bana göre en önemli şey bu bir kadında. güzellik falan değil masumiyet önemli. bir kadın masum değilse güzelliği falan kalmaz gözümde. he tabii masum kadın yoktur orası ayrı. yani bir üstteki entry doğrudur, illüzyondur.
aşkın bir insanı nasıl varedebileceğini ve nasıl yokedebileceğini en başarılı şekilde göstermiş türk filmidir.ayrıca türk sinema tarihinde asiye nasıl kurtuldu'dan sonra yazılmış en iyi senaryodur.
genellikle yabancı uyruklu filmleri daha başarılı bulan beni, tabiri caizse, tokat manyağı yapan yerli film. ilk izleyişte olaylar yavaş gelişiyor sanırsınız ama işte şeytan o ayrıntıdadır zaten. bu filmin güzelliğini aktarabilmek için spoiler kullanmak gerekiyor, onu da ben yapmak istemiyorum. siz izleyin, ne demek istediğimi anlarsınız.
edit: bunu izledikten sonra bu filme flashback yapan kader filmini izleyebilirsiniz. o da güzeldir ama masumiyetle aynı tadı vermez.
kaybettiğin çorabının teki gibidir. bir kere kaybedince bi türlü bulamazsın. sonra birisi gelir, toplar odanı, hayatını. eliyle koymuş gibi bulur masumiyetini bir divanın altındaki karanlık köşede. koyar yerine.
kizlarda aradigim en onemli ozellik. allahtan şu ana kadar tanidigim kizlardan en masum olaniyla 1 senedir birlikteyim.
kiz dedigin masum olur, ama diledigini dile getirmemekle karistirilmamali. olmasini istediginiz şeyi soylerken utanip sıkılin ki, bu size bi tatlilik katsin.
--spoiler--
bu iki film içinde en çok ilgimi çeken şey masumiyet'teki yusuf (güven kıraç) karakterinin tipik bir türk erkeği olması. çünkü yusuf ablasını orospu olmakla suçlayıp vuruyor ama sonra kendi başka bir orospunun dibinden ayrılmıyor, adeta ona pezevenklik yapıyor. hatta abartıp ona aşık oluyor. ikinci şey ise aşkın kötü bir şey olarak gösterilmesi ki ben buna karşıyım. bizi aşktan korkutan ve soğutan bir başka film daha.
--spoiler--