aşk; vazgeçmektir ey sevgili!
mecnun gibi aklından,
kerem gibi bedeninden vazgeçmek.
yardan gayrısından, cümle cihandan vazgeçmek.
yemeden, içmeden, uykudan uyanıklıkdan
ve vazgeçmekten bile vazgeçmektir gün gelince..
senin için senden vazgeçmişim. bilesin...
"duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme. başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme. sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme. çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme. ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme. ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme. sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme. bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme. aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme. ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme. şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize o zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme. bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme. harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme. isyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme."
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar sözümüz ile bağlantılı hoş bir söz devrin acımasızlığı ve yanar dönerliliği üstünde durulmuş Hz. Mevlanadan da böyle güzel bir söz beklenirdi zaten...
...illa birini seveceksen dışını değil, içini seveceksin.
gördüğünü herkes sever ama sen göremediklerini seveceksin.
sözde değil özde aşk istiyorsan şayet
ten'e değil, can'a değeceksin...
bir alimle sohbetleri sırasında, "kulakları dışarıdan farkedilebilen hayvanların hepsi memelidir" gibi bir laf etmiş, sadece mutasavvıf değil, aynı zamanda ilim irfan sahibi insandır.
Bilemezsin
Sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı.
Hiçbir şey içime sinmedi.
Altın madenine altın sunmanın ne anlamı var,
ya da okyanusa su.
Düşündüğüm her şey
Doğu'ya baharat götürmek gibiydi.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok,
Çünkü sen zaten bunlara sahipsin.
O yüzden Sana bir ayna getirdim.
Kendine bak ve beni hatırla.
zamanında yaşasaydım dergahına katılmak için elimden geleni yapardım dediğim; hoşgörü insanı.dünyaya bu kadar mükemmel bir insan bir daha kolay kolay gelmez sanırım.
mevlana der ki; "dibi yosun tutan denizlerle ilgilenme, sen dağları seyret. yenik düşüyorsan özlemlerine aldırma, kalbindeki o uçsuz bucaksız sevgiyi hisset. ışıklar sönmüşse ve karanlıksa onada aldırma, ay ışığını seyret. sabret sabret ki herşey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun. sabret ki herşey gönlünce olsun"