kürt ırkçısıdır. ırkçı kişi bizden değildir demiştir hz.muhammed.. ırkı sevmek ayrı, ırkçı olmak ayrıdır..
(#17616762) entrimde belirttiğim gibi, apo nun serbest bırakılması ile ilgili bir tesbit yapmıştır güya ama onun katilliğinden bahsetmemesinden, nasıl serbest bırakılabilir yahu falan dememesinden, onun apdullah öcalan yanlısı olduğunu anlıyoruz..
kıbrıs ın da verilmesinden yanadır.. rauf denktaş, ona annan ın çocukları demekle haklıymış. size bırakıyorum... allah ıslah etsin dilerim..
yine sıçıp sıvamıştır. doğrusu kendisi anne tarafından ermeni baba tarafından da sebatayist yahudidir. ırkçılık yapmak anlamında söylemedim, sadece birand bu gerçekleri niye söylemiyor onu anlamıyorum. sanki ben yahudi-ermeniyim dese aydın doğan onu işten atacak. hey allahım hey..
Ünlü mü ünlü anchorman Mehmet Ali Birand (MAB); tarihe mal olan yaşamını kitaplaştırır, gazetecilere sağlığıyla ilgili bilgi lütfederken; RTEnin bir gece yarısı eşini de yanına alarak camiye gittiğini ve Allaha Birandı bir an önce sağlığına kavuşturması için dua ettiğini söyledi.
RTEden olayı öğrenince duygulanmış MAB! Geçen akşam Enver Ayseverin aykırı sorularını yanıtlarken dünyevi gerçeklerin geleceğini, belki inanmayacaksınız ama öyle kesin dille anlattı ki, Tanrı nihayet ülkemize de yüzyıllar önce, yüzyıllar sonrası izlenen olayları açıklayan bir Nostradamus bahşetti, demek geçti içimden.
Röportaj yaptığı baş cani Öcalanı tecritten eve çıkarmakla yetinmedi. Savcılıkta tertemiz kimlik dosyası olacak Öcalanın içimizden biri olarak siyasete atılacağını, parti kuracağını ve ...
... elbette, demokratik rejimde neden olmasın havasında. iktidara gelen partisinin genel başkanı olarak başbakan olacağını kesin, yadsınamaz bir dille, geleceğe haber veren yüz mimikleri, ses tonuyla açıkladı.
Fakat ne hikmetse, MAB, geçmişinden silemediği bir yargı olayını anımsamakta zorlanıyor.
***
Hani şu TRTyi iki müfettişin raporuyla binlerce dolar dolandırdığı iddiasıyla Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığını ve mahkemede de belgelenen dolandırıcılık olayını, Yargıtayın da suçunu sabit görerek onaylamasıyla 11 ay 20 gün hapse mahkûm edilişini, ne ki zamanaşımı nedeniyle içeriye girmekten kurtuluşunu; yaşamının bu bölümünü hiç ama hiç anımsamıyor.
TRTdeki MAB dolandırıcılık olayının köşesinde üstüne giden Uğur Mumcuyu evinde ziyaret ederek bu yayınları kesmesini rica ettiğini, hatta Mumcu gibi bir yazara, kuşkusuz maddi karşılığı olacak birlikte TV programları yapmayı önerdiğini ve aldığı sert yanıtı da herhalde anımsamıyor olmalı.
Sıra gelmişken başka bir olayı da anımsatalım: Yargıtayın mahkemenin dolandırıcılık kararını onaylamasından çok kısa süre sonra, hukuk devleti TCnin Cumhurbaşkanı Demirel, Çankaya Köşkünde MAB ile TVde -üstelik canlı yayında- uzun bir söyleşi yaptı!
kürt olduğunu yeni öğrenmişmiş. ararştırmış bulmuş meğer kürtmüş.
çok şaşırtıcı ...
bende kendisini ermeni biliyordum ama şu anda politik yaltaklık için ; kürtüm diyebildiğine bende şaşırsaydım keşke
birde belçika vatandaşı olduğunu öğrendiğimde de bu kadar şaşırsaydım keşke .
2012 yazında marmaris açıklarında süper lüks yatındaki dev amerikan bayrağını gördüğümde de şaşırsaydım keşke bu kadar .
yapamadım .
ilhan Selçuk 1991de Onu ve onları anlatmıştı:
Geçenlerde bir yerde rastladım; bu kez pes dedim: Çünkü bizimki Kürt ağzı konuşuyor.
