iyi slogan atması onu iyi bir lider yapmaz, erdoğan da iyi slogan atıyor ama erdoğanın slogan attığı kitle çok geniş ve chpye antipati besleyen bir kitle. şimdi muharrem ince, erdoğana en iyi ayarları verse, erdoğana oy veren kesim daha da erdoğanın etrafında kenetlenir, üstelik chp gibi tarihsel sorunları olan bir partide çok şey değiştiremezsiniz. gerçi erdoğan da köşke çıktı, mevcut başbakan, erdoğan kadar güçlü bir lider olmayabilir, o zaman da muharrem incenin fonksiyonu kalmaz, abdullah gül gibi birisi başbakan olsa ona neyin ayarını vereceksin, hele ali babacan olsa, muharremin konuşacak konusu kalmaz.
kendisi ilgili videonun 34:42 saniyesinde benim param da medya desteğim de yok demiştir. vücut dili bilenlerden dikkatle omuz silkme anına bakmasını istiyorum. adam yalancı yahu.
not:omuz silkmek, genellikle yalan söylerken aniden ortaya çıkan bir zorunlu reflekstir.
Dürüst , efendi , oğulları gazetecilere çay getiren lider romantizminden kurtulup akp siyasetiyle başa çıkabilecek bir figür istiyorsa chp kurultaydan genel başkan olarak çıkmalıdır. 12 yıldır bir arpa boy yol alamamış türkiye siyasetindeki muhalefeti yakından takip eden bir vatandaş olarak bu konuda yalova milletvekiline oldukça şans veriyorum.
Tamam partin hakkında hoşuna gitmeyen şeyler, şikayetlerin olabilir ama bunu dile getirmenin de yolu yordamı var. Gazetelerin televizyonların önünde partini şikayet etmek, genel başkanına diktatör demek olmaz. Bunlar parti içinde çözülmesi gereken sorunlar, evde olan tartışma komşuya yansıtılmayacağı gibi bu durum da yansıtılmamalıydı.
Akpnin ekmeğine yağ sürüldü chpnin tabanı karıştı oh mis, devam devam nereye gidiyoruz bakalım.
Diğer siyasetçilerden farklı bir üslubu olan daha çok eleştirmeye yönelik siyaset yapan milletvekili.Bu durum muhalefet partisi milletvekili olmasıyla birlikte de ilişkilendirilebilir.Fakat farkındalığı olan bir siyasetçidir.Bir meclise hitabet ederken hızlı konuşan ve genellikle tezatlardan yararlanan siyasetçidir.Mensubu olduğu partideki birkaç değerli siyasetçiyi parti içi hakettiği konumlara getirdiği taktirde halkın beğenisini kazanabilecek ve partisini bir üst seviyeye taşıyabilecek siyasetçidir.
genel başkanını "diktatörlükle" suçlayarak parti içindeki muhalif kesimden oy almaya çalışan, cumhuriyet halk partisi genel başkan adayıdır.
söylemlerinde iktidara gelmeye ve türkiye'nin sorunlarına çözüm aramaya dair cümlelerden çok "önce partinin başına geçeyim de sonrasına bakarız" tavrı hakimdir.
meclis konuşmaları insanları umutlandırır niteliktedir. bu tarz muhalefete hasret kalan chp seçmeni için iyi bir alternatiftir.
"iki seçimde partiyi iktidara taşıyamayan genel başkan gider" cümlesi etkileyicidir.
ne yapmaya çalıştığı anlaşılamamış milletvekili. Aynı liderleri k-mal ın türkiye başbakanını ısraile şikayet etmesi gibi, parti liderini türkiyeye şikayet ediyor. Parti içinde çözülmesi gereken konuları kamuyla paylaşıp partiyi karıştırıyor.
