sacmalamanin dibine vurmaktir. benim buyuk annem hacidir, namazini kilar, zekatini verir, orucunu tutar, kurbanini keser. bu mu islami yasayamamak ???
haa tabii. pardon. islami yasamak icin illa kadinlarimiz carsafa girecek, her mahalleye iki cami yapilacak, butun cocuklar 5 yasindan itibaren kuran kurslarina gidecek...ancak o zaman islam yasanir. siz de haklisiniz !
(bkz: islamın 5 şartı)*
(bkz: imanın 6 şartı)*
sen islamın şartlarını özgürce yerine getirebilme hakkına sahip misin bu ülkede? evet.
senin imanına kimse herhangi bir söz söyleme hakkına sahip bu ülkede? imanından dolayı rahatsız edebilir mi seni? kanunlar senin imanına karşı mı?
hayır...
ee o zaman sen dinini rahatça yaşıyorsun arkadaş bu ülkede.
sen sadece tarikatını ve onun militanlarını rahatça üniversitelere, kamu kuruluşlarına sokmak derdindesin. senin derdin atatürkle, cumhuriyetle. senin içinde irana özenme var. senin derdin demokrasi değil, hiç olmadı.
senin derdin dinini yaşamak olsa sana kim nasıl karışabilir.
allah la kul arasına peygamber giremezken başkası nasıl girebilir. sadece başını örtmeyince bir insan nasıl imansız olabilir? iyi bir müslüman kadın olmanın birinci şartı başını bir tarikat örtüsüyle, kara çarşafla örtmek midir?
ahlaklı olmak, onurlu yaşamak, yalandan ve iftiradan sakınmak, yoksula-yetime-muhtaca yardım etmek vs. yeterli değil mi iyi bir müslüman olmaya?
başını örtüpte yoksul-yetim hakkı yiyenler, her türlü dolandırıcılığı yapanlar, vatanı karış karış satanlar ve bunu marifet sayanlar istedi diye senin tarikatının simgesi benim okuluma girecek ve sen dinini yaşamaya başlayacaksın.. yazık, çok yazık.
yanlış önermedir. islamı yaşamak için illa o ülkenin islami kurallara göre yönetilmesi gerekmez. müslüman islamın emirlerini ve yasaklarını kendi ailesine ve yakın çevresine öğretebilir. günümüzde aile içindeki eğitimle insanlar islami eğitimlerini alırlar, devlet hiçbir şey vermez. öyle armut piş ağzıma düş olayı işin sadece kolayına kaçmaktır.
*kimsenin kimsenin dinine karismadigi bu yerde dogru olmayan tani.
bahsedilen laiklik, cagdaslik dusunce ozgurlugune dayanir efendim. o bahsedilen yer turkiye degil.
olmayan bir olayı varmış gibi gösterip, mazlum edebiyatına kaldıkları yerden devam etmek için sazı eline almış insan zırvasıdır. cihat çağrısı gibi, "elden gidiyor" mantığıyla olaya yaklaşıp; baskıcı tutumları ve örümcek kafalarıyla pek çok insanı müslümanlıktan soğuttuğunun bilincine varamayan bir bakıştır.
kendini yenilemeyen, kur'an-ı kerim'i tam olarak anlamayan, ezberci, kulaktan dolma bilgilerle, kendini peygamber zanneden iki yüzlü insanlar ve izinden giden kişiler yüzünden müslümanlıkta karmaşa yaşanıyor. çünkü müslümanlık o gerizekalılar yüzünden bağnaz ve çağ dışı görünüyor. kişisel menfaatler uğruna müslümanlık eğilip, bükülüp; yoruma açık yerleri gayet olağanmış gibi istekler doğrultusunda kullanılıyor. sonra da kalkmış birileri sızlanıyor. neymiş efendim, bir ülkeyi müslümanlar kurduysa, müslümanlık yaşanacakmış. bırak allah aşkına ya!
ayrıca bir ülkeyi kimin kurduğu değil, kimlerin yaşattığı; neler yaşattığı önemlidir. ne güzel demiş diyen;
"cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizlersiniz."*
yükseltemiyoruz ata'm, yaşatmak için bile o kadar çok çaba gerekiyor ki...
bugün orta doğuda ve tüm dünyada müslüman kanı akıtılıyor ve hiç bir islam ülkesi bu duruma dur diyemiyor o halde bizler dilsiz şeytanlarız. Efendimiz dediği hadis doğrultusunda peki nedeni ne hakiki müslümanlığı idrak edemediğimizden kaynaklıdır. hale ülkede türbana sakala karışan bir zihniyet var halbuki bunlar islamın emri ve sünnetidir. mehmet akif e sormuşlar bu ülke ne zaman gelişir diye o da cuma namazına gelen cemaat sabah namazına geldiği zaman demiş bakın arkadaşlar müslümanlık hikaye olmasın bu yazıyı okuduktan sonra işe kendimizi düzeltmekle başlayalıp hakiki imanı elde etmeye çalışıp kainata meydan okuyalım vesselam...