maç sonunda hakemle dalaşması ne kadar hırslı ve aslında ne kadar üzüldüğünün göstergesidir. he bu demek değildir tüm futbolcular hakemle dalaşsın. ama bu adam bir başka işte. yani üzüldüğü nefreti o kadar belli oluyor ki ve maç boyu çabası o kadar belliki insan "adam o kadar geldi oynuyor, ayıp oluyor adama" diye düşündürtüyor.
gelsin evime tercüman ile ağırlayayım kahve falan içeriz ne kahvesi lan rakı falan içeriz dertleşiriz, ne bilim pizza yeriz eğleniriz. böyle bir adam yani.
baros' un kalitesine, hırsına, dripling ve son vuruş kabiliyetine diyecek bir şeyim yok. ancak maçı 90 dakika izledim, baros' u bir tek gol pozisyonunda çalım atarken ve sol ayağıyla isabetli bir şut çekerken gördüm. onun dışında kaptırdığı ve ayağından açtığı topları hatırlıyorum. her ne kadar galatasaray için önemli olsa da, anlaşılan baros, çoğu futbolcumuz gibi kafasında galatasaray' ı bitirmiş. bize de, hizmetlerinden dolayı teşekkür edip, ' yolun açık olsun ' demek düşer.
galatasaray'ın kadrosundaki birkaç üst düzey oyuncudan biri.
ancak satışı ile ona verilecek parayı vermemeyi gelir olarak gösterecek yakışıksızlıkta bir yönetim anlayışı satabilir onu. satarlarsa şaşmamak lazım. bu başarısızlığın en dip noktasında dahi bu yönetim anlayışı hala oturduğu yerde oturduğuna göre sezon sonu satabilirler. bir hakan balta değil sonuçta.
şu an itibariyle türkiye nin en kaliteli topçusudur. ama ne yazık ki küme düşmemek için oynayan bir takımda mücadele etmektedir. oda onun şansızlığı diyelim.
ancak ; aylardır sakat olduğunu, takımı yalnız bıraktığını unutmamak gerekir. dolayısıyla geldiğinden beri galatasaray a adam akıllı katkı sağlayamamıştır.
ligin uzak ara en yavşak topçusudur...her hareketiyle hakemi kandırmaya çalışır ilk şarjda kendini yere atar penaltı için yalvarır elle kolla oynamak adetleri arasındadır. futbol dışı tüm unsurları kullanmaktan çekinmez.
hala bir galatasaray'lı olarak galatasaray'lı taraftarların bu adamı savunmasını anlamaya çalışıyorum. galatasaray'ın önünü kapayan en büyük engel milan baros. ayrıca oz büyücüsü dediğimiz harry kewell, neil ve özellikle pino hiçbir zaman şampiyonluğa oynayan takımların topcusu değildir. 1 maçlık adamlar kupa maçlarında falan belki işler iyi giderse tutunabilirler. ama asla şampiyonluk peşinde koşan bir takımın futbolcuları değillerdir. kurtarıcı diye alınan kazım'ın fenerbahçe den gönderilmesinin nedeni istikrarı ve güven duygusu oluşturmamasıdır. bu futbolcular içinde bu geçerli. kimse sahada galatasaray'ı savunan haklarını koruyan hakemle dalaştığı için bakın ne kadar iyi galatasaray lı diye kendini kandırmasın artık. futboldan ne kadar anladığımız da ortada.
türkiye'den ilk uçakla gönderilmesi gereken sporcu müsvettesi. yıl içinde stoper kadar sarı kart gören, canının istemediği süreçlerde sakatlığını bahane eden, kırmızı kart gören ve beğenirsiniz beğenmezsiniz türk hakemlerine sürekli saha içinde hakaret eden çenesi kadar ayakları çalışsaydı şu an avrupa'da iyi bir ligde mücadele etmesi muhtemel çek futbolcu.
muhtemelen aldığı kaymak gibi 3 milyon euro sebebiyle istanbul'da olmaktan mutluyum açıklaması yapacaktır.
ilk sezonunda çok önemli goller atmış galatasaray' ın çek forveti. ancak ne yazık ki sonraki sezonlarda ' budur ' denilecek katkısı azaldı. geçirdiği talihsiz sakatlık da verimini düşürdü. sene sonu yollar ayrılacak gibi, yine de herşey için çok teşekkürler.
saglıklı haliyle Türkiyedeki en iyi forvettir.Baros'a bok atan herkes eminim takımında Baros'u ister.ispanya macındaki mal tavırları ise uzun süre mustafa sarp-barış-ayhan 3'lüsü ile oynamasındandır.seneye düzelir heycana gerek yok .
hazır teklif de gelmiş git artık.
göz boyamakdan başka hiçbir şey yapmayan bir futbolcu.
zeka özürlü 5 para etmez. halısaha ya bile çağırmam o derece yeteneksiz.
rusya dan teklif gelmiş efenim. gönderin gitsin. bu kadar çirkef, bu kadar rakip oyuncunun ve hakemin üzerine oynayan bir futbolcu daha gormedim ben galatasarayda. (bir ara emre vardı gitti işte)(hagı desen o bilip konusuyodu) neyse bi de bu oyuncu sürekli kart görüyor yani milli maçlarda bi tarafı yemiyor hırsını türkiye de cıkarıyor. ayıptır gunahtır.