çok darıldığım yazar kişisidir. lan evime kadar geldi içtik, teyzeden ayar yedik hatta şuh kahkahaları yüzünden, aynı takımda top koşturduk gol kaçırdık beraber (ama senin kaçırmaların göbeğinden benimkiler şanssızlığıman ileri geliyordu, karıştırmayalım lütfen!) ve dahi eti puf yerken ben hakemlik yaptın hakkımı bile yedin... ancaaaaak lan hiç mi utanmadım hiç mi sıkılmadın beni o dehşet çetene almazken. lan desen ben vermezmiyim artı sana, hatta çıkarmaz mıyım en tepelere. vallahi darıldım.. ama çok diil.. iki bira ısmarlamana bakar. *
onu geç de entry iyileme mafyası'ndaki ortağım olmasına rağmen bana bile haber vermemiştir, size vermemesi çok normal. kendisi vermiş cevabını biz susalım madem...
masut yar la uyan türkiye haricinde program izlemediğine kanaat getirdiğim yazar, akabinde akıllara şu soru düşebilir;
güzel insan, neden gelmedin lan o zaman zirveye?
buradan yardim talebinde bulundugum, iyilerin dostu, kotulerin korkulu ruyasi, kadir inanir'in gencligi, guzel insan. reis okulda bi mustafa var, yedilerde, benim biraderi dovmus. ceteyi bi toplasan da gitsek icabina baksak. bir de bizim mahallede yasli bir teyze var kizini kotu yola dusurmusler, o kizi pavyondan kurtarirsak cok iyi olur reis.
"- abi istanbul'da aşık olmak ne güzeldir di mi ? "
temalı tespitime şaşırmış ve dahi hain hain kahkahalarla cevap vermiş insan evladı. lan boğaz, kız kulesi, değişik bi hava, vırık, cırık işte... ne var gülecek? yok haksızsam vur yüzüme, zalimce gülmektense. *
dogmasina en cok sevinilen kisiler listesinde ilk 10 girebilecek insan. ama o dogum gunu sadece senin degil hepimizin. biraz senin, biraz benim ama en cok yawuzun.
bursa arap sükrü zirvesinde sarhoş olup sözlüğü, önce bana, sonra salça'ya, sonra kapruz'a ama en çok da yawuz'a veren adamdır. ama öyle ya da böyle ayık da olsa, sarhoş da olsa alemin kralıdır, başka da birşey demiyorum.
kendisi sarhoş olunca sözlüğü türk dil kurumu'na bile bağışlayabilir, o derece içer yani.. hava kurumu bile aklına gelmez. zaten sözlükte koyun derisi değil, farklı bir formatta. o yüzden katkı olsun diye türk dil kurumu'na bağışlaması bir bakıma normaldir. yalnız mutlaka %51'ini yawuz'a ayırır. devedikeni, salça, don santino corleone ve karpuzkabugu'na türk dil kurumu'ndan geriye kalan kısmı paylaştırır.
Giderken kapıyı kapat;
içerdekiler üşümesin.
Sen hep böyle nazik,
Sen hep zamansız giden nisan.
Üzülüyor doğal olarak;
Arkanda bıraktıkların.
Bavuluna anıları koy,
geride kalsın aydınlığın.
iyi bak kendine kardeşim.
ilk fırsatta görüşelim...