dun gece ilk defa birlikte bir seyler icmeyi teklif ettim. o da kabul etti. bir seyler ictik. guzel tatli bir muabbet, eve gittik sonra. hava soguktu ufoyu calistirdim. kis bahcemde genis divana uzandik yanyana. el ele tutustuk. gozlerine bakmak en zevklisiydi. gozlerinde kaybolmak... yanagina, dudagina masum opucukler kondurmak, sonrasinda biraz daha atesli opusmek... iste dun aksam anladim ona nasil asik oldugumu ya da nasil onun gibi birine asik olmaya ihtiyacim oldugunu. ruya gibi bir geceydi. hatta gibisi fazla oldu bildigin ruyaydi. *
bana sonunda leyla ile mecnun ekibi leylasini bulmus dedirten turkiyenin en tatlisi, en sekeri ve ayni zamanda en seksisi.
ıssız adam filminde mimikleri, doğallığı, hafif erkekleri anlar durumu, tavırları, konuşma şekli, güzelliği ile gönlümü çalmış selvi boylu güzel kadın.
çok güzel, çok sevdiğim, çok şirin, çok muhteşem, " ulan azıcık yakışıklı olsam senin peşine düşecem" dediğim harkulade bir yapıt, müstesna güzellik, nadide şahsiyet, tarihi eser kıymetinde, roma da büst, eski yunanda tanrıça olan, şimdilerde leyla ile mecnun da sahne alan, biricik güneşim..
naçizane şiir karalatır adama:
Doğal afet olur bakışların, sinemi titretir,
Gitme ne olur gidişin dünyaları kirletir,
Varsa derdin tasan doldur gözlerine getir,
Cehenneme baksan cehennem cennetleşir...