son derece minik, sevimli ve şerit şeklinde olduğu için her yanı buram buram deniz kokan bir şehirdir mersin. yol kenarlarındaki palmiyeler akdeniz'de olduğunuzu hissettirir. Toroslar'dan döne döne inerken bir yanda yeşil, bir yanda deniz, muhteşem bir manzara ortaya çıkar. sahili yayla gibi gepgeniş, ince kumlu ve mükemmeldir.
ve taşucu gibi dünyalar harikası bir yere sahiptir.
(bkz: taşucu)
2013 akdeniz olimpiyatlarına ev sahipliği yapacak şehirdir. çok gururluyuz çok mutluyuz. ayrıca eleştirdiğiniz belediye başkanı şu sıralar kanser hastalığı ile mücadele etmektedir.
acilen büyük bir otogar yapılması gereken şehrim. ulan ben utanıyorum bu şehre girerken otogarın halinden, yapın artık şunu yapın.
ayrıca şehrin girişinin türkiye nin en varoş kesimi görüntüsü vermesi bir yana dursun, mezitli sahildeki tamamen avrupai havanın olması da zıtlıkların tezahürü olarak açıklanabilir.
her ne olursa olsun insanıyla güzeldir mersin.
dipnot: büyükşehir belediyesi olarak aydın chp'li yurttaşların ekmeğini yiyen macit özcan gibi bir tüccarı barındırmasından da zerre mutlu değilim.
tantuni, kerebiç, cezeryesi, sahili, deniziyle ünlü gezip görmek isteyenler için muhteşem bir yerdir. öyle antalya gibi pahalı kazık atmak isteyen esnaflarla dolu bir şehirde değildir. 200 liraya 4 kişi mis gibi tatilinizi geçirebileceğiniz cennet gibi bir yerdir. (mersin hasreti çektiğim çok belli oluyor biliyorum)
an itibari ile hava sıcaklığının 9 °C olduğu sahil kenti. gece hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesi bekleniyormuş ki bu mersin için kutup etkisi demektir.
hayatında kar görmemiş avellerin ve mantık budalası mantıksız kadınların yaşadığı şehrimsi... bide takımalrı vardır mersin idmanyurdu. başkanı der ki; 3 yıla kadar avrupa'da top koşturacağız. ulan daha ankaragücü a2 takımını yenemedin sen!
- ilkokulu okudugum ilk aşkım olan şehirdir.
- akşamları mis gibi lavanta ve gül kokuları gelirdi burnuma, özellikle güzel bir kızı olan komşumuzun bahçesinden çıkmak istemezdim.
bayramlarda seyranlarda harçlıkları kapınca nerdeyse hepsini tantuni ve bici biciye verirdik. o kadar zaman sonra, gitmek için can attıgım tek şehirdir.
üniversiteyi kazanmadan önce her gün kendisine nefretler yağdırıyordum, bi gideyim daha da dönmem gibisine ergen gerisi laflar ediyordum. fakat öyle olmadı... 2 senedir her gün sahilini, yol kenarlarındaki palmiye ağaçlarını, her daim açık olan güneşini, sevimli ve sıcakkanlı insanlarını, yayaya yol veren sürücülerini, balkonda karpuz yeme ritüelini, arkadaşlarla sokaklarında şarkı söyleyip yürümeyi, öğrenci dostu esnafını, tantunisini, forum tikilerini, acılı şalgamını ve içinde bulundurduğu tüm sevdiğim insanları özlüyorum.
tek hayalim okulumun bi an önce bitmesi ve kendimi ait hissettiğim ve ömrümün sonuna kadar da hissedeceğim şehre, mersin'e dönmek. *