aynı şehirde yaşadığımız,aynı üniversitede okuduğumuz,aynı bölümde okuduğumuz,aynı sırayı olamasa aynı benci paylaştığımız fakat bir türlü tanışma fırsatı bulunamamış yazar.
canısı canısı ömrümün yarısı kişiliktir kendisi. ankarada bulunduğu iki gün içinde yaşam sevincimi tazelemiş, dolmuş yolcularının ömründen ömür çalmış, uğruna gayet de yalan söyleyip elime yüzüme bulaştırdığım, şapkasına kurban olduğum yazardır. çok ihtiyacım olan günlerde yanımda olduğu, yüzümü güldürdüğü için teşekkürü bir borç bildiğim candostumdur.
not: yettim kujum, baz getirdim sana, hani asitle dengelensin gibisinden.* bir de tobleronun artık gazi. *
1999-2000 yılları arasında kullanmaya başladığım. zaman zaman "ah ah ben kullanmaya başladığımda kimsede yoktu" dediğim, ve herkeslerden kıskandığım diğer nickimdi. burda da gördüm birinde ondan da kıskandım mesela diye de devam edebilirim.
gün itibari ile istanbul'a ayak basmış kuzen. sabah uyanıcak elini yüzünü yıkayacak, kahvaltısını yapıp kuzeni infinite justice 'e uğrayacak. son 1 ay boyunca neler yaptıklarımızı birbirimize anlatacak. kuzenlik bağlarını koruyup yolumuza devam edicez. *
dedesinin rahatsızlığı sebebiyle hepimizi büyük bir üzüntüye gark eden kardeşim..
deepnot: ab rh pozitif kan grubuna sahip olan yazarlar rica ederim melankolik ile iritbata geçsinler.
deepnot 2: duyurular bölümünde kan ihtiyacı belirtilmiş ve detaylar verilmiştir.
dedesinin ameliyatı gayet başarılı bir şekilde geçmiş ve yogun bir mutlulugu iç huzuru ile perçinlemiş yazardır.
insanın basına bu tip olaylar geldigi zaman anlarmış zorlugu derler ya işte öyle bir seydi bugunkü hikayemiz. uludag sözlügün ve içindeki arkadaslarımızın böyle zor bir gunde yanımda oldugunu görmek her seye bedeldi. burası bir aile olmus be canlar !
içimdeki duygu yogunlugundan imlanın .mına koydum lakin affedin beni...
sorgusuz sualsiz bir koca gununu benim için heba eden ve kan vermek için bu zor gunumde beni yalnız bırakmayan kardeşim beraent e edecegim teşekkür muallak kalacak onun için allah razı olsun diyorum...
kan arama telasesinde beni yalnız bırakmayan dusunenadam ve free your mind kardeşlerime nasil tesekkür etsem azdır. onlar için de allah razı olsun diyorum.
bu zor gunumde maddi - manevi desteklerinden dolayı bir çok dostuma da teşekkürü bir borç bilirim. allah razı olsun. bu zor gunumde beni yalnız bırakmadınız, nasıl tesekkür etsem azdır...
kısa bir süre önce trafik kazası geçirdim, büyük bir kazaydı. neyseki ufak tefek hasarlarla ucuz atlattım. ama kazadan yaklaşık bir hafta önce hint yapımı kırmızılı bir küpe almıştım, çok güzeldi, değişikti.
kaza günü kırmızı bir kazak giyip, kırmızı küpelerimi takmıştim,ilk kez.
kaza anında her yer kan revan içinde kırmızıyken, kırmızı küpelerin kulagımdan fırladığı doğal olarak dikkatimi çekmemişti. ta ki bir daha takmak isteyene kadar.
nasıl içime oturduysa kırmızı küpelerimim kayboluşu, belki bir daha bulamayacağım için, melancana nasıl anlattıysam küpeleri herhalde onun da içine oturmuş...
bir gün ofisteyim, kargo geldi...yüklü bir hastane faturası.
aradan bir saat geçti bir kargo daha geldi, telefon faturası. o da yüklü...
sonra bir kargo daha, yok dedim, istemiyorum artık ama almak zorundasın işte.
açtım, içinden bir kağıt yığını çıktı, fatura mı?
hayır ya, böyle bantlanmış falan... epey uğraştıktan sonra açtım içinden küçük bir bozuk para çantası çıktı, onu açtım rengarenk plastik tokalar(konfeti niyetineymiş) *...o tokaların içinden de bir çift kırmızı küpe...
melankolik bu işte, ummadığınız zamanda, ummadığınız şekilde gülümsemenizi sağlar.