mihriban

entry144 galeri2 ses2
    44.
  1. büyük çoğunluğun bildiği muazzam türkünün yanı sıra, selda bağcan ın seslendirdiği bir başka türkü adıdır.

    (bkz: unutursun mihribanım)

    unutmak kolay mı deme,
    unutursun mihribanım.
    oğlun kızın olsun hele,
    unutursun mihribanım.

    hayat böyle bu gemide,
    eskiler yiter yenide,
    beni değil kendini de,
    unutursun mihribanım.

    yıllar sineme yaslanır,
    hatıraların paslanır,
    bu deli gönül uslanır,
    unutursun mihribanım.

    zaman erir kelep kelep,
    meyve dalda durmuyor hep,
    unutturur bir çok sebep,
    unutursun mihribanım.

    gün geçer azalır sevgi,
    değişir herşeyin rengi,
    bugün değil, yarın belki,
    unutursun mihribanım.

    süt emerdin gündüz gece,
    unuttun ya büyüyünce,
    bu işte tıpkı öylece,
    unutursun mihribanım.
    1 ...
  2. 43.
  3. --spoiler--
    aşk kağıda yazılmıyor mihriban
    --spoiler--
    1 ...
  4. 42.
  5. musa eroglu'nun müthis bir sekilde söyledigi türküdür efendim.
    0 ...
  6. 41.
  7. almanca mir, ich, bahn kelimelerinin zamanla kaynaşması sonucu oluşan kız ismi. almancılardan türkiyeye yayıldığı sanılıyor.

    autobahn: ana yol
    mirichbahn: tali yol

    benim yolum, bana yol, kuş uçmaz kervan geçmez bir ben geçerim bu yoldan amına koyim anlamındadır.

    o değil de lambada titreyen alev üşüyor ya, nasıl bir ifadedir bu aga. sadece şapka çıkarmak yetmez, şapkadan tavşan da çıkar bu sözün önünde ve uzun kulaklarını saygıyla eğer.
    0 ...
  8. 40.
  9. yazarı vefat eden iç burkuntusudur. aşkın hüznüdür...

    bu herşeyi anlatır
    --spoiler--
    abdurrahim karakoç, yunus emre, karacoğlan ve dadaloğlu'nun yanında yerini almıştır ...
    --spoiler--
    0 ...
  10. 39.
  11. Merhum Abdurrahim Karakoç'un süper ötesi şiiri. Bu şiiri yazdıran aşkın filmi yapılmalıdır. Okuduklarımdan anladığım kadarıyla Abdurrahim Karakoç sarı saçlı bir güzeli sevmiş. Ama her nedense evlenememişler. Aradan uzun yıllar geçtikten sonra 32 yaşında evlenmiş Abdurrahim Karakoç. Bu aşkın hikayesini bilen yakınlarından izin alarak, bir film yapılırsa çok iyi olur. Şiiri okudukça olmaz böyle şey diyorum. Aşk sen nelere kadirsin diyorum. Aşağıda bazı mısralardaki ifade gücüne tekrar hayran oldum.

    Sarı saçlarına deli gönlümü,
    Bağlamışlar çözülmüyor mihriban.

    lambada titreyen alev üşüyor,
    aşk kâğıda yazılmıyor mihriban.

    her nesnenin bir bitimi var ama,
    aşka hudut çizilmiyor mihriban

    kar koysan köz olur aşkın külüne

    bir kör düğüm baştan sona tamamı
    çözemedim çözülmüyor mihriban

    Abdurrahim Karakoç, Yunus Emre, Karacoğlan ve Dadaloğlu'nun yanında yerini almıştır bana göre. Hatta bu kadar güçlü ifadeleri ben hiç birinde görmedim.
    0 ...
  12. 38.
  13. abdurrahim karakoç tarafında yazılmış bir şiir. Kendisine allah'tan rahmet diliyorum.mekanı cennet olsun. en güzel mahzun kırmızıgül yorumudur.

    fenerbahçe taraftarı da güzel söyler.
    Öyle bir sevgidir ki tarif edilmez
    FENERLi olmayan kimse bilemez
    Seni bizden başka kimse sevemez
    FENERiM her şeyim

    &feature=related
    0 ...
  14. 37.
  15. her nesnenin bir bitimi var ama
    aşka hudut çizilmiyor mihriban.
    0 ...
  16. 36.
  17. an itibariyle zara'dan dinlediğim, mükemmel ötesi türkü. aradaki geçişler tüyleri diken diken edecek cinsten.

