son yıllarda gördüğüm en mantıklı ve en vurucu muhalefet konuşmasını yapmıştır bugün. konuşmasından satır başları şöyle;
-esad'a dostum derken, bodrumda tatile giderken, boğazda tekne turu yaparken diktatör değildi de şimdi mi diktatör oldu?
-kimden yanasın,esad'dan yana mı? sorusuna esad'ın canı cehenneme ben bağımsız türkiye'den yanayım.
-burda savas tezkeresini konuşuyoruz savaş olursa evlatlarını gönderecek olan hiçbir milletvekili yoktur, öyleyse bu oturum neden kapalı neden halk bu oturumu izleyemiyor, hatta canlı yayında verilsin.
tabi bunları söyledikten sonra pek demokratik olan meclisimizde sesi kısılmıştır meclis başkanvekili tarafından.
mecliste süren teskere görüşmelerinde gene tek tabanca iktidar vekillerini hizaya çekmiş chp li siyasi.
--spoiler--
CHPli Muharrem ince, " Esadın canı cehenneme.
Esas siz Türkiye den mi yanasınız, Obama dan yana mı, önce onu söyleyin.
Bu bir kaza mıdır, bu bir saldırı mıdır?
Siz bunun cevabını veriniz. Siz doktora sendikacıya onların hepsine ama Türkiyenin dış politikası efelenmekle olmaz.
Bakın memleketi ne hale getirdiniz.
Fakir fukara anneler şu an kara kara düşünüyor. Savaşa girecek miyiz, çocuğum savaşa girecek mi? diye " şeklinde konuştu.
--spoiler--
sapına kadar ak parti taraftarıyım ama muharrem ince söylediklerinin harfi harfine destekliyorum ne dese haklıdır..abartmıyorum ak partinin bakanlarından konuşma esnasında ''ulan adam hakikaten haklı ne yapıyoruz biz amk..'' demeyen yoksa şerefsizim...
ince göndermelerin sahibidir kendisi. şu anda cumhuriyet halk partisinin içinde en aktif siyaset yapan ve söyledikleri ile insanları etkileme becerisine sahip olan tek tük vekilden biridir.
yalama eylemi içerisine girmeksizin siyaset yapabilme yeteneğine sahip güzide insandır. bugün chp başkanı olsa cebinden 8958790 basiretli kılıçtaroğlu çıkarır diyebileceğimdir. ne de olsa yalovalıdır.
kimilerini rahatsız etmiştir bu soyu ince kendisi gür adam. bu adamı desteklemek için solcu, chpli olmaya gerek yok sağcısı da merkezcisi de bu adamı desteklemeli. bu adam gerçeği konuşuyor, sağcıların ütopyasını değil.
bu adamın bugün söylediklerine hala katılmayan şahıslar toplanıp savaşa gitsin bir zahmet. tamam anladık ülkeni sevmiyorsun, illa çıkarlarım diyorsun, takım tutar gibi parti tutuyorsun bu tiplere zaten alıştık fazlasıyla. ulan orada savaşa gidecek çocukların ailesini de mi düşünmüyorsun. orada o çocuklar savaşırken aileleri ölüp ölüp dirilecek, sen götünü yaya yaya televizyondan aa savaş var hadi bastırın aslanlarım diyeceksin. o götünü .. neyse. sonra sağda solda ben müslümanım iyi niyetliyim hoşgörülüyüm diye gezersin. öbür tarafta benim vergilerimle evine gelen her eşya bu tarafta yaydığın o götüne girecek bilesin. o kadar savaş yanlısıysan git orduya gönüllü ol, sözde seviyorsun ya ülkeni. tamam diyelim adam savaşıyor savaşa evet demeye yüzü var. savaşa evet deyip bir gün sonra arkadaşlarınla gülüşe gülüşe yavşak yavşak konulardan bahsedeceksen bil ki annen dünyadaki en iğrenç insan.
bugün felaket ayar vermiştir kendisi. hem de lafı dolandırmadan gayet açık açık konuşmuştur. helal olsun. düzgün, mantıklı muhalefet böyle yapılır işte.
adamın hasıdır. son konuşması ile yine dillere tercüman olmuştur ama hep söylediğiyle kalıyor adam, bir şeyleri değiştiremiyor yetkisi o kadar olmadığı için. diline sağlık muharrem ince. sen gibiler oldukça umut var olur hep.
siyasi konular hakkında konuşmayı pek sevmem ama (bkz: 4 ekim 2012 muharrem ince suriye konuşması)'nda gördüm ki bir milletin meclisinde muhalefet dediğin böyle olmalıdır. hali hazırda muhalefet sıfatını taşıyan vekillerin büyük bir kısmının muharrem ince'den ders alması gerekir.
bize savaş değil, barış lazım... ve barışı savunacak insanlar...
kimilerince şovmenlik yapmakla suçlanan milletvekili. şöyle eleştiriler dahi gördüm "çok sıradan ve mahalle ağzıyla konuşuyor". tabi, karşısında her türlü plan, projesini bilimsel dayanaklarla destekleyen bir iktidar olduğu için böyle karşılanması normal. mahalle ağzının yakınından geçmeyenler tarafından yönetiliyoruz zaten. hay babanızın kemüğüne. eleştiri yapmak için bu kadar kasmayınız. renginiz belli, kendinizi yormayınız.
"muhalefet nedir, nasıl yapılır?" sorusunun iki kelimelik cevabı, kapalı yapılan oturumu eleştirirken kullandığı:
-"niye oturumu kapalı yapıyorsunuz? sayın bakanlar, akp'li vekiller savaşa sizin çocuklarınız mı gidecek? halkın çocukları gidecek ve neden gittiğini bilmeye hakları var!" cümlesi duygularımıza tercüman olmuştur.
evet iyi konuşmuş, büyük bir kesimin sesi olmuş takdir edilmeli ama bu kadar. sırf bundan dolayı "chp'nin başında görmek istiyoruz", "başbakan olmalı" falan filan. e kemal kılıçdaroğlu için de aynı şey deniyordu. iki konuşunca gandi'ye kadar gitti mevzu. ya arkadaşlar, kardaşlar ve de kızkardaşlar! yapmayım etmeyin yahu. sığ sularda yüzmekten bi'vazgeçin artık.