size, gizlide ve açıkta allahtan korkmayı, az yemeyi, az uyumayı, az konuşmayı, isyan ve günahları terk etmeyı, oruç tutmayı, namaza devam etmeyi, sürekli olarak şehveti terk etmeyi, bütün yaratıklardan gelen cefaya tahammüllü olmayı, aptal ve cahillerle oturmamayı, güzel davranışlı ve olgun kişilerle birlikte bulunmayı vasiyet ediyorum.
"insanların en hayırlısı, insanlara yararı olandır. sözün en hayırlısı, az ve anlaşılır olandır."
cehennem korkusu değilde allah sevgisi ile ibadetin kanıtlarındandır.
iyi bir müslüman nasıl olunur sorusunun değil, iyi bir insan nasıl olunur sorusunun yanıtıdır kendisi.
Bak... Bil ki domuzların önüne inciler serilmez
Mücevherden sarraflar anlar ancak, başkası bilmez
Ne fark eder ki kör insan için elmas ta bir cam da
Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma
(bkz:
mevlana celaleddin rumi)
her var olanın var daha mükemmeli,
madem ki değil o en güzel, sevmemeli
gönlündeki sevgi putlarından kurtul
suret ve şekilsiz olarak gör güzeli
--
hiçbir şey için "benimdir" deme, sadece de ki "yanımdadır". çünkü ne altın ne toprak ne sevgili ne hayat ne ölüm ne huzur ne de keder daima seninle kalır.
--
sen yine sükutu giyin. dilersen hiç konuşma. ben kelamlarımı çürüttüm yolunda. çarpsa da bir tokat gibi yüzüme, her harfin yoluna heceledim. ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim, söz verdim ben bu yüreğe, hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.
daha o zamanlardan yaradılanı severiz yaradandan ötürü gibi laflar etmiş türkmenlerin beynini yıkayıp onları ele geçirmeye çalışmış nitekim başarmış ve türkmenlerin savaşçı özelliğini kaybettirmiş kişidir.
halkın türk olduğu, türkçe konuşulduğu yerde farsça yazılar yazmıştır. nedeni ise selçuklu sarayına yaranmak tabi ki. ayrıca bazıları tarafından moğol ajanı olduğu da iddia edilmiştir. eh tabi sen türkmenlerin beynini yıkamaya çalışır, onların savaşçı özelliğini kaybettirmeye çalışırsan böyle derler tabi.
ayrıca günümüzün fetullah gülen'idir. kimse garanti veremez 200 yıl sonrasının fetullah gülen yılı olamayacağını. zaten türbesine birçok turist gelmesi bile bir gariptir. oysaki türkleri kimse sevmez avrupa'da. acaba bu adamı niye bu kadar seviyorlar...
gem ve kederler allah yolunda uğraşanlar için ayna gibidir ve onlar o aynada olayları ters görürler. yani kederden sonra mutluluğun geleceğini bilirler. tıpkı yumulan ellerin tekrar açılacağı gibi...
mevlana
bugün sabah gazetesi köşe yazarlarından ünal ersözlü, mevlana hakkında "az bilinen yanlış" başlıklı bir düzeltmesini gördüm.
şöyle diyordu yazıda;
"gel, gel ne olursan ol yine gel. ister kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel. bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir. yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel"
çevrenizde hemen şimdi kime sorsanız, bu dizelerin mevlana'ya ait olduğunu söyler. oysa öyle değil! belki de mevlana'nın ümit ve hoşgörü felsefesine çok uygun olduğu için, bu dizeleri mevlana'nın kaleme aldığı söylenmiş.
oysa bu dizeler mevlana'dan 200 yıl önce yaşamış, şair ebu said ebu l hayr'a aittir!(ünlem işaretini ben koydum!)
insanları tanımak için tüm gücünüzü verin, ama tüm sevginizi vermeyin. Çünkü onları tanımaya başladıkça verdiğiniz sevgiye acıyacaksınız. (Hz. Mevlana)
Hayat sana arka arkaya dikenlerini gösteriyorsa sakın üzülme,aksine sevin...Çünkü çok yakında gülü de gösterecektir.(Hz. Mevlana)
"Şarap, çoşkunlukta bizim yoksulumuzdur; felek, dönüşte aklımızın fakiridir. Şarap bizden sarhoş oldu, biz ondan değil... Beden bizden varoldu, biz ondan değil!"
''Sevgilim tekmil cihandan gizlidir. Duygudan, her türlü zandan gizlidir. Aşikâr gönlümdedir bir ay gibi, Can ve tendir, ten ve candan gizlidir. Ben miyim ben, sen misin sen, ben mi sen? Ben miyim, sen sensin elbet, sen de ben. Ey hatemli yâr, seninle bir hoşum, Sen mi bensin, ben mi sen, geç şüpheden '' sözleriyle beni benden almıştır.
madem ki sen, bensin, ben de senim
artık bu benlik senlik nedir?
biz hakk'ın nuruyuz, aynasıyız.
Kendi kendimizle, birbirimizle ne diye çekişip duruyoruz?
bir aydınlık bir aydınlıktan neden kaçıyor?
biz insanlar, hepimiz hakikatte tek bir cevheriz.
aklımız da bir, başımız da bir.
sen kendinde kaldıkça bir habbesin, bir zerresin fakat herkesle birleştin, kaynaştın mı bir ummansın, madensin.
Bütün insanlarda aynı ruh vardır, fakat bedenler, tenler yüzbinlercedir.
çeşitli kaplara konan sular, kaplar kırılınca birleşirler, tek bir su halinde akarlar.