Bir akpartili olarak k-malın istifa edip yerine sağlam bir lider gelmesini istiyorum. Chp nin de ülkede söz sahibi olması gerektiğini savunuyorum. Ama bunlar her geçen gün daha da birbirine giriyor amk. Sen daha kendi partinin içinde birbirine samimi değilsin ki, halka samimiyetini nasıl ispatlayacan ey chp.
Neyse yaa
yiyin birbirinizi ete para vermeyin.
Sikin birbirinizi göte para vermeyin
yancıları ve karşıtları hakkında bayağı fantastik şeyler söylüyor. bunlardan bazılarına cevap vereyim.
1) chp'nin genel başkanı seçilebilir.
- bu ülkede hangi partinin genel başkanının normal yollarla değiştiği görülmüş. ölmeden yada istifa etmeden partinin başından çekilen tek lider ismet inönü'dür. çok fazla yaşlı ve yıpranmıştır öncesinde. kılıçdaroğlu henüz eskimedi ve delegeler kendisinden yana. bu yüzden seçilmesi imkansıza yakındır.
2) parti başına geçerse partiyi uçurur.
- muharrem ince chpli olmayan kaç kişinin destekleyebileceği kişi. seküler mhpli az sayıda seçmen dışında partiye getirebileceği oy yoktur. bunun yanında hüseyin aygün kafasındaki pkk'ya ılımlı bakan solcuları götürmesi muhtemeldir. chp için akp'den oy çalabilecek lider lazımdır. benim gördüğüm kadarıyla böyle birisi yok.
3) seçilirse baykallı günlere geri döner %20 oy alır otururuz*.
- bunu söyleyenler kılıçdaroğlu'nun partiyi oy olarak yükselttiğini sanıyorlar. kılıçdaroğlu zamanında oy artışı olmamıştır. gelen oylara dikkat ederseniz seküler liberallerdir. bunlar baykal döneminde anap ve dyp gibi son nefeslerini alan partilerde takılıyorlardı. akp'nin muhafazakarlığı ve mhp'nin milliyetçiliği bu insanları seçim barajı yüzünden chp'ye yöneltti. önceki soruda belirttiğimiz şekilde ulusalcılar ve sosyal demokrat istemsizce bu ittifaklarını sürdürmek zorunda kalırlar. çünkü alternatifleri yok.
4) yalova seçimlerinde gördüğümüz gibi mücadeleci siyasetçi.
- yalova yerel seçimlerinde yaptığı mücadele takdire şayandır ama yaptığı mücadele kendi siyaset hayatı içindir. çok medyatik bir siyasetçi olmasa veya chp'nin bu şehirde iddiası olmasa aynı mücadeleyi yapmayacağı çok açıktır. kendisinden daha az medyatik olan mansur yavaş ankara için sonuna kadar mücadele ettiği halde muharrem efendi ülkücüyü aday gösterirseniz böyle kaybederseniz tarzı konuşmuştur.
5) vizyonlu bir siyasetçidir.
- öncelikle siyaset çok kirlidir ve vizyonlu siyasetçiler genelde en kirli olanlarıdır. kılıçdaoğlu hakkari mitinginde türk bayrağı istemez ama ankara da bozkurt işareti yapar. çünkü nerde ne oy getirebileceğini bilir. aynı şekilde cumhurbaşkanlığı sürecinde selahattin demirtaş neredeyse "ne mutlu türküm diyene" diyecekti az kalsın o derece yumuşattı söylemlerini. bu yüzden muharrem ince vizyonsuzdur. masur yavaş'ı ülkücü hüseyin aygün'ü kürtçü diye eleştirir partisinde.
6) halktan kopuk ulusalcılardan birisidir.
- chp'yi sosyal demokrat ve ulusalcı diye bölersek muharrem ince ortanın azıcık ulusalcı tarafında kalır. pek çok söylemi sosyal demokratlık çizgisindedir. fakat pkk ve terör sorunu konusunda sosyal demokrat kesim gibi iyimser davranmaz. aynı şekilde çoğu ulusalcı gibi türk halkına tepeden bakmaz. en üstten en alta kadar her kesimin sevgisini kazanabilecek az sayıdaki chpli siyasetçiden birisidir.
