, yapılmaması gereken şeyler diye uzar fakat yine de namus nedir?
Sığ ve düz yaşayan insanlar için, iki bacak arasındadır.
Oysa, Elle tutulmaz, gözle görülmez, beyin kıvrımlarına yerleşen ve gelişen bir erdemdir.
Namus, salt cinselliği değil, hayata dair duruşunuzu simgeler aslında.
Namuslu insan olmak... işte bütün mesele bu!
Namus kelimesi ulkemizde genelde iki bacak arasina sıkıstirilmistir ama bence bu yanlis. Namus deyince hemen aklimiza yatip kalkmak gelmemeli. Birisinden borc alirsin odemezsin namussuz olursun, vefasiz olursun bence bu da namussuzluktur.
geri kalmış sikişemeyen şizofrenik toplumların boş eğlencesidir. ayrıca namus kavramı gereği zaten ilkel toplumların kadını hizaya getirmek için kullandığı safsatadır.
geri kalmış toplumların muhafazakarlık adı altında direttiği saçmalıktır. namusu kutsayan gerici toplumlar her türlü pisliği arkadan çevirir. iz bırakmamanın adıdır namus.
namusa kafam girsin.
Namus, iki bacak arasında bozulmaz.
Namus; hislerini ve davranışlarını zorbalıktan, zulmden, art niyetlerden, pisliklerden, haksızlıklardan arındırmazsan bozulur ve adın NAMUSSUZ olur...
“Dedikodu bizim kadınlarımıza günahın tadını çıkarma olanağı verir. Kendi işlemeyecekleri, işleyemecekkleri günahlar. Çünkü cesaretsizlikleri, hayal güçlerinin eksikliği ve fırsatsızlık engelliyor. Biz de bu eksikliklere namus diyoruz.”
katya'nın yazı- trevanian