- Sen ne diyorsun ulan?
Güldü:
- Abi ben Kürdüm ...
- Hadi canım ...
- Vallahi ...
- Nereden geliyor ?
- Hem ana tarafından var, hem babadan. Bizim şeceremiz beş yüz yıllık abicim ...
Gözlerine baktım; yüzde yüz yalan söylüyor. Tanıdığımdan bu yana ne sosyalist olmuştu, ne liberalizme inanıyordu, ne de soyunda Kürtlük vardı; rüzgar horozuydu bizim oğlan, hep önde görünmek isterdi.
Bir görüntüydü o.
Modanın Allahı yok!
Şimdi moda Kürtçülük ...
Meğer ne çok Kürt varmış çevremizde! Birdenbire herkes Kürt mü kesildi? Gerçekten Kürt dostlar pek yakında zorlanacaklar; alçak gönüllü olanlar Kürtlüklerini gizlemek zorunda kalacaklar ve diyecekler ki:
- Vallahi Kürdüm; ama, yanlış anlaşılmasın ya da övünmek gibi olmasın diye söylemiyorum.
ilhan Selçuk, 1991 Haziranında bunu yazmıştı.
Şimdi Kürtler zorlanıyor.
Nevzuhur Kürtlerden yana ... ( hasan pulur, 30.11.2012 - milliyet )
PKK'lılara karşı en şedit haberleri yapan Samanyolu bile, çıkartmış M. Ali Birand'ı, bu minvalde konuşturuyor.
isyanımız neye? Medyadaki ahlaksızlığa!Medyaya hakim olanların ikiyüzlülüğüne.
Ne sağcı katilin destekçisiyiz.
Ne de solcu katilin.
Ama birileri, sürekli sağcı suçluları, işledikleri fiilin 30 katı ceza ile muhatap etmek isterken.
Solcu suçluları, bir fırsatını bulup kurtarıvermek peşinde iseler.
isyan etmeyelim de, ne yapalım?
Ağızları öyle güzel laf ediyor ki.
Bakıyorsunuz, PKK'lılara karşı en şedit haberleri yapan Samanyolu bile, çıkartmış M. Ali Birand'ı, bu minvalde konuşturuyor.
Adamlar Hrant Dink cinayetinde katilin 7 sülalesini cezaevine tıkmak üzere and içmişler.
Ogün Samast'a selam verenler için bile " Niye cezaevinde değiller " diyorlar.
Topu topu, bir tek kişiyi öldüren bir katil için, onlarca insanı cezaevine tıkmak üzere yemin ediyorlar.
En son olarak daha dün.
Yine Birand'ın köşesinden, Hrant Dink istismarı vardı. Neymiş, 7 sene önce, Hrant Dink ile ilgili " Mahkum olmalı " denilen karara itirazı reddeden kurulda, Nihat Ömeroğlu varmış. " Bu yüksek hakim, şimdi ombudsman olmuş " muş !
Vaaay... Sen nasıl ombudsman olursun !
" Apo milletvekili olacak " diyorsun ama !
Değil mi, utanmaz adam.
50 bin kişinin katili için " Milletvekili olacak " diyor.
Tek bir kişiye karşı suç işlememiş bir yüksek hakim için, sırf " Hrant'ın yazısında suç var " dediği için, ombudsman olamayacağına hükmediyor.
Bu nasıl bir iştir, biri izah etsin.
Sabah akşam Hrant Dink cinayetini konuşuyor, konuşturuyorlar.
Faillerinin yeterince ceza almadığını ileri sürüyorlar.
Teröristbaşı Apo'ya sıra gelince, 13 yıllık cezayı yeterli görüp, " Genel af çıkmalı " diyorlar.
işte isyanımız buna.
Daha somut açıklayalım.
Bakın ne diyor Birand Efendi: " Bir gün Kürt sorununu çözmek için silahlar bırakılacak, PKK'ya genel af gelecek, Abdullah Öcalan serbest bırakılacak ! "
Peki birisi de şunu söylese, " Bir gün Hrant meselesi çözülecek. Hrant karşıtı Ogün Samast ve etrafındaki ekip silahlı mücadeleyi bırakacak. Ogün Samast serbest kalacak. Yasin Hayal serbest kalacak. Hatta bu isimler siyasetçi olarak TBMM'ye girecek. "
Böyle bir öngörüye karşı, medyada köşebaşlarını tutan ahlaksızların hepsi ayaklanmaz mı?
