Boşandıktan sonra kira verir gibi verilen geçmiş zaman hesaplı gider.
Boşanmadan önce oturun hesap kitap yapın, abilerim amcalarım. Ben hesap edip kitap ettim, çekilen çile kutsaldır deyu oturdum aşağı. Boşanmak masraflıdır. Şiddetli geçimsizlikten varsa eğer çocuklarınızı muhafaza edin gerisi geliyor. Hem mutsuz evlilikler verimlidir. Fit tutar, cool kılar ve alyans takmazsınız. Bir şeyin de dolu tarafından bakın. Sağ olsun kütüphane sahibi oldum karım sayesinde.
mal mısınız? devlet dediğiniz şey benim onun parasından gelen meblağlar. banane senin boşanmandan bide utanmadan para istiyorlar. asalak kızlardan bıkkınlık geldi.
Ya inanamıyorum bu konunun bu kadar konuşulduğuna. Barzo erkekler yüzünden, sanıyorlar ki sadece kadına veriliyor. Maddi durumu kötü olan erkeklere de bağlanıyor nafaka.
Yani hayata, insana, evliliğe ve hatta boşanmaya bakış açısı bu. Biri biriyle evleniyorsa parası içindir. Biri birinden boşanıyorsa parası içindir. Ne paraymış ne nafakaymış arkadaş! Kaldırın şu gözlerinizin önündeki para perdesini. Bir ömür böyle geçer mi ya?
sen evleneceksin, boşanacaksın ve devlet sana para verecek ? saçmalık.
devlet yoksulluk sınırının altındaki insana yardım etsin . evet. ancak devletin kaynağı sınırsız değil ve devletin geliri vergi. işletmelerden, sahip olunan mal, mülk, taşıttan ; kısaca vatandaşlardan alınan vergi.
evlilik süresi boyunca, kadının çalışmasına müsaade etmeyen, kadının kendi ayakları üstünde durmasına izin vermeyen, onun kariyerini engelleyen erkeklerin ödemesi gereken;
karısına her türlü kariyer imkanını sunan ancak kadının kendi rızası ile çalışmaması ya da çalışıp kariyer yapmasına engel olmayan erkeğin ise ödememesi gereken saçmalık.
not: ortada çocuk var ise, rüştünü ispat edene kadar ( tam ehliyetli olana kadar), iki tarafın masrafları müşterek karşılaması gerekir. çocuk için ödenen nafaka konu dışıdır.
not2: sırf nafakası kesilmesin diye tekrar evlenmeyen, milletle düşüp kalkan tonla kadın türedi. erkeklerin büyük bölümü, süresi nafaka yüzünden evlilikten uzak duruyor. ama bunun en büyük suçlusu türk medyası ve şeyma subaşı gibi kadınlardır.
Yukarıdaki arkadaş gibi kendini bilen bir bireyle evlenenin böyle derdi olmaz. Zaten ya hiç ayrılmazsın ya da zaten araya düşmanlık girmeden her iki tarafın zarar görmeyeceği şekilde biter ha seninle paran için evlenmiş kadını tanıyamadıysan kerizliğinin suçunu kanunlara yükleme..
Hakkındaki kanunlar üzerine şikâyetlerin azımsanmayacak derecede ayyuka çıktığını görmekteyiz.
Pek tabii olarak kadınların hakkı korunacakken erkekleri içinden çıkılmaz vaziyetlere, hatta intihar vakalarına kadar sürüklemektedir. ekonomik şartların maalesef iyileşmemesi, hatta onu geçtik belli bir seyirden ziyade kötü diyebileceğimiz vaziyetleri bile aratır olması da cabasıdır.
istisnaları hariç, kendi evladının diyelim ihtiyacını kim karşılamak istemez ki! Ödeyemeyince de hapis; e şimdi nasıl ödeyecektir, bunun tedbiri bu mudur?
Haberlerde, Sosyal medyada yalan olmadığı gayet açık olan bu türlü çokça vakaya rastlanıyor olması üzücüdür.
Kadına şiddeti sonlandırmak için alınan tedbirler erkeğe şiddete dönüşüyorsa daha ne denilebilir ki?
Bu kanunlar vesair kanunların maddeleri üzerinde harcadığınız vakitleri aile müessesesinin maddi manevi refahı için ne yapabiliriz diye harcasaydınız, ayrıca bu kanunların insanları teferruatlarda boğan hükümlerine sahip olmamız gerekmezdi.
Kanunlar, insanların belli bir düzen içinde yaşaması için vardır; toplumda huzursuzluk çıkartmak için değil.
Ne söylesen boş; insanı öldürdük, hayvanları tabii ortamından kopartıp zincirlemeyi de merhamet diye kabul ediyoruz. Geçmiş olsun hepimize...
yıl olmuş 2019, hala bir düzenleme getirilmemiş, türk medeni kanundaki ucube.
hayır, kadına sorsan eşitlik, hak, hukuktan veryansın ederler. tamam ok. hatta birçok konuda haklıdırlar da ama bu nafaka olayında gram haklılıkları yoktur. nafaka ödemek, evliliği bitirmenin cezası olarak erkeğe ödetilmesinden başka bir şey değildir. zira evlilik bir mağduriyet değil ise evliliği sonlandırmak da bir mağduriyet olmamalıdır.