son günlerde ak partiye yaptığı muhalefetle gerçek bir postalcı olduğunu kanıtlamış olan kişi. arkadaş; bir insan bu kadar mı demorkasi den bir haber olur? bir de sanatçıyım aydınım diye geçinmekte sen olsa olsa ilhan selçuk kadar , türkan saylan kadar aydınsın... yani aydın falan değilsin. hazımsızsın. çocuk gibisin , mızıkçısın.
hem halkına , yani seni adamdan sayıp izleyen , beğenen , o günlere getiren halkına aptal diyecek kadar zavallısın. hemde bunun için tazminat davası açılınca "başbakan bana dava açtı o davayı geri çekmedi , böylemi helallik istenir?" şeklinde konuşabilecek kadarda karaktersizsin.
Aziz Nesin'in kendisi hakkındaki düşüncelerine hak veren insan.
--spoiler--
Hacivat'ın kim olduğunu Müjdat Gezen biliyor mu?
Bir zamanlar komikti ama artık gülünçleşti Müjdat Gezen. Delidir, ne yapsa yeridir, kıvamına geldi.
Benim uydurmam değil bu delilik konusu. Müjdat Gezen, "Galiba Ben Sanatçıyım" adlı anı kitabında anlatıyor. (Can Yayınları)
Gezen'in çok saydığı, sevdiği, fırsat buldukça sözlerinden alıntılar yaptığı Aziz Nesin, bakın onun hakkında neler yazmış:
"(...) üstüne üstlük Müjdat hastadır. Hastalık da meslek mi, meslekten mi sayılıyor, demeyin. Çünkü hastalık, Müjdat'ta meslek olmuştur ve Müjdat profesyonel hastadır. (...)
"Müjdat'ın hastalık hastası olduğunu herkes bilir. Zaten o da herkes bilsin diye, bile isteye, yani gönüllü olarak hastalık hastası olmuştur. Bu yüzden kendisini, 'Benim Delilerim' adlı kitabıma almadım diye bana gücenmiştir. 'Müjdatçığım, seni sıradan deliler arasına sokmak istemedim. Seni ayrı, büyük bir kitapta anlatabilirim ancak...' diye zorla avuttum. (...)
"Ne demişler: insana kırk kez deli dersen, delirirmiş. Bu söz doğru da, deliye kırk kez akıllı desen akıllanmıyor. Ben Müjdat'a kırk kez değil, dört yüz kez akıllısın, dedim, ama o 'Hayır, ben hastayım' diyor da başka bir şey demiyor." (s. 127)
***
Gezen, Aziz Nesin'in en çok, "Türk milletinin yüzde 60'ı aptaldır" lafını sever.
Örneğin geçen 12 Eylül'deki referandumda "Evet" oyları yüzde 58, "Hayır" oyları ise yüzde 42 çıktı ya... Gezen hemen o lafı hatırlattı.
Yalnız değerli sanatçı bir noktayı atlıyor. Her alanda olduğu gibi zekâ konusunda da ilerliyor millet. Ee, haliyle istatistikler, oranlar, veriler de değişiyor.
Referandum sonuçlarının da gösterdiği gibi, milletin bir zamanlar yüzde 40 olan akıllılık oranı, yüzde 58'e çıkmış durumda.
***
Gezen bu kez yumurtayı Bursa'da çatlatmış:
"Türk halkına sorun: Karagöz'ü mü, yoksa Hacivat'ı mı daha çok seversin? Kesin Karagöz çıkar. Karagöz kırodur, kabadır. Halkımız çok okuyan insanları sevmez. Bense Hacivatçıyım."
Bazı yayınlar bu sözleri, "Gezen yine millete hakaret etti" diye sunmuş.
Bence abartmışlar. Sanatçının dediği doğru: Gölge oyununda komik olan, seyirciyi güldüren Karagöz'dür. Hacivat ise ancak gülünçtür.
Halk niye gülünç olanı sevsin ki? Elbette kendisini mutlu eden Karagöz'ü sevecek.
Her ne kadar ikili olsalar da, esas oğlan Karagöz'dür. "Karagöz Oyunu" deriz mesela, "Hacivat Oyunu" demeyiz. internetteki sitenin adı da "karagoz.net" zaten...
