laik demokratik türkiye cumhuriyetini kurarak bu topraklardaki müslümanların (ve tüm diğer din mensuplarının) huzur içinde dinlerini yaşamasını sağlamış bir büyük devlet adamıdır da aynı zamanda; yani bugünkü gibi haçlılara hizmet eden salya sümük müslüman geçinen dincilerin kulları olarak, kendi milletinin bir kesiminden nefret ederek, ve istiklal savaşında karşımızdaki düşman devletlerin kıçını yalayarak islamı yaşamak hiç normal değildir kanımca (bkz: haçlı irtica).
-Yeni Türk Devleti ile Ankara Andlaşması'nın imzalanması nedeniyle; "Bizi arkadan vurdu, dağ başındaki haydutlarla, Mustafa Kemallerle anlaştı" diyenlere Fransız Başbakanının Mecliste verdiği cevap: "Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve O'nun tüm askerleri burada olsalardı, teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir andlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum."(Aristide Briand-Fransız Başbakanı, 1921)
-Ben şimdiye kadar on beş hükümdar ve cumhurbaşkanı ile özel ve resmi konuşmalar yaptım. Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa Kemal'de büyük bir ruh kudretinin esrarı var.(Sir Charles Townshend ingiliz Generali, 1922)
-Paşa, size nasıl hayran olmayayım? Ben Fransa'da laik bir hükümet kurmuştum. Bu hükümeti Papa'nın Paris'teki temsilcisinin yardımı ile papazlar devirdi. Sizse bir Halifeyi kovdunuz ve gerçek anlamıyla laik bir devlet kurdunuz. Siz, bu taassup içinde laikliği bu topluma nasıl kabul ettirdiniz? Dehanızın büyük eseri laik bir Türkiye yaratmak olmuştur.(Edouard Herriot-Fransa Eski Başbakanı, 1933)
-Atatürk, tarih boyunca gelip geçmiş en büyük devlet adamlarından biridir. Hiç bir zaman yaşadığı zamanın üzerinde durmamış, ileriyi görerek ona göre iş yapmıştır. Atatürk'ü Mussolini ve Hitler gibi yöneticilerden ayıran nokta işte bu niteliktir. Onlar her yaptıklannda kendilerini düşünerek hareket ediyorlardı. Atatürk, kendisinden ötesini, 20-30 yıl ilerisini görerek hareket ederdi.(Lord Kinross-ingiliz Devlet Adamı, 1960 )
-Asker-devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerinden biri idi. Kendisi, Türkiye'nin en ileri memleketler arasında hakettiği yeri almasını sağlamıştır. Yine O, Türklere, bir milletin büyüklüğünün temel taşını oluşturan, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir. Ben Atatürk'ün sadık arkadaşlarından biri olmakla büyük övünç duyuyorum.(General Douglas Mac Arthur-ABD Uzak Doğu Kuvvetleri Başkomutanı, 1963)
islam aleminin gordugu en buyuk liderlerdendir, eger o olmasaydi, islam ulkelerinin dogal lideri turkiye nin var oldugu anadolu`da kimbilir simdi kime kolelik yapacaktik, karilarimizin irzlarini nasil koruyacaktik, gavura esir olmak kolay midir? ezan sesi duymak bizim icin hayal olacakti. bunu hangimiz kabul ederiz dostlarim.
Bakin simdi ne kadar rahatiz, cennet vatanimizda, dosta guven dusmana korku salan ordumuz sayesinde ozgur bir sekilde dinimizi yasiyoruz.
bakin yazardaslarim acikca soyluyorum, turk milleti bitseydi, allah korusun islam dunyada cok kotu bir noktaya gelebilirdi.
islamin sancagi her zaman bizim elimizdedir, biz butun muslumanlarin dogal lideriyiz.
onun icin allahimiza bir kez daha sukredelim mustafa kemal`i vasita ederek turk milletini kurtardigi icin.
onun gibi devlet adamları yüzyılda bir gelir. ikinci yüzyılda gelip gelmeyeceği şüphelidir. zira yirmibirinci yüzyıla gireli sekiz yıl olmasına karşın hala yoktur birisi. malesef ufukta da görünmemektedir.
liderdir. azmi, kararlılığı, insan sevgisi, vatan sevgisi, çalışkanlığı, düşünceleriyle, kısacası herşeyiyle bir bütündür. türk ulusunun başına onun gibi ulu bir önderin bir daha gelmesinin imkansız olduğu düşüncesindeyim.
mesela inanılmaz azmine ve kararlılığına bir örnek, tümen kocaçimen' de dinlenirken Çanakkale Savaşı' nda düşman kuvvetlerinin saldırısına uğramış, cephanesi tükenmiş tepeden inen türk ordusunu görünce 'neden kaçıyorsunuz?' diye sormuştur. türk askeri de ' düşman efendim...'deyince, şu sözleri dökülmüştür ağzından 'ben size savaşmayı(taarruzu) değil, ölmeyi emrediyorum!'
