tarih ile ilgili araştırmalarında her söylediğinin bir dayanağı ve belgesi olan yazar. işkembeden sallayıp sallayıp yazanların olduğu şu ortamda güvenilir bir isim olduğu kesin.
lakin neden zaman gibi bir gazetede yazmakta olduğu ise merak konusu. o bakımdan hayret ediyorum kendisine.
inatla hala "tarihçi" denilen edebiyat mezunu şahıs. bak güzel kardeşim;
bu adam "tarihçi" değildir. bitti. bu adam tarih bilimini bilmez. en fazla "tarih bilgisi iyi bir insan" denebilir. ister yüzlerce, ister binlerce tarih kitabı okusun, tarihçi olamaz. bunun sebebi de sadece desteksiz şeyler yazması değildir. şöyle açıklayım: islam'ın bütün fıkıh külliyatını oku. reddül muhtar'ı, hidaye'yi, hepsini satır satır ezberle. sonuç olarak sadece fıkhi hükümleri bilen bir kişi olursun. müctehid olamazsın. fıkhi hüküm veremezsin. çünkü işin metodunu bilmiyorsun. yüzlerce tefsir oku. razi'yi, zemahşeri'yi, ibn kesir'i satır satır ezberle. bu seni müfessir yapmaz. sadece ayetler hakkında bilgi sahibi olursun. işin metodunu, yöntemini, tekniğini bilmezsin. bu adam da bu şekildedir. kaç tane tarih kitabı okuduğu, tarih bilgisinin ne kadar iyi olduğunun hiçbir önemi yok. "tarihçi" değildir, bitti. edebiyat mezunu. bu adamı tarihçi zanneden kişiler muhtemelen hukuk fakültelerinde oturup kanun kitabı ezberletildiği falan sanıyorlar. öyle bir dünya yok güzel kardeşim. her işin bir yolu yordamı, yöntemi var. daha hala "üniversitelerimiz çok mu iyi sanki, dünyada kabul mü görüyor?" geyiği yapılıyor. üniversitelerimizde yetişmiş dünyaca ünlü, kabul edilmiş tarihçilerimiz de var ama mesele o değil. üniversitede bir kültür verilir. sadece bilim öğretilmez. bilim metodolojisi, bilim etiği de öğretilir. bu adamda onlar yok. adamın fanlarının düşüncesine göre hukukçuya da ihtiyaç yok. birisi çıksın, oturup kanunları okuyup ezberlesin, sonra biz adama "süper hukukçu ya kanunları çok iyi biliyor" diyelim. bu adamın "tarihçi" sıfatıyla tv programlarına çağırılması medyanın ayıbıdır.
dikkat ederseniz reddedilmiş iddialarına, bunlara cevap veremeyişine, taraflı ve nefret dolu, objektif tarihçilikten uzak laubali üslubuna değinmedim bile.
zürriyetsiz damat ferit'e torun torba uydurmuş kişi. böyle bir hata yapan adamın kitap yazması ve yazdığı kitabın basılması ve asıl önemlisi bunun kitabının alınıp buna imzalatılması ayrı bir rezalettir.
edirne sınırının 1 km ötesinde geçerliliği olmayan üniversitelerde kabul görmemesi onun kabahati değildir.
edit: bazı arkadaşlar anlamamakta ısrar ediyor. bizim üniversitelerin avrupa'da kabul görememesi sadece kalitesizliğinden değil, bir şahsı haklı çıkarmak için gerekirse akıl ve bilimden vazgeçmesidir.
buna bir de tarihçi diyen dangozlar var. pabucumun tarihçisi! hayatında tarih bilimi adına hiçbir şey yapmamış, ders kitabı bile okumamış adamlara tarihçi demek de son on yılın modası. bu, maraş dondurmacısı...
1) üniversitelerimizde bilimsel özgürlük ve kalite varmış gibi, tarih bölümü mezunu olmaması eksiklik sayılıyor. kendisi terih mezunlarının %90'ını cebinden çıkarır genel tarih bilgisi olarak. sevan nişanyan'ın etimolojik sözlüğü kadar ya da daha ondan daha kapsamlı etimolojik hazırlayabilmiş birkaç türkçeci var kosssskoca türkiye'de.
2) kendisi, resmi tarihin, yani bir kişinin hatıratında dediklerinin dışına çıkamayan onlarca tarih bölümü öğretim üyesinden belki nicelik olarak az ama nitelik olarak daha fazla şey biliyor.
3) ülkemiz "tarihçi"lerinin %50'si kendisinin verdiği kaynak sayısı kadar kaynak vermemiştir eserlerinde.
4) bu ülkede osmanlıca bilmediği halde tarihçiyim diye geçinenler var ya. adam profesör olsa ne yazar?
berbat bir tarihçi değildir, çünkü "tarihçi" değildir. edebiyat mezunudur. çok çok "tarihe meraklı bir insan" denebilir. kolay mı lan öyle tarihçi olmak? millet 5 tane dil biliyor, arşivlerde sabahlıyor, kütüphanelerde elyazmalarının içinde kayboluyor, ömür tüketiyor, doktora savunması yapıcam diye götünden ter akıyor da anca "tarihçi" ünvanını alabiliyor. bu zatın kerameti nedir peki? yeminle bilmiyorum. şakşakçısı çok herhalde. araştırmadan, önüne sunulanı almaya hazır kitleye hitap ediyor.
bu adama "tarihçi" demek ülkedeki bütün dil-tarih-coğrafya fakültelerine, tarih bölümlerine, oralarda dirsek çürüten akademisyenlere, hatta lisans öğrencilerine hakarettir. sırf benim okuduğum, bu adama yazılmış reddiyeleri toplasam ansiklopedi olur. dost meclisinde tarihten konuşsun, muhabbet etsin. ama tarihçi olduğu iddiasıyla ortaya çıkması üzücü. benim parçacık fiziği üzerine yazdığım kitap ne kadar muteberse bu adamın yazdığı tarih kitabı da o kadar muteberdir. tarihi kaynağından araştırın. ona da üşeniyorsanız; türkiye'de bir sürü hem memlekette hem dünyada tanınmış ve saygı gören tarih profesörü var. onların kitaplarını, yazılarını okuyun.