Zihin nezaretinde düşünce kapasitesinin mutlak sonuçta istediği şey.
Müstakil ev aslında insana ait aşırı duyguların ki; bu her şey olabilir bağıra bağıra şarkı söylemekten tut, bahçende köpek besleyebilmek, hatta bir çoğunuza ya bu sebeb saçma abartı gibi gelebilecek olabilir lâkin ilişkiye girmeye kadar uzanan komplike olaylar silsilesi.
Bahçeye çıkıp bbq yapabilmek, rahatça sevişebilmek, çocuklarını gözünün önünde büyütebilmek, bahçende rahatça yüzebilmek ve milyarlarca farklı avantaj, ben hayatım boyunca binalardan nefret ettim asla insanlar için yapılan yapılar değil ne lux siteler ne başka binalar.
Zaten dünya genelinde aklı başında zengin kitlenin hepsi müstakil ev şato tarzı yerlerde oturur, halbuki aynı parayala ultra lux bir sitede de oturabilir ama akıl kârı değil.
insan yapısına aykırı bir kere ev hayatının yakınlarında başka insanların bulunması, özgürlüğün binalar kadar kısıtlandığı başka alanlar yok, müteahhitler bina yapar kendileri müstakilde yaşar, komşunun böğürmesini çek, diğerinin çocuk ağlaması, birinin kavgası, apartmanın hırsızı, yok dedikodusu, yok saçma aidatları, asansör+güvenlik parası milyon tane püsür.
Gecenin 1 saati evine girmek için hele kalabalık geldiysen ailenle sessiz sinema oynarsın eve girene kadar.
Binalar robot insanlar için, bu düşüncem hiç değişmeyecek, adios amigos muchos grasias.
Ev dediğin nedir senin için? Dört duvar arasında güvenle oturabileceğin bir yerse senin yerin 10 katlı b ktan bir dairedir.
- Ev yaşanmışliklardir, ev tutkulardir, ev kendini ait hissedilen yerdir.
Büyük bir yorgunluktan sonra oh be sonunda eve geldik demenin mutluluğunu yaşamaktır ev.
Kafana göre bağırıp çağırabildigin, köpeğini , kedini besleyebildigin, bahçende istediğin herşeyi yetistirebildigin, bahçende yine toprağa basarak kahvaltı yapabildiğin, açık havada , güneşi gördüğün, toprakla, bitkilerle, küçük büyük hayvanlarla bir arada olduğun yerdir.
Derler ki insan asla doğadan kopmamalı, doğa eşittir insan.
Müstakil ev de bunları karşılayabilecegin yerdir. Her insanın bir müstakil ev de yaşama gibi hakkı olsaydi keşke. Keşke doğar dogmaz bir 5 para etmez dairelere hapsolmasaydik.
Neyse müstakil ev zahmetli ama bir o kadar da zevk ve şehvet veren bir yaşam biçimidir.
Çocukların bahçede oynarken onları izlemenin verdiği mutluluktur. Kışın bahçende kardan adam yapmanın verdiği keyif, aracını koyabileceğin kendine ait garaj ve garajında türlü tadilat işleri yapabileceğin alanındır.
Ailenle , sevdiklerinle bol geniş muhabbetli bir sohbet ve mangaldır.
Kısacası özgürlük ve yaşamaktır.
Bir çoğumuz bu hayatı yaşadığımızı sansak ta çok azimizin yaşama şansı oluyor.
Nasip olursa 3-5 sene içerisinde benimde büyük borca girip bahçeli güzel bir müstakil ev hayalim var ve bu hayalimde ciddiyim. Ben çok kısa bir süre yaşadım çocuklarım çok uzun bir süre yaşasın bu evde.
Ben birçok şeyi deneyemliyemedim,. Birçok hatalar yaptım çocuklarım deneyimlrsin hatalarla baş edebilecek güce kavuşsun.
5 sene kadar sonra kavuşulacak olandır. rabbim kaza bela vermezse tabi bu süre içerisinde..
istanbulda doğdum büyüdüm. 1.5 sene sonra 40 senelik istanbullu olacağım. benden önce babamda 68 senelik istanbullu. aynı sokakta aynı evde aynı apartmanda geçti tüm çocukluğum. apartmana ilk taşınan bizdik. özellikle alt ve üst katlarımıza yaklaşık 20 tane komşu grubu geldi gitti. en üst ve en alt kata da hemen hemen 6-7 farklı aile geldi gitti. sokakta keza aynı. ben çocukken mahalle sakini olanların belki yarısı belki yarısından fazlası göçtü gitti. çoğu ermeni vatandaşlar zaten yani en eski ve yaşlı istanbullulardı. kalanları da taşındılar vs. bizim sokakta bizim kadar eski olan 2-3 insan var en fazla.