ayrıca türk birlik ve beraberliğini bozmak niyetinde olanlara karşı en büyük silahın, milli değerlerimize, dilimize, kısacası özümüze sahip çıkmak olduğunu vurgulamıştır. o yüzden şu yabancı özentiliğini bir kenara bırakıp kendi dilimizi, öz türkçemizi kullanmalıyız, gerek mağaza adlarında, gerekse günlük yaşantımızda...
eğer biz burada rahat rahat oturup, gülebiliyorsaki eğlenebiliyorsak, geceleri mışıl mışıl uyuyabiliyorsak bu kuşkusuz ulu önder atatürkün ve mehmetçiklerimizin sayesindedir. onlara saygınız varsa eğer, lütfen değerlerimize, dilimize sahip çıkalım arkadaşlar.
yahudi okulunda okumuştur!
yahudi matematik hocalarından yahudice matematik öğrenmiş, kipalı kipalı derslere girmiştir!
mason ittihatçılarla çalışma yapmış ama her ne hikmetse, onları saçma pan-türkizm ideolojileri yüzünden ülkeden kovmuştur!
masonik tınılar verir ama her nedense, mason localarını, ingiliz muhipçiliği yapıp, said nursi ile işbirliğine girdiği için ülkeden kovmuştur!
yahudice matematik, yahudice tarih, yahudice geometri öğrenmiştir! eyvahlar olsundur!
yoksa atamız dedik bağırımıza bastık, yahudi mi çıktı!
aa dur lan bi dakka. bu adam, abd mandacısı yahudi halide edip adıvar ve yahudi adnan adıvar ile arasını bozmamış mıydı?
neyse hikaye bunlar...
(bkz: at boku izi kalsın)
hayatı boyunca yahudilerin arasında mekik dokumuş atamızdır. vay anasını böyle salak bir şeye inananlar kendilerini inandıranlar da var. valla bravo hayrettin.
daglarda tek tek atesler yaniyordu.
ve yildizlar oyle isiltili oyle ferahtilar ki
şayak kalpakli adam nasil ve ne zaman gelecegini bilmeden
guzel, rahat gunlere inaniyordu
ve gulen biyiklariyla duruyordu ki mavzerinin yaninda,
birden bire bes adim saginda onu gordu.
pasalar onun arkasindaydilar.
o, saati sordu.
pasalar 'üç' dediler.
sarişin bir kurda benziyordu.
ve mavi gozleri cakmak cakmakti.
yurudu ucurumun kenarina kadar,
egildi durdu.
biraksalar
ince uzun bacaklari ustunde yaylanarak
ve karanlikta akan bir yildiz gibi kayarak
kocatepe'den afyon ovasi'na atlayacakti.
yahudi gibi iftiralara maruz kalmış liderimiz. insanın yahudi olması için yahudi olarak da doğması lazım değil miydi yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum. resimlerinden gördüğümüz kadarıyla mustafa kemal'in annesi zübeyde hanım bildiğimiz bir müslüman osmanlı kadınıydı. yani mustafa kemal de müslüman olarak doğmuştur büyük ihtimalle. ayrıca mustafa kemal yahudi olsaydı bu vatan için canını onlarca kez tehlikeye atacağını hiç zannetmiyoruz. başaramazdı da zaten.
kendi mevkisinde bulunan bir çok liderin * yaptığını yapacak kudrete mevcutken o diktatörlüğü seçmeyerek halka cumhuriyeti benimsetmiştir. sırf bu düşüncesinden ötürü bile övülmeyi, yüceltilmeyi hak eden bir gerçek liderdir. farklıdır. farkı halkını bataklığın içinden çıkarması değildir, çıkarış şeklidir.
biraz devrimci, biraz milliyetçi olmayı başarmış, dengeyi kurarak unutulmaz olmuş, başarılı lider. bu sağ sol illetinde her iki taraf içinde örnek alınan tek lider.
(bkz: bitsin bu sağ sol kavgası)
(bkz: herşeyin fazlası zarar)
"beni görmek demek yüzümü görmek demek değildir." demiş ama biz hala yapmacık bir atatürkçülük içerisinde onun değerlerine saygısızlık ediyoruz. eminim bugün olsaydı atatürk paradan kendi resmini kaldırırdı. o kadar büyük sanatçımızın resmini koyardı. ama bazıları bunun atatürkçülük düşmanı olduğunu iddia ederlerdi o zaman da. atatürk ile atatürkçülükü bile tartışabilirlerdi.
ne kadar zengin ve refah içinde olursa olsun bağımsızlıktan mahrum bir millet medeni insanlık karşısında uşak olma mevkiinden başka yüksek bir muameleye layık görülmez .
mustafa kemal atatürk
not: sadece amerikalı ve avrupalı abilerine ılımlı olupta, emekçiye, çiftçiye, öğrenciye panter kesilen, kendisini türkiye' yi pazarlamakla görevlendiren muhafazakar liberallerin dikkatine.
''benim yaptığım işler birbirine bağlı, lüzumlu olan şeylerdir. fakat bana yaptıklarımdan değil yapacaklarımdan bahsedin.'' sözlerinin sahibi büyük insan.