8) deniz baykal'a yaranmaya çalışıyor.
- deniz baykal kılıçdaroğlundan önceki genel başkandır. parti içerisindeki gücünü tamamen kaybetmemiştir. cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi emine ülker tarhan ve ekmeleddin ihsanoğlu'na destek vermeyip kimsenin yanında olmadığını göstermiştir. kılıçdaroğlu karşısında olmadığı gibi yanında da değildir. muharrem ince kazanması için az bir ihtimali de heba etmemek için deniz baykal'a yanaşması en doğal hakkıdır.
kişinin konumuyla değerlendirilmesi gerektiğini en iyi öğreten kişi. tıpkı kılıçdaroğlu gibi sadece parlak bir genel başkan yardımcısıdydı. lider filan çıkarmak ahmakça. bakın kılıçdaroğlu'na genel başkanlıktan önce yapılan yorumlara, girilen entrylere. adama bir imkan verseler süpürecek sanki. yok işte iyi bir ustabaşı ol ama ben mühendisim deme abi.
ince ruhlu ancak gerektiğinde agresif olabilen çobanlık da yapmış ismet inönü'yü bile görmüş hatta onun torununun kırmızı ayakkabılarını bile kıskanmış şimdilerde chp genel başkanlığına soyunmuş milletvekili.
Baskan oldugunuzda neleri degistireceksiniz tarzi sorular yoneltildiginde, cevap veremeyecek kadar vizyonsuz, mevcut baskanin yillardir yaninda olmasina ragmen kilicdaroglu aleyhine sacma sapan kelimeler sarf eden bir tip.
iyi adamdır, değildir bilemem. ama siyasette bazı şeyler vardır ki parti içinde konuşulur ve parti içinde kalır. bakın akpnin içinde bu kadar fırtınalar koparken bile rtenin cumhurbaşkanlığı adaylığı konusundaki farklı fikirleri hiç duymadık biz. çünkü konuşmazlar, partinin dışına çıkarmazlar.
bence kendisi cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yaşanan bazı hadiseleri şirin payzın gibi birinin programında konuşarak büyük hata yaptı. bir de isim vermek istemeyince "bunlar kapalı kapılar ardında konuşulan mevzular" diyerek tüy dikti. program boyunca "bu kadar seçim kaybeden birisi istifa etmeli" diyor. iyi güzel de sevgili abiciğim, burası türkiye. karşında trt dahil olmak üzere medyayı avucuna dolamış bir rakip var. bunu da geçtim, gelecek yirmi yıl boyunca kimlere oy vereceğinin hesabını kafasında çoktan bitirmiş bir seçmen var. diyor ki "chp doğal oy sınırlarına ulaştı falan diyorlar bunlar masal". eh be abiciğim, sen kendin inanıyor musun bu söylediğine? yahu bir bak bakalım, türkiyede son 5-6 yıldır kimin oyu nereye gitmiş? basbayağı sabit bir oy dengesi var şu an. kimin kaç oy alacağı belli.
sen, veya bir başkası chpnin başına geldiğinde şu ana kadar oy alamadığınız kimlerden oy alacaksınız? yahu yolsuzluğuna rağmen akpyi destekleyen yüzde 45i neyle kandıracaksın? devlet bahçeli gibi bir adama yüzde 17lere varan oyları veren seçmeni neyle çekeceksin? hadi mhpden oy kırptın diyelim. eee, sonra? akp yüzde 45 zaten. allah korusun mhp meclise giremese zaten başkanlık rejimi anında getirilir. sen de ilkeliliğinle övünürsün ancak. nereden oy alacaksın abiciğim? ne söyleyeceksin insanlara?