şimdi bu başlığa hiç alakasız şekilde neden bunları yazıyorum ? affınıza sığınarak apartman yaşantısının amk ben. ulan alt ve üst katımıza her gelen ( 2 tanesi hariç onlar çok güzel ve mülayim insanlardı ) bildiğin ruh hastası çıktı. ilk başlarda sorun bizde mi diye düşünüyorduk ama baktık ki yok. insanlar sığır gibiler aynı. dolayısı ile müstakil evi olup da kıymetini bilmeyen varsa aranızda yatacak yeri yok olm. 20 senedir hayalini kurup duruyorum ama az kaldı. beni de aranıza alın lan müstakil ev sahipleri.
Eğri oturalım doğru konuşalım büyükşehirlerde olamayacak olandır.
Herhangi bir metropolde müstakil bir evde oturmak demek daha fazla sabit gider ve hesapta olmayan tamir masraflarıyla uğraşmak demektir. Hırsızlık vb. Asayiş sorunlarıyla uğraşmak ise cabası.
Oysa sakinimiz müstakil evini müteahhite kat karşılığı verdiği takdirde rant durumuna göre yapılacak olan konutun %40-%60’ı üzerinde hak sahibi olacaktır. Bu da en kötü ihtimalle 4 daire yapar. Sakinimiz 1 evde otursa 3’ünü kiraya verse neredeyse çalışmasına gerek kalmaz. Bu şartlar altında müstakil evde oturmanın mantıklı bir açıklaması yoktur.
Bunun tek istisnası halihazırda kendine ait bir evi varsa ve müstakil ev yazlık olarak kullanılacaksa uygun olabilir.
Herkesin hayali müstakil bir evde oturmaktır yani apartmanın gürültüsünden sıkılan kitleyi baz alıyorum. Anneannemin böyle küçük bir evi vardı rahmetli oldu tabi. Ev şu an miraslık ve satılığa çıktı içimiz buruk bir şekilde kim alır derken kardeşim bir an da evi ben alıyorum dedi. Küçükken koşturduğumuz o bahçede şimdi yeğenlerim koşturacaktı. Eh tabi kredi olayları falan nasıl olacak derken ziraat bankası krediyi onaylayınca hepimiz uçtuk havalara. Anneannemden kalma evin sahibi kardeşim oldu değişik bir duyguymuş tüm çocukluğumuz eve girdiğimiz her an gözümüzün önünde canlanıyor. Ah mazi ah.
yaklasik 8 yildir mustakil bir evde yasiyorum. evet buyuksehir. arabaniz varsa sehre 40-50 dakikalik ilcelerde git gel yapmak cok koymaz. 8 yildir hicbir asayis durumu olmadi. gideri arsanin buyuklugune gore degisir. bahcem olsun, yesil alanim olsun, agaclarim hayvanlarim olsun derseniz masrafina katlanirsiniz. istediginiz kadar gurultu yapabiliyorsunuz. ben sahsen muzik studyolarinda alamadigim keyfi kendi evimde aliyorum. negatif unsur yok desem yeridir. villa sitesi dusunurseniz komsusuz kalmazsiniz ama tavsiye etmem. ulkemizde de yayginlasmasini istedigim bir kultur villa kulturu.
insan nerede mutluysa orada yasasin ama bir sarap mahzenine sahip olmak da fena bir sey swh.
Müstakil, hobi ve kış bahçeli ev candır, huzurdur. Tabiki de gerçek bir erkek için ufak tefek tamiratları yapmaya bile yeteneğiniz yoksa güvenlikli apartman dairelerinde oturabilirsiniz.
alışkanlık olunca sürekli aranıyor. dedemin evi de babamın evi de müstakil. zahmeti çok oluyor ama yine de apartman dairesine göre bambaşka. çoğu kişinin hayali.
Savaş Özbey
Mart 03, 2023 06:29
Bütün Türkiye tek katlı olsa Muş kadar yer kaplardı
Şiirdeki gibi: “Müstakil bir evim olsun ve küçük bir bahçem...” Hiçbir şeyin garantisi yok tabii ama enkazından çıkmak bile daha kolay. Sadece ben de değil... Keşke bütün Türkiye Amerikalılar, ingilizler gibi müstakil evlerde yaşasa...
Yok, hesaplıyorum hesaplıyorum; olmuyor.
Depremi anında fark etsem, yataktan fırlasam...
Kapının kilidini açsam, merdivenleri insem... O sırada apartmanda insan karmaşası, çatlak, kırık, dökük olmasa...
Kendimi sokağa atmam minimum 15 saniye...
Üstelik kurtarmam gereken çoluğum çocuğum falan da yok. Hadi sokağa çıktım...
Sokağımız da dar, yıkıntıda kaçacak pay yok.
Bir de ben üçüncü kattayım, bunun dördü, beşi var...
Halbuki tek katlı bir evde yaşasam ne güzel olurdu.
Şiirdeki gibi: “Müstakil bir evim olsun ve küçük bir bahçem...”
Hiçbir şeyin garantisi yok tabii ama enkazından çıkmak bile daha kolay.
Depremde güvenli kabul edilen Kırklareli’ndeki Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Ümit ikizlerli’ye göre son 2 haftadır büyük bir talep var: “Normal zamanda 10 kişiye hizmet verirken bu rakam son 2 haftadır 7-8 katına çıkmış durumda.”
