mr nobody

entry297 galeri14
    151.
  1. dağınıklığı filmin en etkileyici noktalarını ikinci plana atmıştır.
    0 ...
  2. 152.
  3. Senaryo, yönetmenlik ve oyunculuk başarılarının yanısıra müzikleriyle de harika olan filmdir.

    buddy holly - everyday
    the chordettes - Mr. Sandman
    pierre van dormael - undercover
    hans zimmer - God Yu Tekkem Laef Blong Mi
    2 ...
  4. 153.
  5. tercihler ve bu tercihler sonucu meydana gelen sonuçlar üzerine oldukça başarılı bir film. bir otobüs yolculuğunda film kanalları arasında dolaşırken denk gelip "tercihimi" bu filmden yana yapmış olmam da benim adıma oldukça ironik oldu.

    --spoiler--
    filmin bana en ilginç gelen yanı şöyle; üç kadın arasında kalan nemo'nun tercih ve alternatiflerini sıralarsak bu sıranın anna>elise>jean şeklinde olduğunu söyleyebiliriz. yani jean, elis'in; elise ise anna'nın alternatifi. ama yaşanılan hayatların maddi karşılığı ve verilen sözlerin karşılanma durumunda en ideal yaşam jean ile yaşanılan olanı. ardınadan elise, onun ardından ise anna geliyor. jean ile hayatını birleştiren nemo zengin ve hayattaki bütün beklentilerini gerçekleştirmiş biriyken anna'yı bir ömür boyu bekleyen nemo bir meczup olup çıkıyor adeta. gerçi her üçünde de manevi bir huzura ulaşamıyor nemo ama dünyevi açıdan tercih edilmeyenler sanki tercih edilenlere ağır basıyor.
    --spoiler--
    2 ...
  6. 154.
  7. Eğer hiçbirini seçmezsek bütün olasılıklar varlığını sürdürür sözü ile etkileyen izlerken kuantumdan; kelebek etkisinden belki biraz da paralel evrenden bahseden izlenesi film.
    0 ...
  8. 155.
  9. Güzeldir, hoştur, Memento'yla birlikte izlenirse bir hafta kafa yapar ama Çok gereksiz yerleri uzatılmış bir filmdir.
    1 ...
  10. 156.
  11. Zaman kavramının olmaması nedeniyle filmin sonunu tahmin edemediğimden beni manyağa çeviren filmdir.
    Bir de girişini kral kelebeğinin uçması ile yapması zatı alimi mutlu etmiştir.
    Bu şarkısı da çok sevimlidir:)
    http://www.youtube.com/watch?v=Wc9oOCnhcB8
    2 ...
  12. 157.
  13. arşivliktir fikrimce, ilk yarım saat içinde bu ne amk denilebilir ama sonuna kadar izlenilesi bir filmdir.
    1 ...
  14. 158.
  15. " Ölmekten korkmuyorum. Yeterince yaşamamış olmaktan korkuyorum. "
    1 ...
  16. 159.
  17. 2 saatimi heba eden, son on dakikadır sövdüğüm film. bi bok anlamadım, sonunu izlemeden kapattım.

    hayır, emeğe filan saygım yok arkadaş.
    1 ...
  18. 160.
  19. --spoiler--

    güzel başlayan, ardindan 'kelebek etkisi lan bu' sanılan, ortalara doğru sarkan, güzel bi sonu olan film.

    --spoiler--
    0 ...
  20. 161.
  21. yönetmenliğini Jaco Van Dormael' ın yaptığı film. tür olarak dram, fantastik, macera, romantik. 2009 yılında gösterime girmiştir.
    0 ...
  22. 162.
  23. beğenmedim diyenleri vurmak istediğim film. kesinlikle beğenmemek diye bir şey yok. anlamamış olabilirsiniz.

    defalarca izlenesidir. ayrıca jared leto hala bunca yeteneğe rağmen neden sönük anlamış değilim ben.

