tanıştıktan çok vakit sonra aynı gün doğduğumuzu öğrendiğim, güzel adam. aynı yerde olmasa da aynı anda kutluyor olacağız doğum günlerimizi. sözüm söz, telefondan üfleyeceğim mumları... var olsun, nice yıllara...
doğum günü çocuğu. oha ne çocuğu lan koskoca adam. allah bilir hala utanmadan doğum günü de kutluyordur. şaka, kutlasın tabi. ben de ortak olayım hatta. iyiki dünyaya gelmiş iyi insan, iyi arkadaş, iyi yazar, iyi mod. daha fazla şımartmak istemiyorum, sevgiler.
o hasta haliyle doğum günü kutlayıp kutlamadığı konusunda muallakta kaldım doğrusu. umarım böyle bir hayata düşmedin bebeyim. bensiz bensiz nasıl geçti o pastalar, limonatalar boğazından? hiç mi aklına gelmedim? o kadar da heveslenmiştim halbuki. mumları beraber üflicek, pastayı beraber kesicektik. sonra ben pastayı alıp olay yerini terkedecektim. ne bakıyosun öyle canım? aramızda bi çukulatalı pastanın lafı mı olur yani?
hani bi keresinde yine hastalanmıştın sen. bir sürü ateşin çıkmıştı. kim sirkeli suyla yıkadı suratını? ben. bu da benim hakkım. her şeyin bir bedeli vardır unutma yeğen.
hıı hediyene gelince, bi milyoncudan tel toka aldım. önemli olan hatırlamaktır bi kere. hediyeninn büyüğü küçüğü olmaz hem. ıı bi de maddi değil manevi değeri büyük onun.
doğum günü insanı. onunla uludağ sözlük msn grubunda tanıştık ilk. iyi ki de tanımışım kendisini iyi ki de o msn grubunu eklemiş ve bu fırsatı yakalamışım. birgün izmir e geldiğimde beraber kordonda bira içip midye yiyeceğiz ve kendisi ısmarlayacak. yani beleş. *
allah sevenleriyle ve sevdikleriyle sağlıklı mutlu uzun ömürler nasip etsin inşallah. nice senelere güzel insan.
hakkında bu kadar entry girilince öldü sandığım, ölüm günü zannederken doğum günü olduğunu gördüğüm yazar. * iyi ki doğmuştur, iyi ki vardır kendileri. hiç değilse doğum gününü öğrenmiş oldum, bir dahakine hakkında bu kadar entry girilince öldü diye korkmam. *
doğum gününün de ne zaman olduğundan habersizim doğal olarak, kendisine yazılan yazıları gördükten sonra anladım ki bu değerli insanın en güzel günlerinden bir tanesiymiş bugün. belki güzel bir yazı yazamam, belki ifade edemem hissetiklerimi ama ben bu insan için en güzellini istiyorum ve diliyorum.
hayatının hiçbir zaman ve hiçbir engele takılmadan mutlu geçirmeni diliyorum. tanımadığınız bir insan için en mutluluğu dilemek; bazılarına anlamsız gelsede o bazılarına göredir... hayatın acı yüzünü hep bil ama hiç acı çekme, hep iyi insanların arasında mutlu ve huzurlu ol. derler ya ''iyi bir iş, iyi bir eş'' her zaman bu ikisi ayrılmaz ikili olarak çıktı karşımıza ve sana iyi bir iş ve iyi eş de diliyorum. hayattan her zaman bir şeyler almaya çalış ona bazen kız, bazen sev ama unutma o senden her zaman güçlü ve yenilmez. biliyorum senin kibirli olmadığını ama söylüyorum işte. belki sana süslü ve güzel bir yazı yazamadım şimdiden özür dilerim ama ben gerçek olanı, gerçekten hissettiklerimi yazdım.
bazıları kendi düşüncelerini, o kötü düşüncelerini yine yazacaklar biliyorum ama şunu da biliyorum ki sen kime inanacağına biliyorsun. onun için düşünmüyorum ve her ne kadar korkarak yazsamda bu düşünceyle artık korkmuyorum.
hayatında yağmur damlaları sana eşlik etsin en sevdiğin müzikle gelsin güzel eşin... hayat sana hiçbir zaman diğer yarısını göstermesin o acı, o üzüntülü tarafını. sen hep diğer yarıdan izle hayatı mutlu olan taraftan...
ve doğum günün kutlu olsun, sen acıları bil ama mutlu ol ve onu yaşa, hayatını yaşa sevdiklerinle. bazen sevmediklerin karşına çıksada görmemezlikten gel ve öyle yürü bu hayata karşı, kendine iyi bak...
en güzel günün kutlu olsun, nice senelere... (ece kscg)
beni uludağ sözlüğün derin vadilerinden aşağı yuvarlasa haklı olacak yazar. doğumgünü çocuğu olmuş görmemiş duymamış birşey söylememişim..
üç maymundan beter olmuşum.
"sen benimkini hatırladın mı akıllııım" diyecek olurum da şimdi kısasa kısas zamanı değil. kendimizi affettirelim sonra yaparız tribimizi. *