kadınların yanlarında erkek arkadaşı ya da erkek akrabaları olmadan gitmemeleri gereken ülkelerden biridir. zira bu ülkede cinsel taciz, tecavüz olayları ürkütücü boyutlardadır. bu ülkede sokak ortasında meydana gelen tecavüz vakaları da mevcuttur. dün internette kız arkadaşıyla mısıra tatil için giden bir adamın yazısını okudum. adam kahirede kız arkadaşıyla bir mekanda otururken, yolda yürürken birçok azgın herifin kız arkadaşına yiyecekmiş gibi baktığını ve laf attığını; heriflerle kavga etmekten kıl payı kurtulduğunu, karakola şikayet için gittiğinde polislerin kendisini ciddiye almadığını anlattı. taciz edilen kadının yanında erkek arkadaşı olmasaydı kadın daha kötü şeylerle karşılaşabilirdi belki.
son zamanlarda yenilen mısırlarda tanelerinin içinde su varmış hissi yaratmaktadır. ayrıca olduğundan daha şekerli olduğundan ne kadar tuz atılsa da eski mısırların tadını aratmaktadır.
ileri demokrasi ülkesi mısır, darbeci sözde devlet başkanını protesto eden kızın vatandaşlığını iptal edecekmiş.
diktatörün kelime anlamını bilmeyenler öğrensin.
Mursi yirmi yıl hapse mahkum oldu.darbeci zihniyetleri çalışıyor.
sisi yönetimi mısır'ı kullanan türk transit ticaretini de engelledi.
türkiye'de hâlâ mısır'daki askeri darbeyle iyi ilişkiler kurulmalıdır diyenler var.
günümüzde siyasi istikrarsızlık, iç savaş boyutlarına varan anlaşmazlıklar, darbeler, laik-islamcı kesim kavgaları ile eski gücünden pek de eser kalmamış görünen arap ülkesi.
ortadoğu ve afrika ile ilgili siyasi projeksiyonlarda asla denklemin dışında tutulmayan bir ülkedir. öyle ki, israil-türkiye-mısır üçlüsünün ortadoğu'nun kilidi olduğu sıklıkla ifade edilir.
mısır, osmanlı döneminde de, öncesindeki memlük döneminde de daha da fazla bir öneme sahipti. zengin yapısı, hem ticaret yollarının üzerinde olması, hem de uzun nil boyunca yapılan tarım faaliyetleri nedeniyle oluşmuştu.
çok daha öncesinde, firavun döneminde, o tarihte görülmemiş bir düzeyde siyasi birlik, zenginlik birikimi, güçlü bir ordu oluşumu görülüyordu. o dönemin en güçlü ülkesiydi diyebiliriz. ayrıca, uzun ömürlü olmuştu bu ülke, ki dönemin mezopotamya ülkelerinde bu durumu göremiyoruz.
şimdi, mezopotamya da, #26253388'de bahsettiğimiz şekilde, tarımsal faaliyetler ve ticaret anlamında mısır kadar güçlü iken, neden firavun ülkesi kadar güçlü bir devlet, o kadar uzun bir siyasi ömür elde edilememişti?
mezopotamya, geniş düzlüklerden oluşması itibariyle sürekli olarak saldırılara açık durumda iken, uzun nil boyunca sağlı sollu çöl duvarları nil etrafındaki tarım bölgelerini koruyordu. göçebe kavimler sürekli olarak çölün dışında kalıyor, içerdeki zengin topraklara erişemiyordu. bu korunaklı yapıya bir de firavun ailesinin tanrısal yaklaşımının halk nezdinde kabul görmüş olması ve iç siyasi istikrar eklenince, mısırda uzun soluklu bir monarşi mümkün oluyordu.
göçebe saldırıları ile güç kaybetmeyen iktidar ise, kurduğu düzenli ordu ile, ki bu ordu sürekli savaşlarla yıpranmıyordu, savunmasını sağlıyor, ülkenin tüm bölgelerindeki tüm faaliyet dallarında başarı ile yönetimini sürdürüyordu.