insanlara beyinsiz demeyi; hakaret etmeyi marifet addeden, eleştiri dahilinde bir argüman gibi algılayan bir 'overrated' vakası. sözlüğün şişirilmiş ulusalcı ikonu.
ne zaman bir entri altında görsem, latin kökenli bir isme vurgu yapar gibi "montelajamaaani" yahut "montelajomani" şeklinde okuduğum nicke sahip yazar. yahu baya baya montaj elemanıymış meğer.
uludağ sözlüğü, sözlük yapanlardan biridir. Değerli bir şahsiyet olduğu yazılarından tahmin edilmektedir. Tek başına yapandır demek, diğer değerli şahsiyetlere haksızlık yapmak olur.
beyaz eşya ve mobilya fiyatları konusunda ihtisasını yapan yazar * sorun kendisine her markanın buzdolabı, çamaşır makinası, bulaşık makinasını fonksiyonlarına kadar sayar *
'' ramço' dan uçan tekme yedi mi acaba '' diye meraklandığım yazar. ya da kulaklı' nın tokadından nasibini aldı mı? veya abasıkeleş' in kırtasiyesine gidip yalakalık olsun diye silgi falan aldı mı? onun kitabıyla tüm okulun yaptığı gibi alay etti mi? yatakhane önündeki çeşmeden su içti mi? kantinde bonfrit yedi mi?..
''bursa erkek lisesi'' mezunlarındanmış.. kim bilir konuşacak ne kadar çok anı var?..
beni ilk tanıdığı zirvede devedikeni ve karpuzkabuğu ile birlikte abiane tabiri ile ağzıma sıçmış güzide eleman... kabus gibi bir geceydi lan... üç koldan dalga motoru yapıldım...
çoktur unutulan bir mevhumu hiç olmazsa nadir de olsa karşılıklı yasadiğim kişilerden biridir.
nedir mi? karsit fikirlere sahip olup fikirleri söylerken fikri mucadele edip tez-anti tez- sentez üclemesini yerine getirmektir. sahsiyeti hedef alan ve bel altindan vurmamaya özen göstererek karsilikli saygiyla daha iyi nasil yapabiliriz demek olan.
kendisiyle pek fikri olarak catismadim. catistiğimiz vakit genel de karsilikli olarak sağduyu ile işlerin bir yangin olmasina engelledik. gerci vay efendim onu asil der kirmayilim sunun burnunu diyenlerden olmamak için icten ice sessiz bir anlatsma yaptik.
olmasi gereken zaten buydu ama gitgide birbirini oymak için aportta bekleyen fikriyat değilde sahsiyeti hedef alanlarin dünyasinda bu biraz lüks oluyor.
nedense basın tarihine baktiğimda ilhan selcuk ile cetin altan'in böyle bir ilişki içinde oldugunu görüyorum.
eh o ilhan selcuk, ben de bir nevi cetin altan değil miyim sözlükte?
askere gitti geldi, kendsiyle ilk sahsi temasim gazeteciler lokalinde o meshur hergeleliklerin döndüğü, yenilerin pek bilmediği fasil zirvesinde olmuştu.
yazdiklarini -ki gün geçtikce azalmakta- her gün okumaktan keyif almaktayim.
bilmiyorum neden yazdim bu satirlari ama kendisi en azindan saygiyi sonuna kadar hakeden bir insandir.
bu sözlük için cok seyler yapmiştir, bunu bilesiniz.
gökte ararken tesadüfen yerde bulduğum gammaz kişisidir. kendisine kolay gelsin diyor yazılarının devamını diliyorum. okuyabildiğim girdileriyle aşmış olma potansiyelini elinde bulundurduğu uzaklardan belli olmaktadır.