    (bkz: the kill)

    (bkz: 30 second to mars)
    2 ...
  24. 163.
  25. geleceğimizi hatırlasak dahi hayatın aynı şekilde anlamsız geleceğini gösteren film.

    seçimlerimizin ne kadar doğru oldugunu düşünsek bile acaba diğeri miydi doğru olan? sorusunu daima kendimize soracagımızı kanıtlayan film.

    ne kadar cok secim ve yaşanabilecek onca farklı hayatın bizi yine aynı noktaya getireceğini gösteren film.

    harikadır.
    1 ...
  26. 164.
  27. Okuduklarımdan anladığım kadarıyla sözlükte beğenilmeyen bir yazarın bu filmle aynı isimle olmasından dolayı konunun ilk sayfaları gereksizce dolarak hakkı verilememiş efsane adayı filmdir.
    2 ...
  28. 165.
  29. afişini beğenmediğim için izlemediğim filmdir. iyi mi yapıyorum kötü mü yapıyorum bilemem ama bi'şeyler yapıyorum.
    4 ...
  30. 166.
  31. afişine aldırılmaması gereken film.
    0 ...
  32. 167.
  33. kaderi çok güzel anlatan başarılı bir yapıt. film "kader yapılan tercihlere göre şekillenir o tercihin iyi mi kötü mü olduğunu bilemezsin ancak yaşarak görürsün" mesajını veriyor. izlemeyen çok şey kaçırır.
    0 ...
  34. 168.
  35. izlenmeye değer kurgusu da bir o kadar güzel olan bir filmdir.
    0 ...
  36. 169.
  37. son zamanlarda yapılan en çarpıcı film. hayran kaldım. bilim kurgu sevenler muhakkak izlemeli. ayrıca jared leto nasıl oynamış öyle. bir gün karşılaşırsam sen insan mısın diyeceğim. are you human dude? ha? are you human?
    1 ...
  38. 170.
  39. 171.
  40. 172.
  41. efekt ve görsellik konusunda the fall ile yarışacak kalitede, dopdolu içeriği ile aslında anlık bir olayı ve sonucundaki seçim sürecini 2.5 saatte anlatan şaheser.
    1 ...
  42. 173.
  43. benim için gelmiş geçmiş en iyi filmlerden bir tanesi oldu diyebilirim. merak ettiğimse bu kadar harika bir yapıtı ben neden daha önce duymadım, neden insanlar bunun değerini anlayamadılar? belki bu filmi tam anlamıyla kavrayabilmek için 2 kere izlemek gerekebilir. ben 1 kere izledim (henüz). 2.yi de izleyeceğim en yakın zamanda. tamamen anlayabilmek için.

    filmin konusu bambaşka ve bir zamanlar bu konu üzerinde çok düşünmüştüm, bir çok teori atmıştım ortaya. böyle bir film yapılmış olması bana onu hatırlattı. konuyu çok iyi işlemişler. böyle bir konuyu böyle güzel anlatabilmek.. neredeyse imkansız denilecek bir yapıt koymuşlar ortaya. ve grafikler.. o kadar güzel grafikler yapılmış ki, bu filmi 1080p görüntü kalitesinde izlemenin de verdiği haz bambaşkaydı.

    --spoiler--
    aslında sende yoksun, bende.
    --spoiler--
    0 ...
  44. 174.
  45. Tarzıyla ilginç ve bir o kadar da güzel olan filmdir.
    Nemo nobody'nin gençliğini oynayan Toby Regbo dünya üzerindeki en güzel varlık olsa gerek.
    2 ...
  46. 175.
  47. entryleri okuduğum kadarıyla bu filmden pek bir şey anlamayanlar da varmış. olabilir, ilgi odağı bilim kurgu değilse anlaşılmayabilir. benimde anlayamadığım bir çok film vardır muhakkak. ama bu film sanki benim düşünce yapıma göre yaratılmış. bir zamanlar bu konuyla ilgili kafamı çok fazla yormuştum. şöyle ki;

    aslında bizim yaptığımız herhangi bir hareket, yalnızca bizim hayatımızı değil, bütün dünyayı etkileyebilir. nasıl derseniz, şöyle düşünün: şu anda evdesiniz ve benim bu entrymi okuyorsunuz, peki ya dışarıda olsaydınız? dışarıda yürürken belki birine çarpıcaktınız, bu çarptığınız insanın bundan sonraki hayatına 2 saniye daha ilerde devam edeceği anlamına gelir. yani 12:00:00'da evde olacak olan bir insan 12:00:02'de evde olacak demektir buda. ve bu belki bütün dünyayı değitirmeye bedeldir. yani o çarptığınız insan belki siz çarpmasaydınız caddeden geçerken gelen arabayı kılpayı atlatırken 2 saniye farkla arabanın altında kaldığını düşünün. şimdi siz katil misiniz? hayır, bunu sizde bilemezsiniz. arabayla ezilen kişi hayatını kaybetti. çarpan insan hapse girdi. bu hapisteki bütün zaman kavramını birden bire değiştirir. o adamın varlığı onunla konuşan herkes için zaman artık değişmiştir. belki hapisteki bir insan yapması gereken bir şeyi artık onun sayesinde yapmayacak, bu o adamın hayatını değiştirmek demektir. ne için peki? siz şu an bu entryi okumadığınız ve dışarıda olduğunuz için.

