dost insanın *, yazmak deyince sözlükte fink atmayı kastettiğini sanmıyorum. her neyse...
insanın zihnini boşaltırken bir taraftan içinde neler sakladığına tekrar tekrar şaşırmasına sebep olur bu eylem. şöyle hoş, naif şarkılar eşliğinde yazdığında insan melankolinin de neşenin de sınırlarında gezinebilir. yazmak hele de bir masa lambasının altında, gecenin sessizliğinde yazmak, insanı bu duygu karmaşasının sınırlarında o kadar hızlı dolaştırır ki bazen yazdıklarınızı tekrar okuduğunuzda daldan dala atlayışınıza şaşıp kalırsınız.
kısacası insanın zihnini bununla birlikte insana yeni sınırlar da açan bir eylem.
hepsinden güzeli sadece kendi için kaygısızca,beğenilme kompleksi olmadan rahatça yazmaktır. sadece yazadurmak.