tertibim 28 gün beraber yaşadığım koğuş arkadaşım. dağıtım olmadan önce gazinoda aşçı yamağıydı memnundu. dağıtımda yedisuya giderken ailesine nası haber vericeğinin kara kara düşünen aynı koğuşta kalınası insan..
kim demiş internetten dost bulunmaz diye, en alasını buldum aburakoyim.
Kardeşim, dostum, şırdaşım doğum günün kutlu olsun, öperim gul yanacıklarından.
ps: olum beni bir an önce evlendirmeye bak, fena planlarım var ona göre. *
doğum gününü rötarlı olarak kutladığım, ilk fırsatta kendisinden randevu koparmaya çalışacağım yazar.
kendimi tekrarlıyor olacağım ama genel doğum günü temennimdir; pişmanlıklardan uzak bir yaşını yaşa melan'ım... geri dönüp baktığında keşkelerle boğulmuş iyi kilerin olmasın emi.
bana dün gece, "biliyor musun şunu şunu gördüm metroda. tesadüfe bak!çok mutlu oldum." diyip sonra kaçıp gitmiştir. bir sn dedin lan? kaç bin bi sn geçti haberin var mı? kandırıkçı. ühüh..
doğum gününü feysbuktan kutlamak vacip ise, sözlükten kutlamanın farz olduğu adam.
geçmiş doğum günü kutlu ve hayırlara vesile olsun inşallahuteala.
askerliğini henüz bitirmiş ve eli ekmek tutan bir babayiğit olduğunu da özellikle sözlük kızları için yinelemek isterim.
kaçırmayın kızlar!
adam periyodik cetveli falan ezbere biliyor lan...
"Yaşamdan başka ölüm yoktur
Mutluluk çocuklara mahsustur
Onların da ölümleri damla damla
Birikir aylarla, yıllarla
Yürüdükleri yollar bir tabuta dönüşür
Her insan kendi tarihiyle babaşa
Boyuna dünyayla ilgili kitaplar okur
Sokağa bir ilmek gibi açılan camlarda
Bir katılma isteğinin acısını dokur
Kendi ayakizlerine basar oysa
Kendi kendine konuşarak büyür"
ahmet erhan .
çünkü sever insanlar melankoliyi ve melankolik olmayı.
hiçbir ayrılık ya da özlem o kadar da üzücü değildir aslında.
ve zaten bunları yaşamayanlardır melankolik olanlar hayatta...
bu adam varya bu adam.. ben bugün bu adamı beşiktaş'ta ışıklarda bir korkuttum. altına sçıyordu. e tabi ben de sçıyordum. çok acayip bağırdı. değişik bir adam. kimbilir şoku atlatana kadar ne küfürler etmiştir içinden. ben de o sarsıntıyla nerdeyse kırmızıda geçiyodum.. zaten bağrıntısından sorularına doğru düzgün odaklanamadım bile. ne bileyim..
Ruhum parçalanıyor. ardına gizleniyorum parçalarımın. kenarına, eteğine, köşesine en ırak gözlerden. vazgeçiyorum bir nevi. kendime yöneltilmiş sorgu odası ışıklarını ve insanların tüm spot ışıklarını arkamda bırakıp, kaçıyorum insanlığımdan.
Melankolizm, kaçmaktır.
Yürüyorum yağmurun ıslattığı tüm toprağın, tüm doğanın üzerinde. birleşemiyorum artık. kabul etmiyor beni kurallarını çiğnediğimden. bir çamur kadar insani olamıyorum.
Melankolizm, kopmaktır.
Yalnızlığıma içiyorum, her insani duygu gibi içimde, boğulma tehlikesi. boğma tehlikesinden çoktan geçtim. uzaklaştım, uzaklaştım gerçek dünyadan. kucaklaştım olmayanlarla, soracaktım nerede evim. duracaktım telaşla etrafı gözlemleyecektim. bana yeni bir dünya lazım.
Melankolizm, uyanıştır.
Kucağımda bir tutam emek. kendim için mi sadece yapılan her şey. kendime bakıyorum da.. bana ait ne kaldı hamurunu yontmadığım. heykelleşiyorum, antik yunan heykellerinden daha yapmacık. görüyorum, mecburen büyüyorum.
Melankolizm, anlamaktır.