can dündar'ın atatürk'ün hayatını usta ve hassas bir biçimde işlediği belgesel filmi. çekimler sırasında oyunculara hiç plastik makyaj yapılmadığını duyduğumda çok şaşırdım çünkü tarih sahnesindeki insanlara gayet güzel benzetilmiş. çok başarılı ve kaliteli bir yapım. 2008 altın portakal film festivalinde son filmiydi ayrıca.
yazan ve yöneten can dündar olduğu için,
çeşitli tv röportajlarında atatürk'ün resmi eğitim ile kişiliğinin törpülenerek insanlara öğretildiğini, kendisininse daha çok atatürk'ü gerçek anlamda anlatmaya çalıştığını belirttiği için,
atatürk'ün gayet bugünkü kemalist ve ulusalcı diye kendilerini tanımlayan insanların hazmedemeyecekleri sözlerini daha önceleri yazılarında da gösterdiği için,
ve daha bilumum sebepler yüzünden hem beklentimin yüksek olduğu, hem bugün çeşitli kampanyalarla filmin reklamını yapmayı yine görev addeden ulusalcıların beklentilerinin aksine filmi beğenmeyeceklerini düşündüğüm, gösterime girdiği ilk gün gidip görmenin planlarını yaptığım belgesel-film.
dündar eğer tv röportajlarında ipuçlarını verdiği kadar cesaretli davranmışsa çok şenlikli olacak filmin gösteriminden sonrası.
belgeselin müzkleri goran bregoviç e ait. o müzik sadece benim mi tüylerimi diken diken yapıyor yoksa herkes beğendi mi bilemiyorum. 29 ekim i sabırsızlıkla bekliyoruz.
can dündar'ın araştırmalarıyla oluşturulmuş, Önderimiz Atatürk'ün daha önce görülmemiş fotoğraflarına, not defterlerine ulaşıldı. sevdiği müzikler, söylediği sözler derlenerek yapılan filmi.
bakalım recek ivedik gibi bir anti-kahraman, ne idüğü belirsiz, ayı'dan bozma'ya milyonu geçen gişe hasılatı yapan halkımız bu filme ne kadar talep gösterecektir.
fragmanı izlememle beraber kalp atışlarım hızlanmaya başladı.. 29 ekim'i nasıl getireceğim bilmiyorum..
ayrıca gişe rekorlarını da zorlayacak gibi geliyor.. umarım öyle olur..
can dündar'ın yönetmenliğini yaptığı, mustafa kemal atatürk'ü anlattığı, fragmanıyla bile insanı çok etkileyen, müziklerini goran bregovic in yaptığı, 29 ekim'de gösterime girecek ve şimdiden sabırsızlıkla beklediğimiz film.
hakkaten seçilmiş anlamına gelen kişiye özellik veren isimdir.bunun çok güzel iki örneği vardır; birincisi liderlik özelliği ile bir ulusu kurtaran ulu önder diye anılan mustafa kemal atatürk diğeri ise her kelimesiyle akıl alan dumurdan dumura sevk eden mustafa topaloğludur.biri liderliğiyle mükemmel kişiliğiyle bu ismi taşır diğeri ise mallığıyla.
sokakta elini sallasan carptığı kişinin ismi olma olasılığı yüksek olan benimde dahil olduğum isim.
ayrıca hangi mustafa vardır ki hayatında " musti" diye çağrılmamış olsun? ya da "mıstık". 80 lerde çocuk olanlar bu kişilere ateri oyununa gönderme olarak "piç mustafa" diye seslenmişlikleri vardır. bu arada o oyunda mustafa'nın şapkasında ki p ne iş ben hala bilmem onu.