iki sene aradan sonra dinledim bu gece. evet eski formundan biraz uzak ama sesini duymak alıp götürüyor hala lise yıllarına ilk aşk zamanları falan, muzo dinlerdikte teeey teeey..
sezen aksu'dan sonra sina koloğlu'nu da mail yağmuruna tutmamızı isteyen, içi dışı bir mis gibi adam. lakin bu aralar kaboom kahve'yi neredeyse her arayana sorması baya baya sıkıyor...
lise yıllarımın gece arkadaşı zeki, küfürbaz ve çok sempatik radyo programcısı. "bir insan bu kadar bu güzel program yapar" dedirtir adama. geçen akşam frekansları karıştırırken bir baktım ki yine o. hala o unutulmaz sesiyle tatlı tatlı yastık sohbetlerine devam ediyor.
zamanında abim ile alıştım muzoya. yaklaşık 8-9 yıldır falan aralıklarla dinliyorum. aralıklarla diyorum çünkü bu adam bir zamandan sonra sıkıyor, kendini tekrarlamaya başlıyor. ayrıca kendisini, gerçekçi olarak değerlendirilmiş türk toplumunun üstünde görüyor. kötü sayılamayacak yanlış bir eylemi "tam size göre" diyerek dinleyicilerine atfedebiliyor. bir de işini severek yapmıyor. tek derdinin para kazanmak olduğunu dolaylı olarakta olsa sık sık belli ediyor. zeki olmayan ama gerçekten bilgili radyo programcısı. Bu kadar eleştiriden sonra hala ara sıra dinliyor olmamı gece yapacak işimin olmamasına bağlayınız.
--spoiler--
gece oniki dedimi bu adam konuşmaya başlar, hayat susardı. gece üç olduğunda battaniyeyi kafaya çekip, radyonun fişine asılıp yatardım. yine sıradan bir hafta sonu, 17 ağustos 1999 deprem gecesi bu adamı dinliyorum. sigara eşliğinde saati üç ettim. dj lerin huyu işte. saati gelmeden beş dakika evvel kapanışı yapar, şarkıyı yayına verir olayı bitirir. muzo da öyle yaptı. dandik bir şarkı olmalı ki, yada yaşayacak günlerim varmış ki -bu konuda hala karar veremedim- balkona çıkayım, yatmadan önce bir sigara daha içeyim dedim. çıktım balkona, sigarayı yaktım. derken gürültü, çığlık, imdat... balkonda olduğum için hayatta kaldım. yada bu adamı dinledim için..
--spoiler--
misafirlikte veya aileden biriyle aynı odada yatılırken dinlenmemelidir. adamlar gecenin bi saati sizi, kulaklıktaki adamın anlattıklarına gülerken yakalamaları hiç hoş olmuyor.
yaşanan sel felaketinden etkilendiği için programına ara verilmiş radyocu. biz de geçmiş olsun diliyoruz kendisine, en kısa sürede uykusuz gecelerimize neden olur tekrar umarım.
orta okulda dinlemeye başladığım bana radyo dinleme alışkanlığını kazandıran usta radyo programcısı. lisedeyken yatağın içinde küçük radyoyu kulağıma dayayıp sızma zevkini yaşatmıştır bana.
şu sözleriyle gönlümdeki büyüklüğünü daha da arttırmış radyocu:
(hatta sevgilisi 30 yaşında olan 18'lik bir çocuk var)
"şimdi sana aşkım bebeğim diyordur. geçici bunların hepsi. seni kullanmak için yapıyor bunları. birkaç ay sonra bir köşeye atıverir seni yavrucum!"
uzun zamandır dinleyemiyordum, güzel bir giriş oldu.