ulaşımın onun hayatından çaldığı zamanı kitap okuyarak değerlendirmeye çalışan kişidir. ''artistliği'' daha uzun yıllar kitap okumayı sevmeyenlerce tartışılacaktır maalesef.
içinde yaşadığı toplumun geneline hakim olan cehalete pabuç bırakmayacak kişidir,'keşke herkes metroda kitap okusa' tadında bir başlık açılsa diye de düşündürür.
metroda boş boş oturup insanların yüzlerinden karakter tahlili yapacağına bir şeyler öğrenmeye çalışan insandır. peki tamam artisttir. ayrıca şöyle bir şey de var;
(bkz: metroda kızlar teklif ediyormuş)
metroda, otobüste, dolmuşta kitap okuyabilir miyim, aman size ayıp etmiş olmayayım gibi düşünceleri barındırmayan terbiye yoksunu insandır işte.
halbuki düşünsene sana artist diyeni var, kıskananı var, her boka maydonoz olmak isteyeni var güzel kardeşim yapma böyle..
aynı metodu halk otobüslerinde deneyen iyi niyetli arkadaşlar vardır. lakin topkapı kavşağında müthiş bir sarsıntı sonrası kitabı bir tarafta arkadaşı başka bir trafta görürüz.
metroda olsun ya da diğer toplu taşıma araçlarında insanların birbine boş gözlerle bakmasından ve birileriyle göz göze gelince rahatsız olup varacağını yer için saniyeleri sayaraktan kıvranmaktansa boş yere 'kitap en iyi arkadaştır.' denmemiştir *
taksim - levent metrosunda elinde stephen kingin hayvan mezarlığı gecenin pençesi kitabını okuyan kızdır. okumasına birşey diyen yok da iki de bir sağına soluna bakması onun ne kadar çekici güzel bir kız bile olsa etrafa hava atmak için kitap okuduğua delildir.
başlığı okuyunca insan canlandırmadan edemiyor, sanki kitap okuyor diye dayak yiyecek adam. bi de niye artist? niye ki yani ne artistliğini gördünüz adamın? adam efendi efendi kitabını okuyor, sanki sinsi sinsi adam sikiyor.
eziklerin, herşeye bir kulp takıp eleştirme meraklısı kişilerin eleştirisi. oturuyorsan, elinde de okumaktan zevk aldığın bir kitap varsa neden okumayasın.
kimisi hayal kurarak yolculuk etmeyi sever, kimisi kitap okuyarak, kimisi etrafındaki güzelleri keşfederek, kimisi de yanındakiyle tartışarak...
alnından öpülesi kişi. onun artistik yaptığını götündeki termometre ile ölçen dangalağın pis bakışlarına rağmen okuma eylemini gerçekleştiriyorsa bu defa kahraman ilan edilmelidir.
okumayı masa başı ya da uyumadan önce gibi kavramlarla daraltmayan, kitap okuyarak aynı anda iki hayatı yaşıyor olduğunun farkında olan ve tek yaşamla hiç bir zaman yetinmeyendir. metroda rahatsız edici bir şekilde gözünü dikip insanlara bakmak yerine kitabına bakar, kafası rahattır kimsenin de ne dediğini umursamaz. minibüste de okur kitabını, otobüste de vapurda da. kimsenin de ne dediğini zerre takmayandır, zira okumanın "artizlik" olarak nitelendirilmesini anlamaz, bunu yapan zihniyete gülmekten başka elinden bir şey gelmez.
benim bu. ama ne otomobil, ne araba, ne de metroda kitap okumayı beceremem. okuduğumu anlamam o kadar insanın içinde. o kitabı elimde tutup okuyormuş gibi yapma sebebim insanlarla göz göze gelmeyi istemememdir. göz göze gelmek pek gıcık şeydir.