Çok değerli osmanlı Paşalarındandır. Gayet kültürlü ve ileri görüşlüdür.
Cumhuriyet fikrinin Osmanlı Devletin'de ilk varlık gösterdiği insanların başında gelir. Cumhuriyet fikrinden haberi olan padişah, artık ölene kadar onunla uğraşacaktır.
Bazı söylentilere göre padişahı devirmeye varacak kadar cesaret gösterdiğini söylerler. Tabii bunu şimdiki insan haklarıymış, özgürlükmüş, Kutsallıkmış gibi değerlerden yoksun olan biat kültürü kavrayamaz. ve mason yakıştırmasını yapıştırır geçer. Arap soyları...
* Tevfık Fikret o dişi üslûbiyle mithat paşa için şöyle yazıyor:
"Çok zaman bekledi ey zat-ı mübeccel,
vatanın Yâd için nam ü serencamını hürriyetle.
Bize hürriyeti sen verdin, evet sen verdin.
Sana ferman-ı şehadet, bize tevki-i beka.
Elde Kanun-u mübinin geziyor hürmetle."
"Kanun-u Mübin" diyor; Kur'an-ı mübin, Din-i Mübin der gibi... Görün, bizde insanları putlaştırma edebiyatı nasıl başlar.''
* Bir akşam, etrafında davetli vezirler, öylesine çekiyor ki, kafayı, nihayet gaseyan etmek zorunda kalıyor. Yemek odasında paravanayla örtülü musluğun başında, marifetini gösterdikten sonra, yanı başında, kendisine havlu tutan vezirin kulağına eğilip diyor ki:
"- Paşa paşa, ben sana bu işin sırrını vereyim mi?.. Bu milleti, Hristiyan etmeden kurtarabilmenin çaresi yoktur!"
masondur, padişah katilidir, haindir. üstelik bu tarafsız tarih tarafından kanıtlanmıştır, isteyen rahatça araştırıp bulabilir. işin kötü tarafı bazı bankalarda bile resmi, heykeli bulunur, tanzim görür, büyük adam zannedilir.
padişah katili olduğu zamanın alman ve ingiliz dergilerinde bile karikatürize edildiği halde. ne yazık ki değerli devlet adamlarına toz kondurmayan bazı kimseler, padişah intahar etti diyebilmişlerdir. (bkz: padişah öldüren aristokrat)
2. abdülhamit tarafından istanbul'a getirtilip, abdülaziz'in öldürülmesi ile ilgili görülerek yergılanmış, suçlu bulunup ölüm cezasına çaptırılmış, ancak araya giren yabancı büyükelçiler tarafından hayatı kurtarılmışsa da, sürgün olarak gittiği arabistan'da boğularak öldürülen kişi.
osmanlı'nın başına bir dönem bela olmuş mason devlet adamı. abdülaziz'i tahttan indirip bileklerini kestirmiştir. evinde alkollü bir haldeyken, 'bugüne kadar hep al-i osman dediler, bundan sonra da al-i midhat desinler.' diyerek amacını ortaya koymuştur. izmir'de vali iken yakalanacağını anladığında fransız konsolosluğuna sığınmıştır ki, 'hatırat'ında bu konu ile ilgili 'tarihi kişiliğimin kara lekesi' ifadesini kullanmıştır.
aslında iyi bir devlet adamı ve yönetici olmuştur. fakat italya'nın trablusgarp'ı işgal edeceğine dair aldığı mektubu * abdülhamit'e göndermek yerine, hasır altı etmiştir. bu yüzden olsa gerek abdülhamitin ilk başlarda koruduğu mithat paşa daha sonra abdülhamit tarafından sürgüne gönderilmiş ve öldürtülmüştür.
kanuni esasi de bile son yetki padişaha aittir. hangi paşa padişahtan habersiz kafasına göre savaş ilan etmişş yaa..
30 yıl boyunca ülkeyi savaştan uzak tutmuş dediğiniz padişah işinden kovulduktan sonra(2.meşrutiyet) ülke girdiği bütün savaşlardan yenik ayrılmıştır. demek ki 30 yıl boyunca ordu mükemmel bir hazırlık dönemi geçirmiştir.. eğer hapislerdeki mahkumlar serbest bırakılıp bulgarlara karşı savaştırılmasaydı bulgarlar istanbul'u fethedecekti..yaa o kadar aciz bir haldeydi ordumuz... tabi herkes burada enver paşa'yı suçlar... çerçeveyi büyük tutmak gerek bence..
dolmabahçe sarayını topa tutarlar diye donanmayı haliçte çürümeye terk eden ve yıldız sarayına taşınan bir adamdan bahsediyoruz burada..10.000 kişilik hafiye ordusunu da unutmamak gerek.. abdulhamit mithat paşa'nın ölümünden haberdar olmayacakkmışşş..10.000 kişi ne bok yiyor ozman yaa... adam yıldız sarayının kanalizasyon sistemine bile ajan koymuş be..
mithat paşa 93 belasını getrirmiş, abdülhamit de bunu seyretmiştir.
aynı abdülhamit, mithat paşayı öldürme yetkisinin gardiyanda olması gibi birşeye de ses çıkarmamıştır.
valla bravo, susarak ne de güzel yönetmiş 30 yıl.
bu cins adamların ölümü ilginçtir..genelde kazayla kendilerini ranzaya asarlar veya koridorda yürürken muz kabuğuna basar ayakları kayar ve yerde duran bıçağın üzerine düşerler. veya silahlarını temizlerken kendilerini sırtlarından vururlar. hatta yanlışlıkla kendini çimentoya gömenler bile olmuştur..
zat-i şahane ne demişse haklıdır. biz bi bok bilmezzuk...
kanun-i esasiyi hazırlayan adamdır mithat paşa. tam bilmiyorum ama jön türkler tayfasına da yakın bir adam sanırım. ayrıca ittihat ve terakki ruhunu oluşturan insanlardan biri olsa gerek..
talat paşa'nın enver paşa'ya manastır dönüşü kanun-i esasi hediye etmesi ünlüdür bi de.. 2. meşrutiyetten bahsediyorum canlarım..
hatta istifa bile etmemişir, başarısını çekemeyen batılı devletler tarafından abdülhamid'e baskı yapılıp görevinden zorla azlettirilmiştir.
hatta yaşamasına bile izin verilmemiş, şamdaki hücresinde asılarak öldürülmüştür.
böyle de değerli adamdır.e doğal olarak bok atılmaya müsaittir yani.ama bok atanlar bağdat'ta hala mithat paşanın inşa ettirdiği sulama kanallarının kullanılmasına ne derler,onu bilemem bak.
bir de istanbul erkek lisesinin karşısındaki caddede büstü bulunur.önemli adamdır,büyük tarım reformcusudur.mithat paşa hakkında yazılan kitaplardan biri de bülent ecevit'inkidir.