***
Yalnız bir noktada yanılıyor sanatçı: Bu halk eğitimin önemini gayet iyi anlamıştır.
Çünkü cumhuriyetin kuruluşundan beri okumuş-yazmış, eğitimli, aydın zümre tarafından itilip kakılmıştır.
Bu sebeple dişinden tırnağından artırarak çocuğunu okutmaya çalışmış; "Ben okumadım ezildim, bari sen ezilme..." demiştir.
Kabalığına gelince... Doğrudur: Karagöz kabadır. Öyle de olmak zorundadır.
Çünkü Hacivat takımı gibi arkasında ordu gücü yoktur. Mecburen bazen hakkını pazısını kullanarak aramak zorunda kalır. "Sen seni bil sen seni... Sen seni bilmezsen patlatırlar enseni."
Bu da onu zor duruma sokar çünkü kanunlar, "Hacivat ve şürekâsı" tarafından yazılmaktadır.
***
Not: Müjdat Gezen'in öykündüğü, "çok okuyan" diyerek övdüğü Hacivat acaba nasıl bir kişilik? Türk Dil Kurumu Sözlüğü onu şöyle betimliyor:
"Herkesin huyuna suyuna giderek işini yürüten, içten pazarlıklı, ölçülü, her kalıba girebilen, çıkarı için olan biteni görmezlikten gelebilen tip. Biraz 'mürekkep yaladığı' için yarım yamalak da olsa biraz şundan biraz bundan haberi olan bir yarı aydın tipi. Görgü kurallarına uyar ama içten değildir. Kurulu düzenin temsilcisi, çıkarı olanın borusunu öttüren, tam anlamıyla 'oportünist' olan bir kişiliği vardır."
Ben demiyorum, kitap diyor! *
--spoiler--
bugün eğitim fakültesi ahmet taner kışlalı salonuna gelip söyleşi yapan aydın sanatçımızdır.gerek siyaset gerekse de kendi yaşamı hakkında sorulara içtenlikle yanıt vermiştir.
yahu artık sıktı be. feysbukta da hergün hergün çok büyük özlü sözlermiş gibi yazılarını getirip duruyorlar önümüze. neymiş "ilkelerin olacak". hay allahım, bu kadar basit ve klişe cümlelerle ne dersi veriyorsun ki.
sanat okulları var kendisinin, takdir ederim onu. fakat, bir işe yaramadığını bilenler bilir. özellikle ankara'daki. daha geçen gün bir arkadaşıma yolun ortasında -sırf güzel olduğu için- durdurup "bize katılır mısınız?" şeklinde teklif etmişler. öğrencilerin hepsi de -birbirinden yeteneksiz- kızlardan oluşuyor (bi tane erkek vardı sanırım). okul da koca bi alışveriş merkezinin içinde. içeriye giriyorsunuz, evvela kendisinin koca bir duvar resmi ve üzerinde de -gene- özlü sözleri karşılıyor sizi...
ne bileyim. ilkelerin olacaksa önce kendi ilkelerini yerine getirceksin. açtığın okulları takip edeceksin mesela.
mızah isi kolay degildir ve cok bas ağirtir, gerekirse bedelde ödetir. ödemis birisi olan mujdat gezen, arena programinda dile getirdiği cümlelerle bügünlerde gündeme gelsede tiyatroya yaptığı katkılardan dolayı eli öpülesidir. birçok ilde tiyatro okulu açmış ve bu okulları ucretsizdir. cogu kişi sever, çoğu kişi nefret eder. kendisininde ifade ettiği gibi coğu kisi espriye gülsün diye mizah yapmaz. bambaşka birşeydir yaptığı.
sanatçılığına bok atanların, sanat anlayışını ve sanata bakış açısını merak ettirendir.
çok iyi bir sanatçı ve sanat destekçisi olduğu gibi iyi de bir fikir adamıdır.
sanat kariyeri hakkında bir şey demeyeceğim (çünkü ortada sanat alanında yapılmış bir kariyeri yok) fakat fikir bazından bomboş birisidir. işin kötü yanı ise kendisi bunun farkında değildir.
dün kendisinin girdiği derste*, yaptığımız akp muhabbetini halka açık bir yerde yapsa muhtemelen başı ağrırdı. canımız, ciğerimiz, kendisini çok severiz o ayrı.