mehmet fuat köprülü, nihal atsız ve adı israfil (soyadını hatırlamıyorum) olan, sağlam edebiyat tarihçileri tarafından eşcinsel olduğu iddia edilen kişi.
hümanist olduğu dile getiriliyor da, nasıl hümanist, onu anlamış değilim. şöyle ki, şiir yazmaya geldiğinde son derece hümanist dizeler çıkıyor kaleminden, ama insanları kazanlarda kaynatan moğollar anadolu'yu işgal edince bırakın söz söylemeyi, işbirliği bile yapıyor.
şems-i tebriz ile olan ilişkisi de hâyli ilginçtir.
dünyaya gelmiş olan en aziz ve değerli olan insanlardan biridir. "ben ne isanlar gördüm üzerlerinde elbiseleri yok, ben ne elbiseler gördüm içinde insan yok" sözü en çok sevdiğim sözlerinden biridir.
Atatürk'ün din hakkındaki görüşlerinin temelini oluşturan düşünürdür.
"Mevlana, Müslümanlığı Türk ruhuna intibak ettiren büyük bir reformatör; Müslümanlık aslında geniş manasıyla hoşgörülü ve modern bir dindir. Araplar onu kendi bünyelerine göre anlamış ve tatbik etmişlerdir. Sıcak bir iklimde oturan, suyu nadiren kullanan, genel bir hareketsizlik içinde ömür süren Badiye Arapları için günde beş vakit abdest ve namaz, çok ileri seviyede bir yaşama hareketidir. Hz.Muhammed insanları uyuşukluktan harekete sevk etmiştir. Sarp dağlar, yüksek yaylalarda at koşturan, erimiş kar suları ile yıkanan Türkler için abdest ve namaz çok tabii olmuştur. Mevleviliğe gelince, o tamamen dönerek ayakta ve hareket ederek Allah'a yaklaşma fikri, Türk dehasının en tabii ifadesidir"
"Sizler kadının kapanmasını istedikçe, herkeste onu görme isteğini kamçılamış olursunuz. Bir erkek gibi, bir kadının da yüreği iyiyse, sen hangi yasağı uygulasan da o iyilik yoluna gidecektir. Yüreği kötüyse, ne yaparsan yap, onu hiçbir şekilde etkileyemezsin.
Kıskançlık denen şeyi bilme. Cahillerdir kadından üstün olduklarını sananlar. Cahiller kabadır. Sevgi ve güleryüz nedir bilmezler. Bunlar hayvanî niteliklerdir. Seven erkek ise, kadınla eşittir. "
Bilemezsin sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı.
Hiçbir şey içime sinmedi.
Altın madenine altın sunmanın ne anlamı var.
Ya da okyanusa su.
Düşündüğüm her şey,
Doğu'ya baharat götürmek gibiydi.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok,
çünkü Sen zaten bunlara sahipsin.
O yüzden Sana bir ayna getirdim.
Kendine bak ve beni hatırla.
sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol,
hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol,
öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol,
ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol...
bir gün kendisiyle sema etmeye kalkan bir sarhoş, ikide bir mevlana ya çarpıp onu rahatsız edince orada bulunanlardan bir kısmı engel olup sarhoşu çıkarmak isterler. hz. mevlana onlara engel olur:o içmiş ama siz sarhoşluk ediyorsunuz....
Birgün Hazreti Mevlana yolda yanında birkaç kişiyle yürürken ,ileride bir sarhoş onun geldiğini görüp, bütün gücünü toplayarak, saygı göstermek için ayağa kalkmış.Fakat Hazreti Mevlana onu görmüş ,o halini beğenmiyerek görmemezlikten gelip ,yanından geçerken sarhoş seslenmiş.Ey Hazreti Mevlana Allah isteseydi seni sarhoş beni Mevlana yaratmaz mıydı ,o yaradanın bir selamını vermeden geçiyorsun.Mevlana bunu duyunca ,geri dönmüş af ve özür dilemiş ,sarhoş özürü benden affı Allah'tan dile demiş.
26 bin beyitten meydana gelmiş bir mesnevisi vardır. bu eser, insanın hayatında bir defa okuması gereken eserlerden biridir.
mevlana, büyük hoşgörü sahibidir. yoksulları korur, çocukları çok sever ve iyi bir eğitim almaları için uğraşır. insanları eksikleri ve kusurları ile birlikte kabul eder, noksanlıkları hoşgörür.
ona göre kâinatın temeli hoşgörü üzerine kurulmuştur ve insanı olgunlaştıracak ve allaha yakınlaştıracak şey sevgidir. yani günümüz insanının en büyük eksiği olan şey; sevgi ve sevgi ile yaklaşmak...
şems-i tebrizi'ye olan aşkıyla da bilinir kendileri. en başta akıllara "mevlana gay miymiş laan?" sorusunu getirse de hayır efendim değildir. saçmalamanın bu insanı gay konumuna sokmanın luzümu yoktur. tasavvuf aşkıdır bu.
özellikle akp hükümeti ile birlikte islami düşüncesi öne çıkması sebebiyle mehmet akif ersoy ve yunus emre gibi birden trend olan tasavvufi düşünür. benim için dünyada ki bir çok felsefeci ve düşünürün yanında çok da önemli değildir. din doğmaları ile birlikte düşünce adamı nasıl olunur paradoksunu zemin alarak pek sallamadığım son zamanlarda moda olmuş tarihi kişillik.
diğer bir taraftan islam dünyasına kattığı düşüncelerle en azından islam dünyasının görünümüne bir cila attığı düşünülürse takdir de edilebilir.
"Come, come again, whoever you are, come!
Heathen, fire worshipper or idolatrous, come!
Come even if you broke your penitence a hundred times,
Ours is the portal of hope, come as you are."
mevlana,küçükken afganistan'ın belh şehrinden konya'ya gelmiş,orada yaşamış ve orada vefat etmiştir.25.000 beyitten oluşan mesnevisi pekçok yabancı dile çevrilmiş ve derin etkiler yaratmıştır.
mevlana,birçok mutasavvıf gibi "evrenin varlık sebebini ve insanın bu evrendeki yerini,görevini ve değerini" açıklamaya çalışır. O'na göre allah,bilinmek istediği için yaratılmıştır.
30 eylül 1207 yilinda belh'de doğmuş büyük filozof.hoşgörüsüyle tüm milletlerin sevgisini kazanmıştır...
"bu bizim sarhoşluğumuz, kırmızı şaraptan değildir. bizim şarabımız, aşk kadehinden başka yerde bulunmaz. sen, benim şarabımı dökmek için geldin. fakat ben, görünmez bir şarabın sarhoşuyum. bu sebeple benim şarabımı görüp, dökemezsin."
--spoiler--
Halk kendinden gafildir. Herkes önce kendi kusurunu görebilse ıslah edicilere ihtiyaç kalır mıydı? Kendi yüzünü görmek herkese nasip olmaz. Gören, Hak nurunu görür.
--spoiler--
"Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol,
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol,
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol,
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol,
Hoşgörülülükte deniz gibi ol,
Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol."
Kaynak: Ziya Elitez, Mevlânâ'dan Altın Öğütler, Sayfa 35.