mutluluk çok uzaklarda değilmiş, aslında yanı başımızdaymış. tek dal sigaram kaldı dediğin an "ulan bi bakayım belki vardır" deyip kaçak vigor paketini açarmışsın ve içinden bi dal camel black çıkarmış. işte mutluluk bu kadar yakınmış
tüm şehirlerinde ülkemin çocuklarının, özgürce oyunlar oynadığı, abinin kardeşine ben ölürsem terörist sen ölürsen şehitsin demediği, ölen çocukların ardından tüm ülke insanının tepki verdiği, kürt, türk, laz, çerkez, ermeni, rum, alevi, sünni v.s. ayrıştırılmadığı, bizi bize bıraktıkları bir türkiye resmininin adıdır mutluluk.
en önemlisi çocuklar. onlar geleceğimiz. ülkenin geleceği. bırakalım doya doya çocuk olsunlar. ama ülkenin her yerinde.
çocuk hakkari'de de çocuk, istanbul'da da çocuk. birine molotof öğretilirken diğerine satranç öğretilirse o konuda sıkıntı vardır. hem de büyük sıkıntı.
En güzel mutluluklar çocukken yaşanılan mutluluklardı. Erik ağacına girmek, kiraz ağacına girmek, sabahtan akşama kadar top oynamak, babanın eve getirdiği abur cuburlar, hoşlanılan kızla göz göze gelmek vs. Küçük ama en masum mutluluklardı...
annenin babanin yasiyor olup senin yaninda olduklarini bilmek, canin ne zaman sıkılsa arayacagin birkac tane yakin arkadasinin olmasi, onlari gormek icin her hafta onca yol cekmek, okuyacak bir okulunun olmasi, seker gibi bir ev arkadasinin olmasi, cikolata yiyerek aski memnu izlemek mutluluktur.