nietzsche'nin "bengi dönüş" yasasının işlevselliğini gösterir. insan tarihin ilk başlarında çıplaktılar ve tarihin sonuna doğru yine çıplaklaşıyorlar. şaşacak bir şey yok.
modernleşme kavramının biraz üzerinde durmak gerek öncelikle.
modernleşme ve modernlik diye tabir edilen hareket çok uzun zaman öncesinde 15 ve 16. yüzyıllarda ortaya çıkmıştır. ve ortaya çıktığından beri modernleşmenin önerdiği yenilikler her zaman var olan toplumca olumsuz karşılanmış, çoğu zaman karşı çıkılmıştır modernleşme hareketlerine. bunun başlıca sebebi toplumların muhafazakar duruşları, yeniliğin ürkütücülüğü ve var olan statüko ve bilimum sosyal düzenin kimilerinin oldukça işine geldiğidir.
bu kısa bilgiden sonra konuya tekrar değinecek olursak, modernleştikçe dünyanın çıplaklaştığını öne sürmek oldukça yanlış bir davranıştır. modernleşme kalıbının içi doldurulmalı ilk olarak. nedir modernlik? ve dünyayı çıplaklaştıran bu modernlik gerçekten de modernlik midir? bu yaklaşım aslıdna modernleşmeyi de soruguluyor bihaber bir şekilde. dünyanın çıplaklaşmasını olumsuz olarak lanse ederken bunun sebebini de modernleşmeye yüklemek modernitenin karşısında bir tutum sergilemektir. bu durumda da dünyanın modernleştiği falan yok. modernleşme denen şey marjinal faydasına ulaşmış ve artık çan eğrisinin azalan verim kanununa tabii olan bölümünde bulunuyoruz bu yaklaşıma göre.
sonuç olarak bu durumu yakınır bir şekilde öne sürmek hem modernleşmeye karşı bir tutumdur hem de muhafazakarca modernleşmeyle birlikte çıplaklaşmayı da eleştirmektir. neresinden tutarsan tut modern bir davranış değildir. bu da hala yeterince modernleşilmediğinin bir göstergesidir. demek ki neymiş daha çok modernleşmeli, mümkünse soyunup saçılmalıyız.
günümüz modernleşme hareketlerini ve insanlığın sürüklendiği girdabı batılı ülkelerin değerlerinden ve teknolojik gelişmelerinden soyutlayarak değerlendirmek son derece yanlıştır. insanoğlu durup dururken modernleşmedi ve bu son iktisadi kriz durup dururken gelmedi. insanlığın buraya gelişinde hak ölçülerden sapılması, doymak bilmeyen batının savaş ekonomileri uygulaması son derece belirleyici olmuştur dolayısıyla aslında batılı modern paradigma küreselleşme ile dünyayı şekillendirdikten sonra bir kene gibi kendi kendine patladı ve çöktü şimdi islam ne diyor diye bakmaya başladılar ve öyle görünüyor ki er ya da geç insanlık altın çağı yaşayacaktır ve zalim düzen çöpe gidecektir. westfalya anlaşmasıyla girilen süreç ve dünyanın yaşadığı bu son iktisadi, siyasi, sosyal ve kültürel yıkım toplumların özüne dönüşüne işarettir.
aslında kimsenin modernlikten dolayı çıplak olduğu falan yok. sadece iklime, coğrafyaya ve kültürlere göre giyim kuşamda farklılık oluyor. nispeten soğuk diyarlarda yaşayan insanlar daha modern olmak uğruna hasta olmayı göze alarak soyunuyorlar mı? *
kafası modernleşememiş(gelişememiş), insan soyundan gelen bazı varlıkların modernliği soyunup saçılmak, sabahlara kadar hayvanlar gibi tepişmek ve sabahtan akşama kadarda yatmakla eş değer tutması sonucu ortaya çıkan düşüncedir. modernlik(gelişme) hiçbir zaman kıç ve başın açıklık ve kapalılık oranı ile orantılı değildir.
çıplaklaşmadan kasıt herşeyin ayan beyan ortaya dökülmesiyse eğer doğru olduğunu düşündüğüm söz öbeği. kimsenin özelinin kalmaması, milletin iletilerle sanal ortamlarda kendilerini teşhir etme gereği duymaları modernleşmenin sonucu (ya da sebebi bilmiyorum) teknolojinin ürünüdür çünkü.
giyim kuşam anlamında çıplaklaşmanın modernleşmeyle alakası yoktur. zira ilk insanlar yaprakla geziyolardı.