    2 ...
  18. 35.
  19. musa eroğlu versiyonu enfes olan şarkı . açtım 14.5 milyon olan 20 cl'lik rakımı , aldım loop'a takılıyoruz. hüzün kapladı içi be üstad...

    1 ...
  20. 34.
  21. #lambada titreyen alev üşüyor,
    aşk kâğıda yazılmıyor mihriban.#
    Abdurrahim karakoç' un şiiridir, musa eroğlu bestelemiştir, mahsun kırmızıgül' ün adam akıllı söyleyebildiği tek şarkıdır. genede en iyi musa eroğlu' nun kendine has yorumudur.
    1 ...
  22. 33.
  23. abdürrahim karakoç başka şiir yazmasayadı bile sırf mihribanı yazdığı için yine aynı saygıyı duyardım kendisine.
    0 ...
  24. 32.
  25. geçenlerde arkadaşların yoğun ısrarıyle dinlemeye kalkışıp yarısında dinlemeyi bıraktığım 'cacık' bir musa eroğlu türküsü.
    0 ...
  26. 31.
  27. ibrahim sadri şiirini güzel okuyor.
    0 ...
  28. 30.
  29. 29.
  30. mihr: muhabbet, merhamet
    ban: cı-ci
    mihriban: sevgi soluyan
    0 ...
  31. 28.
  32. - alıntı -
    mihriban şiirinin yazarı abdurrahim karakoç gençlik yıllarında delice aşık olur ve bir o kadar da sevilir... niyetleri evlenmektir ama kız tarafı bütün sürekli "hayır" demektedir bu işe... velhasıl bu sevdadan vazgeçilir...

    aradan yıllar geçer... birgün abdurrahim karakoç'u bir arkadaşı ziyarete gelir.. ve karakoç'a, yolda, onun eski sevgilisi ile karşılaştığını, biraz sohbet ettiklerini, bayanın evlenmiş olduğunu söyler... arkadaşı yanındayken hislerini pek belli etmese de, o gittikten sonra abdurrahim karakoç oturur ve duygularını dizelere döker:

    mihriban

    sarı saçlarına deli gönlümü,
    bağlamışlar çözülmüyor mihriban.
    ayrılıktan zor belleme ölümü,
    görmeyince sezilmiyor mihriban.

    yar deyince kalem elden düşüyor,
    gözlerim görmüyor aklım şaşıyor.
    lambada titreyen alev üşüyor,
    aşk kâğıda yazılmıyor mihriban.

    önce naz sonra söz ve sonra hile
    sevilen seveni düşürür dile
    seneler asırlar değişse bile
    eski töre bozulmuyor mihriban

    tabiplerde ilaç yoktur yarama,
    aşk deyince ötesini arama.
    her nesnenin bir bitimi var ama.
    aşka hudut çizilmiyor mihriban

    boşa bağlanmamış bülbül gülüne
    kar koysan köz olur aşkın külüne
    şaştım kara bahtım tahammülüme
    taşa çalsam ezilmiyor mihriban

    tarife sığmıyor aşkın anlamı
    ancak çeken bilir bu derdi gamı
    bir kör düğüm baştan sona tamamı
    çözemedim çözülmüyor mihriban

    abdurrahim karakoç

    bir süre sonra şiir bir dergide yayınlanır... karakoç'un şiirlerini severek okuyan bu bayan da o dergiyi almış ve okumuştur... içinden karakoç'a bir mektup yazmak geçer ve şu satırları yazar:

    "şiirinde sanki bana sesleniyor gibiydin... benim seni unuttuğumu sanma.. ben de hala seni sevmekteyim ve bu aşk bitmeyecek... sen bende esen eski kavak yelisin ve seni unutmam mümkün değil..."

    bu mektubu alıp okuyan abdurrahim karakoç cevaben ikinci şiirini yazar..

    unutursun mihribanım

    “unutmak kolay mı?” deme
    unutursun mihriban’ım.
    oğlun kızın olsun hele
    unutursun mihriban’ım.