    veya şöyle düşünün, otobüste gidiyorsunuz. önünüzdeki insanların konuşmalarına kulak misafiri oldunuz. bir arkadaşınızla buluştunuz ve başka bir konudan bahsedicekken ona bunu anlattınız. bütün konuşmanız burda kayar, yani konuşulacak konu değişir. belki anlatmayacağınız başka bir şeyi bu konunun açacağı konu üzerinden anlattınız veya o size anlattı. bunun doğrultusunda başka bir karara vardınız. peki bu karara nasıl vardınız, otobüstekileri dinleyerek. işte bu filmde anlatılanda tam olarak budur.

    ama tabi filmde bu yönünden çok fazla bahsetmemiş daha çok hayatta yaptığımız seçimleri ya yapmasaydık bugün nerde nasıl olurduktan bahsetmiş. şu anki biz biz olur muyduk, yoksa bambaşka asla yapmam dediği şeyleri yapan biz mi olurduk? konularına değinilmiş. ama inanın mükemmel bahsedilmiş, bu konuları merak eden insanların bu filmi izlemeleri gerektiğini düşünüyorum.

    bu verdiğim örneklerle ilgili filmin bir yerinde bahsedildiğini söylemiştim, anlamayanlar olabilir çünkü çok karmaşık olarak anlatılmış. şöyle açıklayabilirim;

    anna nemo'ya telefon numarasını veriyor. nemo'nun anna'ya ulaşmasının tek yolu o telefon numarası. ve bu telefon numarası bir kağıtta yazılı. başka hiçbir şekilde anna'ya ulaşılamaz, öyle düşünün. nemo tam telefon numarası yazılı kağıda baktığı sırada gökten bir yağmur damlası düşüyor. peki neden?;

    bir brezilyalı bir gün yumurta kaynatmış, hararet odada mikro-iklim yaratmış (yani sıcaklık değeri değişmiş). bu da demektir ki orada sıcaklık değerinin değişmesi dünyanın diğer ucunda yağmur yağacak olan son etkiyi tamamlamış, yani demek istediği yağmur yağmak üzere yalnızca bir etki kalmış geriye, o da o sıcaklık ayarının değişmesiyle tamamlanmış ve yağmur yağmaya başlamış, hatta bu konuyla ilgili bir çin atasözü geçiyor filmde: "Tek bir kar tanesi, bambunun yaprağını bükebilir." burada yağmurun tek bir etkiye kalmasını kısaca böyle açıklayabiliriz.

    brezilyalı adamın aslında tam o sırada işinin başında olması gerekiyormuş, ama brezilyalı adam konfeksiyon fabrikasındaki işini kaybetmiş. bunun sebebi de farbikanın herhangi bir işçisinin kot pantolon fiyatlarını karşılaştırıp ucuz olanı almasıyla ilgili. bu sayede kot pantolon imalatı diğer ülkelere taşınmış.

    bu işçi, pantolonun ucuz olanını alırken, bilebilir miydi ki nemo'nun aslında hayatını kararttığını, belki anna ile nemo o günden sonra mutlu bir hayat sürdürüceklerdi, evleneceklerdi ve çocukları olacaktı. sırf bu işçi pantolonun ucuz olanını aldı diye belki de bir çocuğun hayata gelmesini engelledi. veya bu olay 1 gün sonra olamaz mıydı? bu brezilyalı adam başka iş bulamaz mıydı? veya yumurta kaynatmak yerine farklı bir yemek yapamaz mıydı? bir kişinin hayatını mahfettiğini bilse gerçekten de o yumurtayı kaynatır mıydı? işte tam olarak anlatmaya çalıştığım da bu.

    film bu konuları müthiş işlemiş, eğer anlattıklarımla gerçekten ilgileniyorsanız filmi mutlaka ve mutlaka izlemenizi öneririm, pişman olmayacaksınız.
    9 ...
© 2026 uludağ sözlük