şu anki siyasi ortam gayet basit ve gayet net. mhp ve chpnin önümüzdeki genel seçimlerde halkı gümbür gümbür sandıklara çekmesi gerekiyor. ve akpyi de yüzde 42nin altına indirmeleri gerekiyor. chp akp seçmeninden kolay kolay oy alamaz şu anda. onun için de mhpnin burada devreye girmesi gerekiyor. mhp ve chpnin akpye karşı çıkarları ortak. hatta tüm diğer partilerin de. daha önce de demiştim, bu cb seçimleri bir rejim seçimiydi aynı zamanda. işte önümüzdeki genel seçimler de aynen öyle olacak. çok kritik bir sürece girdik 17 aralık sonrasında. hatta belki bunu geziye kadar götürebiliriz. şu anki siyasi ortam belli. hukuki açılardan meşruiyet sorunu bulunan bir yönetim var başımızda. ama halk onları destekliyor. en azından yüzde 45 civarında bir kesim. rte seçilmiş bir cumhurbaşkanı. bu sistem ne parlamenter bir sistem, ne de başkanlık sistemine benziyor. yarı başkan olabilmek için de rtenin sorumluluğunun ve yetkilerinin artırılması gerekiyor. ayrıca rtenin kafasında başkanlık sistemi var zaten uzun bir zamandır.
işte halk buna destek verenler ve vermeyenler olarak bölünmüş durumda. mhp chp falan hikaye. akp iktidardan gitse, baraj da kalksa emin ol chp ve mhp şu anda aldığı oyları rüyasında göremez bir daha. ecevitin yüzde kırklarından bahsediyorsun falan iyi güzel ama şu anda türkiye çok özel bir süreçten geçiyor. karşında necmettin erbakan, süleyman demirel gibi adamlar yok maalesef. seçmen de o zamanın seçmeni değil. sol da o zamanın solu gibi değil. milyonu buluyor o dönemde disklilerin sayısı. şimdi var mı öyle bir şey? bunlar boş laf hep.
üstelik böylesine önemli bir süreçte, akpye adeta fırsat yaratıyorsun ilgileri chpnin üzerine toplayarak. şu anda bizim gül çiftinin sözlerini tartışmamız gerekirdi, akpde parti içi tartışmalara odaklanmamız gerekirdi. siz böyle bir süreçte chpyi birbirine katıyorsunuz tam aksine.
haa, bununla beraber kendisinin bir yorumuna fena halde katıldığımı da belirtmem lazım. evet, bence de incenin dediği gibi chp ve mhp ilk turda daha fazla aday çıkarsalar ve ikinci turda ittifak yapsalar daha iyi olabilirdi. yine de köşke rte çıkardı ama en azından ikinci tura kalabilirdi bu iş. o konuda hak verdiğimi söylemem gerek.
şimdi danimarkalı, isveçli, hollandalı... siyasetçilere bakıyorum; hiç öyle muharrem ince ya da recep tayyip erdoğan tarzı atarlı giderli siyasetçi yok. hepsi sinirlerini aldırmış gibiler; heriflerin kafasından aşağı boya döküyorlar, cebinden mendilini çıkarıp siliyor ve yoluna devam ediyor. öyle vatandaşın üzerine yürümeler, yakasına yapışmalar falan yok.
hah işte kemal kılıçdaroğlu böyle ülkelerde siyaset yapabilir ancak -üslup bakımından-.
bizim memleketimizde recep tayyip erdoğan gibi, muharrem ince gibi adamlar siyaset yapabilir. çünkü halkımız buna rağbet ediyor maalesef.
tanım: chp'yi halka daha da açarsa, yalova seçimlerinde gösterdiği özveri ve direnişi chp'nin başında da gösterirse başarılı olacağına inandığım siyasetçi. göreceğiz bakalım recep tayyip erdoğan'dan başka oy verilecek adam mı var" "muhalefet gibi muhalefet yok" diyenleri.
inşallah mhp'nin başında da oktay vural'ı görürüz artık.