adındaki muhteşem kelimesinin pargalı ibrahim paşa rolündeki okan yalabık için söylendiğini düşündüğüm dizi. adam o kadar çok yakışıyor ki rolüne atın sülümanı getirin pargalıyı diyeceğim neredeyse. hani belgesel değil dizi bu deniyor ya. eğer süleyman yerine pargalı olsaydı ne olurdudan yola çıktık falan denirdi biz de halit ergençin kötü oyunculuğundan ziyade mis gibi okan yalabık izlerdik fena mı yani.
değinmek istediğim başka bir konu daha var. yav az buçuk tarih bilgimiz var onu da çorba ettiniz! belgesel değil diyorsunuz da e be güzel kardeşim konu hassas. sen vatandaşın tarih bilgisini ne sanıyorsun. okumayan bir toplumda ne görürse onu kapıyorken insanlar, böyle hassas bir konuda daha dikkatli hareket edilmesi gerekmez mi? hadi yaptın diziyi ama biraz daha özen lütfen. boru değil kanuni bu.
drew barrymore'a olan benzerliği ile dikkat çeken hürrem'in acayip figürlerle(!) raks etmesi , "yüzünün ölmesi" ve has odabaşı ibo'yu "kıskanması" ile izleyiciyi kendinden alan dizidir. *
hurrem in olmeyecegini bildigimizden aslinda biraz yavan kalan dizi.. mahidevran in oldurme denemelerinin bosa cikacagini biliyoruz nasil olsa, senaristler mumkunse daha farkli seylere agirlik versinler.
pazar yeri vs daha ayrintili, guzel gosterilebilir, halkin yasayisi gosterilebilir.
valide sultan la hurrem in bir diyalogu ne bileyim bir temasi olabilir. bilmiyorum aklima baska bir sey de gelmedi.
ic konusmalar cok guzeldi mesela, daha cok kullanilabilir.
tamam baydim, dizi guzel, kiyafetler ve kumaslar daha guzel.
"dizinin islamcılarla laikler arasındaki gerilimi de beslediğine dikkat çekti."
bu dizi halkın arasını açıyor; kürt-türk meselesiydi, siyasetti, futboldu derken iyice bölünen halkın arasında gerilim iyice tetikleniyor.
bu dizi bana kalırsa ya düzelmeli, adam olmalı ya da yayından kalkmalı.
çünkü -biraz ileri gitmek olabilir ama- dizi bölücü görevi görüyor.
halkın arasındaki uçurumu tetikliyor.
Genel anlamda iyi giden dizidir. savaş sahnelerinin fazla ihtişamlı olmayacağı açık. ama bir yerel diziye göre seviye iyi. en son kanuninin mektubundaki kürdistan ifadesinin sansürlenmesiyle gündeme gelmişti. sonrasında ne oldu bilemiyorum.
dudaktan öpüşme yokmuş o zamanlar, bir tarihçimiz isyan etmiş, hatta 19. yüzyılda avrupadan öğrenmişiz. acayip cuvallamış durumda bu dizi. valla buradan yapımcılara sesleniyorum, ben o rolun hakkını veririm sayın yapımcılar, yönetmen ve türk halkı. oooh her gece mor mendil mor mendil.
bu kadar kötü bir senaryoyla adeta şişirilmiş, dekordan ve kostümden başka hiçbir şeyin bulunmadığı, sırf sansasyonellik olsun diye yapılan dizimsi. hürrem sultan'ı oynayan oyuncu aylarca arandıktan sonra bulunmuş. buldukları eğer buysa bir taraflarımla gülüyorum. hele kızın dans sahneleri beni benden almaktadır. hiç mi dans hocası, koreograf yok o koca sette?
cariye seçimleri de tamamen yanlış. hepsi mi çirkin olur haremdeki kadınların? hürrem'i öne çıkarsınlar diye yapılmış bir şey belli ki ama saçmalık! kanuni rolüne hiç uymayan halit ergenç'in berbat oyunculuğuna ise laf yok!!!
macar kralı layoş'un "onu* atının üstünde gömerim, budin ovasında nıhıhıhöhöhöh" şeklinde pis bi adam olarak yansıtıldığı dizi. adam, kötülüğünü geçtim, bildiğin pis lan bu! cüneyt arkın filmlerinde de bizanslılar böyle pis pis gülerdi, pek farkı yok! layoş'a iyice attırıp tutturuyolar ki kanuni bunu yenince düşeceği durumdan türk seyircisi olarak bi on kat daha fazla zevk alalım, ohşş!
çok tepki almıştır.türklüğe hakaret saymışlardır.bir kaç grubun insanları gaza getirmesiyle oluşan tepkilerdir.arkadakiler koyun misali ayak uydururlar öndekilere.türklük elden gidiyormuş meğersem.haremdeki kadınlar padişahın dünya ahiret bacısıymış...falan filan işte
son bölüm fragmanında aslında Pargalı ibrahim'de de bi gram akıl olmadığını göstermiş olan dizi.
yanlış anlamadıysam Hatice Sultan (o da ayrı bi salak) seferde olan ibrahim'e mektup yolluyor. ibrahim de mektup gidip ulu orta yerde okumaya çalışıyor. Lan salak, onu kimsenin olmadığı biyerde okusana. çişim geldi de, git kuytu biyere orda oku ya da ne biliyim herkes uyuduktan sonra (herkes uymasa da en azından Sülüman uyuduktan sonra) çadırında oku falan dimi ama?
tamam kabul bunları akıl edemesen de seviyorum seni ibrahim.
edit: okumuyormuş, yazıyormuş efenim farketmez onu da ulu orta yapmasın.
çapı çok dar olan dizi. fakat diziyi beğeniyorum. göze takılan 2 üç şeyden bahsedeyim. pargalı ibrahimin keman çaldığında arkadan gelen keman müziği ile pargalının elinin hiç uyuşmaması, koskoca piyasının bi tek yahudi esnaftan sorulması, grafiklerin gerçeğe çok uzak oluşu, figüran eksikliği gibi. tarih profesörü değilim fakat bunlar baya göze batıyor yani. dizinin izlenebilir bir dizi olduğunu düşünüyorum.