nasıl bir ülke anlamadım gitti. kah oto yol kenarında 49 insan cesedi bulnuyor kah bir düzene insan öldürülüp iple köprülerden sarktılıyor. korku filmi gibi ülke. anlamadığım şey mafya bu kadar mı güçlü devlet baş edemiyor. sanırım devletin desteklediği bir mafya var ortada.
ermeni tehcirini değil, hocali katliamını soykırım olarak tanıyan asil insanların dost memleketi.
buna mukabil, bizim siyasilerimiz de azıcık insan olsa da kızılderili soykırımını tanısa meclisimizde, hem meksika'ya jest yapmış oluruz, hem de bazı itlere gerekli mesajı vermiş oluruz.
ama nerde bizde o güven özveri ve tecrübe...
uyuşturucu kartelleri her yıl amerika birleşik devletlerine 240 ton kokain sızdırmaktadır. bunun anlamı, eğer dünyada ki her insan günde bir defa kokain kullansaydı bu miktar bir yıl boyunca herkese yeterdi.
uyuşturucunun ekmek arası satıldığı, uyuşturucu için meydan savaşlarının yaşandığı, çetelerin uyuşturucu için devletle gözünü kırpmadan savaştığı ama bir o kadarda insanı heyecanladıran doğal güzellikleri ile insanın aklını başından alan ilk fırsatta gidip görmem gereken enteresan insanlar ülkesi.
Uyuşturucu terörüyle mücadele eden ülkedir kendisi. fakat buna rağmen o doğası o güzel otelleri, değişik kültürü ilgi çekicidir. özellikle sokak dansçıları ve cancun şehri bütün ilgimi toplamış bulunmakta. dünya turumun baş sırasındasın meksika.
adam yaşam tarzları çok ilginç içip yatmak gerçekten uyuşuk bir millet olan meksikalılar her türlü belanın yetiştiği amerika'nın tam anlamıyla arka bahçesidir.