göreceli olmaması gerektiği halde 'görecelidir' .mutluluk. bazıları, doyumsuzdur. zor mutlu olur. ne kadar verici olsan bile mutlu edemezsin. oysa yaşıyor ve sğlıklı olmamız bile en büyük mutluluk nedeni olmalı bence.
son zamanlarda korkunç bir tüketim toplumu olduk. ülkem insanı olarak hep alalım, herşeyi alalım, her şey bizim olsun, istiyoruz. ödeyebilemememiz bile önemli değil. kredi kartları sağolsun. bu kadar doyumsuzlukta mutlu olabşlmek oldukca zorlaşıyor.
Yaşamdaki en önemli üçüncü seçenek mutlu olmaktır yazıyordu.
Diğer ikisi nedir diye merak ettim, sevgi ve başarıymış.
Mutluluğun da tamamen bize bağlı bir tutum, seçim olduğunu yazıyordu.
Oysa şöyle düşünmek her zaman daha kolaydır değil mi? . Eğer . olsaydı daha mutlu olurdum. Mutluluğun bizden başka insanlarda çokça olduğuna inanırız, nedense bizim için her zaman yetersizdir.
Mutluluk değiştirilemeyen bir kader midir?
Beynimizde önceden programlanmış bilgiler inançlarımızı yaratma gücüne sahip. O halde yeniden istediğimiz gibi programlama şansımız da olmalı değil mi?
Bu programlara seçim diyoruz. Bugüne kadar olan bütün inançlarımızı değiştirmemiz için sihirli bir değneğimiz yok. Ancak eski düşünce ve programları geçersiz kılma şansımız var.
Her sabah Bugün mutlu olmayı seçiyorum diye başladığımız bir gün, fiziksel ve zihinsel olarak olumlu bir etki yaratacak ve beyindeki fizyolojik bir mekanizmayı harekete geçirecektir.
Mutluluk da mutsuzluk da bir tutumdur, o halde olumlu olanı seçmenin bizim yararımıza olduğu en önemli nokta olmalı.
''insanoğlu mutluluğu omuzlarında ağır bir yük gibi çok zor taşır. farkına varamadan da en yakın yerde omuzlarından indiriverir. mutluluğu taşımak ona çok zor gelir.'a. hamdi tanpınar.
Kuzeninin parmağına nişan yüzüğü takıldığı esnada, onca kalabalığın içinden gözlerinin sizi araması ve tatlı bi tebessümle size göz kırpması.
bu gece mutluluk buydu.
büyük bir şehrin en sıcak günlerinde, bir toplu taşıma aracında sıkış tukuş ve ağır ağır yol katederken dışarıdan şaşkınlıkla ve belki de üzüntüyle sizlere baka kalan tanınmadık küçük bir kız çocuğuna herkesin arasından nedensiz el sallamaktır.
uzun süre mutsuz olmuş biri için çölde su gibi özlenendir. değeri, mutsuzken anlaşılır. ciddi bir derdiniz varsa, bu dert bittikten sonra gereksiz şeyleri dert etmeyeceğinize dair kendi kendinize söz verirsiniz.