mevlana

entry1378 galeri101
    775.
  1. her söze gerek yok laf ile beyana bir bakış bin söz eder bakıştan anlayana sözünü söyleyen ulu kişilik.
    0 ...
  2. 774.
  3. mevlana yok demektir mev farrsça la arapça na türkçe yok manasına gelir..
    0 ...
  4. 773.
  5. Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur.
    Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.

    Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı.

    Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.

    Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.

    1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.

    Bu yıllarda Anadolunun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.

    Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini mevlana celaleddin rumimuhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (iplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler.

    Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu SarayınınGül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu.

    hac dostlari Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, iplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.

    Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını"görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü.

    Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar.


    Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk' ın rahmetine kavuştu. Mevlâna'nın cenaze namazını Mevlâna'nın vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlâna'yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine, Mevlâna'nın cenaze namazını Kadı Sıraceddin kıldırdı.

    Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.

    sözlükte tanıştığım bir arkadaş mevlananın aslında hiç olmadığını yaşamadığını idda etmişti.
    bende ona ispat edicem demiştim fakat zaten ispat edicek bir şey yok her şey ortada bu kadar tarihi belli, yaşadığı yer, ailesi, soyu belliyken böyle bir şeyde ısrar etmiş olmasını anlamıyorum.
    zaten mevlananın soyu hala devam etmektedir. yani uydurma veya efsane değildir. böyle bir zaat vardır ve yaşamıştır. ve sayesinde çok insanlar kazanılmıştır. dünya çapında da kabul edilen büyük bir zaatdır. onun yaşamadığını hiç olmadığını düşünenleri görmekte üzüntü vermektedir. umarım fikirlerinde bir değişme olur.
    3 ...
  6. 772.
  7. "Düşündüğünü söyle, söylediğini yap, yaptığının arkasında dur; ama dikkat et sözünün altında ezilme!" diyen büyük düşünür.
    0 ...
  8. 771.
  9. 7 öğüdü vardır kendisinin.
    1- Cömertlik ve yardim etmede akarsu gibi ol.
    2- Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
    3- Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
    4- Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.*
    5- Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
    6- Hoşgörüde deniz gibi ol.
    7- Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
    3 ...
  10. 770.
  11. hayatı baştan sona okunması gereken yüce şahsiyet.
    0 ...
  12. 769.
  13. 768.
  14. Ya kırdığın gönlü Allah seviyorsa?
    Bilemezsin, Bilseydin ödün kopardı, Dokunamazdın..

    Hz. Mevlana
    8 ...
  15. 767.
  16. hayali bir karakter değildir. hakkında iyice araştırma yapmadan ve bilgi sahibi olmadan böyle bir kanıt sunulmamalı.
    6 ...
  17. 766.
  18. hayali karakterdir.

    öğretileri yıllar boyu ermiş kişilerce yazılmış öykülerdir. tıpki nasreddin hoca gibi gerçekte yaşayıp yaşamadığı kesin olarak bilinmemesine karşın öyle kabul edilir. çok eğitici, bilgilendirici öyküleri, öğretileri vardır. mutlaka okunması gerekir.
    0 ...
  19. 765.
  20. "Ey Gönül! Bir sürü dostlarının yanında, elbet ki düşmanların da olacak; Ama imtihan ya bu, onca düşmanın varken seni dostun vuracak."
    6 ...
  21. 764.
  22. sadece özlü sözleri ile tanınan ama yatsı namazı abdesti ile sabah namazı kılan bu yönünü dile bile getirmeyenler tarafından sanki ünlü düşünür ve fikir adamı tadında tanıtılan, mesnevi gibi yaşadığı asrın en güzel kitabını yazmış, asrının bedisidir,
    şimdi daha iyi anlıyorum, bazı peygamberler ve veliler nasıl filozof ve ünlü düşünüre dönmüş halkın gözünde, şimdi anlıyorum o peygemberlerin getirdiği din nasıl "öğreti"ye dönmüş yüzyıllar içinde.
    2 ...
  23. 763.
  24. aşk, hayatın aslıdır, özüdür; kâinatın yaratılış gayesidir.
    1 ...
  25. 762.
  26. ''Sana bir yerden bir töhmet gelse, bilmiş ol ki kötülük yaptığın birisi uğradığı mihnet içinde sana beddua etmiştir. Sen kendi kendine dersin ki ben kimseye bişey yapmadım, kimseye töhmette bulunmadım. Fakat sen başka bir şekilde günaha girip, kötülük tohumu ekmiş de olabilirsin. Ektiğin tohumlar nasıl olurda meyve vermez?''
    1 ...
  27. 761.
  28. ''Bu alemde olabilecek her bir olay için, misal aleminde sayısız ihtimaller uyur. Siz ağzınızdan çıkardığınız lakırdılarla o ihtimalleri uyandırırsınız. Güzel kelimeler söyleyin ki güzel ihtimaller uyansın.''
    0 ...
  29. 760.
  30. Gel ne olursan ol gene gel, diyen büyük zattır.
    0 ...
  31. 759.
  32. aşkı tüm moleküllerine kadar yaşamış insandır.
    1 ...
  33. 758.
  34. en akıllımız da döne döne ölmüştür.
    0 ...
  35. 757.
  36. ALLAH sadece kalbi verir, içini sen doldurursun...
    2 ...
  37. 756.
  38. içini, dışından daha çok süsle !..

    Dışın HALKIN, için ise HAKK'IN baktığı yerdir.. (Mevlana)
    2 ...
  39. 755.
  40. ya kırdığın gönlü allah seviyorsa?
    bilemezsin,
    bilseydin ödün kopardı; dokunamazdın.
    3 ...
  41. 754.
  42. Senin canında bir can vardır. Sen o canı ara!
    Senin teninin dağında çok kıymetli bir inci bulunmaktadır.
    Sen o incinin madenini ara!
    Ey Hak yolunda yürüyüp giden sufi!
    Eğer arayabiliyorsan, onu sen kendinde ara,
    Kendinden dışarda arama!
    0 ...
  43. 753.
  44. Ey evreni yoktan vareden Allahım.
    Unutmaktan, sonradan var olmaktan sen münezzehsin,
    Başımda seni düşünmek, seni sevmekten başka ne varsa hepsi hatanın kendisidir,
    Dilde seni tespih etmekten başka ne varsa hepsi sapıklıktır, boştur.
    3 ...
  45. 752.
  46. Dibi yosun tutan denizlerle ilgilenme, sen dağları seyret
    yenik düşüyorsan özlemlerine aldanma, kalbindeki o uçsuz bucaksız sevgiyi hisset
    ışıklar sönmüşse ve karanlıksa, ona da aldanma, ay ışığını seyret
    sabret, sabret ki her şey hissettiğin kadar derin, sonsuz olsun
    sabret ki her şey gönlünce olsun.
    2 ...
  47. 751.
  48. hakkında yazılmış şu müthiş makale kesinlikle okunasıdır:

    http://www.tefekkurdergis...asp?dergi=32&konu=872
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük