dikkatimi çeken bir nokta var; kimisine ne çok yakışıyor bu. güldüğünde, yaramazlık yaptığında yani kendi kendine eğlendiğinde, durduk yere sevindiğinde kıyamıyorsun o tipe, sempatik geliyor.
ve ama nedense bana yakışmıyor. ne güldüğümde gözlerime ve ağzıma ne kahkaha attığımda sesime gidiyor bu olay. yüz kaslarımda mı sorun var acaba bilemedim.
bu insanlar etrafımdan ayrılmasın istiyorum. neyse bu başlıkta ne işim var benim mutsuz suratımla mutsuz hayatıma devam edeyim :7)*
kafanın en bozuk olduğu anda, tek kelime etmeden elindeki votka şişesini alıp, kafasına dikip, sonra sana geri veren bir dostunun olması. bazen insan sadece sessizlik istiyor galiba.
bazen bir insanın elinin sıcağında, nefesinin titrek buğusunda;
gülüşündeki huzurda, yokluğunda bile bıraktığı güzel anılarda;
sesinin o tiz tonunda, bakışlarındaki uzak diyarlarda;
yalnızlığa saldığı giderken bıraktığı
bir küçük hatırada gizlidir...
ilkokuldan beri süregelen ilişkinin bir anda b.ktan bi sebepten ötürü bitmesinin travmasını yaşarken gece yarısı sokakta tanıştığın k9 cinsi bir köpekle oturup muhabbet ederek sigara içmektir. konuştum efenim. sohbet ettim. dinledi. yer yer inledi benimle birlikte. duygulandık. süt verdim kendisine evden koşarak kaçırıp. sıcak bir de yer gösterdim. ohh mis. yattı uslu uslu. giderken elini uzattı ya la. bildiğin tam gidiyodum elini uzattı. kulakları indirdi. baktı suratıma. lan be. şu köpeğin yaptığını neyse. tokalaştık. lan. vay anasını ya. vay arkadaş ya. hemen uyuyup sabah yanına gidecem lan.
elde etmek istediğimiz, elde ettiğimizde de elimizde fazla durmayan, düşündüğümüzde bize motivasyon sağlayan, dopamin salgısının neden olduğu mükemmel bir duygudur.