hala çatır çatır kullanılan, eskimeyen konuşma aparatı.
sevgilimin facebook'u olmadığı için msn'den konuşuyoruz ve gayet memnunum performansından. facebook chat gibi sağ alta tıkılı kalmıyorum en basitinden. facebook messenger'ın varlığından haberim var ancak oldukça itici geliyor o da tıpkı facebook gibi. sözün özü msn candır, kullanılır.
zamanında deli gibi kullanılan, geçen gün orada neler yaptığımızı hatırlayıp duygulandığım, evlere internet alma oranını %70 artıran program. hani hızla, çevrimdışı, çevrimiçi olurdu herkes bir kaç defa. dıng, dıng, dıng, dıng diye ses çıkar, ve birisinin ısrarla geldiğini haber etmesi durumu olurdu.
bilgisayarı daha yeni yeni öğrendiğim zamanlar gelir aklıma hep msn gelince. ne çok kullanılırdı. bir de mirc vardı. ama türkiye'de msn ve mirc bitti. msn'i bilmem de, mirc avrupa'da hala çok kullanılıyor.
internet kafede ilk e posta adresi aldığım günü hatırlıyorum ki o zaman e posta nedir bilmiyordum, msn aldım sanıyordum-öyle biliyordum; o gün bu gündür her bilgisayarı açtığımda msn'imi açarım.
turuncu turuncu yanan ışığını özledim ben bunun. ses de çıkarırdı ama sesini kapatırdım genelde. çünkü annem her seferinde gelirdi noldu diye. anlatsam da anlamıyor. bu teknoloji nasıl bir şey yarebbim diyordu sadece. canım annem.
liseye giderken yeni yeni kullanmaya başlamıştım. sanki uyuşturucuya başlamıştım der gibi oldu. değil tabi. hiç uyuşturucu kullanmadım. sanki uyuşturucu bir hiçmiş gibi oldu böyle de. anlatımı bozdum. uyuşturucu gene de bir hiç.
msn'i açarken heyecanlanırdım. açılırken dönen o iki adama bakar dururdum. onlar adam mıydı sahi? sonra onun kadın versiyonu da yaptılar. hatta başı kapalıydı o kadının. oturum kapandı diye şakalar yapardık. ne biçim gülerdik.
onu beklerdim ben msn'de. msn'De birini beklemek başka bir heyecandı. şimdi öyle bir heyecan yok. ya da ben epeydir yalnızım. bilemedim. hüzünlü bir durum.
teknoloji nasıl da değişiyor. msn hiç eskimez sanırdım halbuki. şimdi o gitti başka başka şeyler geldi. o değil de, anı diye neleri anlatıyoruz baksana. eskiler iyiymiş aslında. mektubun özlemi bambaşka.