" Ohaa ! Çüş ! " demezler mi ?
Peki aynı öngörünün, solcu versiyonuna niye Samanyolu bile mikrofon tutuyor ?
Ekranını kullandırıp, hoparlör vazifesi görüyor ?
M. Ali Efendi devam ediyor, çok bildik açıklamalarına..
Neymiş?
" Bu iş dünyada hep böyle olmuş " muş !
En sonunda silahlı mücadele edenlerle, devlet konuşmuş. Silahlı örgütlerin liderleri siyasete girmiş ve sorun çözülmüş.
ispanya'da böyle olmuş.
irlanda'da böyle olmuş!
Her yerde olay böyle çözümlenmiş!
Ne kadar bilgiç laflar bunlar.
Ne kadar çarpık kıyaslamalar bunlar.
Ne kadar iddialı sözler bunlar.
Çok basitinden bir karşı soru: " Dünyadaki tüm silahlı hareketler, hep görüşerek ve sonuçta da muhaliflerin liderlerinin siyasete girmesi ile çözümlendi ise, şu El Kaide'de ne olduğunu da bir izah etseniz! "
Evet açıklasın bakalım, Birand Efendi.
Usame Bin Laden'de nasıl oldu bu iş?
Laden ile konuşuldu. Laden siyasete girdi ve El Kaide olayı böylece çözüme mi kavuştu?
Bir de yaşanan olayların bilgilerini de değiştiriyorsun. Yaşanan olaylarda da sahtekarlık yapıyorsun.
" Bütün olaylar, af ile sonuçlandı " diyerek, yalan söylüyorsun.
Siyasi iktidarı, belli bir yöne doğru yönlendirmeye çalışıyorsun.
Tabii ki PKK ile El Kaide'yi bir tutmam.
PKK, dış güçlerin bir oyuncağı. Laden ise, en azından kendi samimi açıklamalarına göre, Filistin davasının haklı direnişine destek için mücadele eden birisi.
idi.
Vurdular onu. Sadece onu değil.
Daha iki hafta önce, yine bir Filistinli komutanı vurmadılar mı?
Ne yazdı, Birand efendi, o gün!
" israil yanlış yapıyor. Genel af olmalı. Dünya bu tür sorunları, böyle çözüyor " dedi mi?
Hayır.
Filistin söz konusu olunca, vurarak yok ediyorlar. Hala da vurmaya devam ediyorlar.
Ama Birand gibileri, o gerçeği görmüyor, " Tüm dünyada bu işler genel af ile çözülüyor " diye, halkı kandırmaya çalışıyorlar !
Ama artık kanan yok.
Birand gibilerin medyadaki borusunun da son ötme günleri, bu günler!
Pek çok kişi Birand'ın ayağının aksadığını, ciddi bir sorunu olduğunu bilmez mesela. O kadar iyi 'gizlemeyi' başarır; titizlenir bu konuda.
Can Dündar'ın yazdığı kitapta sorumun yanıtını buldum. Meğer NE TRAJEDiYMiŞ Birand'ın başına gelen!!!
Emin olun Birand'ın 2 yaşında bebek iken başına gelen olay çok yüreğime dokundu
Meğer Birand, ne kadar talihsiz bir çocukmuş... Burnunun YAMUK olmasının nedeni de, ebesiymiş:
Ebesi doğumda zorlamış burnunu yamultmuş; annesi 2 yaşında kaynar suya düşürmüş, ayağı sakatlanmış Hakikaten, bebekken talihi içler acısı durumdaymış!
Hakkındaki kitabın ilgili sayfası şöyle: http://galeri.uludagsozlu...mehmet-ali-birand-356810/
tarım bakanı mehdi eker i içişleri bakanı idris naim şahin le karıştırdıktan hemen sonra "sayın seyirciler beni mazur görün. karıştırabiliyorum. ne de olsa iki de çok değerli adamlar" şeklinde bir açıklama yapmış kişi.
bir sonraki haberde iki kere ukranya deyince kanalı değiştirdim artık. ötesini bilmiyorum.
tiyatro bölümlerinde diksiyon, ses, konuşma, vurgu, tonlama, etkili konuşma vs vs konuşm ile ilgili her türlü konuda "nasıl olunmaması gerektiği" konusunda ders olarak okutulabilecek olan şahıs.