    zaman erir kelep kelep
    meyve dalında kalmaz hep
    unutturur bir çok sebep
    unutursun mihriban’ım.

    yıllar sinene yaslanır
    hatıraların paslanır
    bu deli gönlün uslanır
    unutursun mihriban’ım.

    süt emerdin gündüz gece
    unuttun ya, büyüyünce...
    ve işte tıpkı öylece
    unutursun mihriban’ım.

    gün geçer azalır sevgi
    değişir her şeyin rengi
    bugün değil, yarın belki
    unutursun mihriban’ım.

    düzen böyle bu gemide
    eskiler yiter yenide
    beni değil, sen, seni de
    unutursun mihriban’ım.

    -alıntı-
    6 ...
  33. 27.
  34. her kelimesiyle insanın içine işleyen yürekleri dağlayan türkü. nasıl güzeldir o sözler. aşk, kağıda yazılmıyor mihriban. daha nasıl anlatılabilirdi bilemiyorum.
    1 ...
  35. 26.
  36. neden bilmiyorum ama sanırım yıllarca mahsun'dan dinlediğimiz için, başka bir yorumcudan dinlediğimiz zaman tat vermeyen türkü. şahsen benim için öyle. mahsun'u çok sevmem ama yinede sadece ondan dinlediğimde tat alıyorum.

    ayrıca;

    yavuz bingöl'ü severim ama bu şarkıyı veya türküyü ondan dinlediğim zaman zevk almam.

    bu işte bir ilginçlik var!
    3 ...
  37. 25.
  38. her cümlesi her kelimesi bir ayrı güzel türkü.
    ama bir kelime geçer ki içinde binlerce şarkıya bedeldir.
    --spoiler--
    sevdiğim...
    --spoiler--
    2 ...
  39. 24.
  40. sanıldığının aksine karakoç'a değil bir halk ozanına ait türküdür. karakoç'TAn böyle bir şiir beklemiyorum açıkcası.
    2 ...
  41. 23.
  42. aşka hudut çizilmezmiş ögreten şiirdir...

    sadece şiir değil birde üzerine türküdür...

    lambada titreyen alevi üşütür...

    adamın ebesi ile ikili sohbet ettirir...

    http://fizy.com/s/1ajg7g
    6 ...
  43. 22.
  44. Sarı saçsızının da sevilebildiği kişidir.
    1 ...
  45. 21.
  46. ilkokul yıllarımdan tanırım kendisini. bir de ikizi vardı, adı tuğba. 5. sınıftan sonra ayrıldık. gerçi 5 sene boyunca hiç aynı kümenin bir üyesi olmadık. ben hep birinci kümedeydim o ya sonuncu ya da sondan birinci.
    beş sene aynı havayı teneffüs ettik, ama karşılıklı iki kelam etmemişizdir belki de. ayrı dünyaların insanıydık.
    ben matematik seviyordum, onun kafası hiç bir şeye basmıyordu.
    beş sene sonra ben kariyerime devam ettim, o okulu bıraktı. sonra aradan birkaç yıl geçti, annem selamını getirdi.
    o kariyerine başka bir mecrada devam etme kararı almış. nişanlanmış. hem de 15 yaşında. belki şu anda üç çocuk annesidir, bilemiyorum.
    aradan yıllar yıllar geçti. bazen soruyorum kendi kendime acaba mihriban'ın dünyası mı daha eğlenceli ve anlamlı yoksa benimki mi diye.
    kendimi bir çemberin etrafını dolanırken kendi etrafında da içe sirküler hareketler yapıyormuşum gibi hissediyorum.
    sürekli daha içe ilerliyorum. ilerdikçe ne zor bir girdaba düştüğümü anlıyorum.
    ezcümle hayat kısa, anlamlandırmak için uzun uğraşlar vermek yerine evlenip çoluğa çocuğa karışmak erkenden belki de daha mantıklıdır.

    mihriban o günden sonra bir daha selam göndermedi hiç. belki de dördüncü çocuğunu doğururken öldü.
    tabiata olan borcunu ödedi ve gitti...
    0 ...
  47. 20.
  48. kah göz yaşartan kah el çırptıran mükemmel türkü. her şekliyle güzel.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük