Yanlizca insanlara mahsus bir olgudur. rahatlik ile karistirilmamasi gerekir. soyle ki yaris atlari da yem, ahir, bakim mukemmeligi bakimindan rahat ve refah icinde bir hayat surerler. fakat yaris atlari mutludur diyebilirmiyiz ? tabii ki de hayir. cunku mutluluk maddi degil manevi hazlarla duyulan bir haldir.
içte bir yerlerde hissedilen, kanatsız uçabilme duygusunu beraberinde getiren, sırıtma olarak dış dünyaya yansıyan, tanımı zamana göre değişebilir olan kavramdır.
öyle ki bu bazen aşık olmaktır, bazen beklenen sıcak bir gülümsemedir, bazen sadece güneşli bir gündür, bazen aniden başlayan yağmurdur, bazen geri gelen elektriktir, bazen çikolatalı bir dilim pastadır, bazen öpücüktür, bazen anne kucağıdır, bazen çok istenilen bir şeyi almaya gittiğinde onun indirime girmiş olduğunu görmektir, bazen telefona gelen bir mesajdır... bla bla bla
mutluyum mutlusun mutlu mutluyuz mutlusunuz mutlular *
kesinlikle bir obje veya bir olgu ile elde edilemeyecek şey. tanımını yapmak bile gereksizdir. tanrıya inanmak gibidir. onu hissedersiniz ama göremezsiniz.
ne kadar küçükleriyle yetinilirse; o kadar esirgenen ve kaybedildiğinde daha çok üzülünen duygu. az istenince, az verilen sonra da hepsi geri alınan içimizdeki kıpırtı. büyük şeyler isteyip mutluluk beklenmeli belki de. hiç olmazsa; "çok fazla şey istedim, zaten zordu" der insan. ama küçüklerine bile ulaşamayınca kaybedildiğine daha çok yanar, yıkılır.