Ünlüler dünyası da aynı kafada...
Çağla Şıkel, Neslihan Atagül-Kadir Doğulu, Yasemin-izzet Özilhan ve Aslı Tandoğan, tiny house (seyyar küçük ev) almak için bayilere koşmuş.
Takvim gazetesinden Ufuk Özcan’ın haberine göre Engin Altan Düzyatan, Caner Erkin, Berkay, Erkan Petekkaya, Burak Özçivit, Şafak Sezer, Bengü, Şükran Ovalı gibi birçok isim Sarıyer’in köy kısımlarına yerleşme planı yapıyormuş.
Sadece ben değil, bütün Türkiye Amerikalılar, ingilizler gibi müstakil evlerde yaşasaydık, bu kadar can kaybı verir miydik depremde?
Peki nasıl olurdu, bu kadar nüfus çok katlı mezarlar yerine yatay mimaride olsa... Sığar mıydık Türkiye’ye?
Webtekno’dan ismail Merdan Kocaoğlu basit bir hesap yapmış.
Kolay anlaşılsın diye sayıları yuvarlıyorum. Merdan Kocaoğlu diyor ki:
Nüfusumuz 85 milyon. Her evde ortalama üç kişi yaşıyor.
Nüfusumuzu 3’e bölersek, 28 milyon hane eder. Yani toplam 28 milyon müstakil eve ihtiyacımız var. Bu evlerin her birinin 250 metrekare olduğunu varsayalım, 50 metrekare de bahçesi olsun. Eder 300 metrekare...
28 milyon evi 300 metrekareden hesaplarsak...
Kaplayacağı alan 8 buçuk milyar metrekare.
Bunun kilometrekare olarak karşılığı 8.500 kilometrekare.
Ülkemizin yüzölçümü 800 bin kilometrekare.
Yani bize gereken ülkemizin yüzde 1’i kadar bir alan.
“Muş ilimizin yüzölçümü kadar” diyor Kocaoğlu.
Sonra da soruyor:
“Peki bütün insanlarımızı Türkiye’ye bu şekilde yayma fikri gerçek olabilir mi yoksa bir ütopya mı?
bu türkiyeliler niye kendini ingiliz sanıyor anlamıyorum.ne güzel toplu halde yerli ve milli standartlarda yaşıyonuz.bilimya yapa ilerleyin işte.o evlerede kol gibi yüzbinlerce dolar ödeyin.
anlamadığım şey şu...silah zoruylamı aq?ben pederden kalan iki dandik evi-birinin bahçesi var-ama yıkık.oraları satıp dünyanın her yerinden ev alabilirim.türkiyede neden bi çöp kutusuna para vereyimki.
misal şimdi 200 bin dolara petersburgda en merkezi yerde süper bi daire alıcam yakında...ilerde param oluncada şehrin hafif dışında her rusun yaptığı gibi ikinci asıl ana evimi alacam güzel bi villa.dinsiz resi olsa muhabbett ederdik.gerçi o petersburgu bilmezdi.neyse.o aç rusyada bile insanlar iş için merkezde yaşar yoksa halkın geneli şehre yakın köylerde villaarda yaşar.aç rusyadaki köyler bizdeki milyon dolarlık villara denk aq..
ne sanıyonuzki kendinizi.bu bir.
diğeri ise bu tercih.
andada diyo bana olum türkiyeye geldiğinde evin yok ...diyom o paraya petersburgda koca koca villalar var.burada 300 bin dolara ne var aq.kutu kutu türkiyeli komşunun ynadan ossrruğk sesini duyacağın çöp kutuları var ne para vereyim diyom...
siz seçtiniz bebekler.bu hayatı..aç ruslar bile sizden 10 kat daha rahat yaşıyo şu hayatı
Kendine göre dertleri var. Çatısı akar sen uğraşırsın mesela. Masraflar sitelerde olduğu gibi bölünmez hepsi sana aittir. Tek iyi yani sitelerdeki yönetici hırsızlığına maruz kalmazsın. Bir de tepende tepinen çocuk olmaz tabiki
entrylere bakarken kendi entrymi de gördüm bundan tam 5 sene önce "5 sene sonra kavuşacağım evdir" falan yazmışım. hala kavuşamadık ve utandım okurken *
kavuşacak kıvama geldik ama almaya cesaret edemiyorum çünkü oturduğum evi satmam lazım birikmiş paramın tamamını kullanmam lazım. tüm kaynakları eve aktarsam yarınımız belli değil 25 senedir sgk ödüyoruz ama hastaneye gidemiyoruz kenarda illa ki 3-5 bir şeyler tutmak lazım. 5 sene önce evi satsam üstüne 1-1,5 milyon lira falan koysam alabiliyordum ama "çoh eyi" durumdaki ekonomimiz sayesinde şimdi evin üstüne 1,5 milyon değil en az 4-5 milyon daha koymam gerekiyor alabilmem için rezilliğe bak..
lan kim canlandırdı bu başlığı sabah sabah yatacak yerin yok olm hüzün kapladı içimi *