gelmiş geçmiş en iyi animasyondur kanımca. film biter kafanızı kaldırıp etrafa bakarsınız her yer siyah gri kahverengi tonlarındadır. etkisi kalıcıdır. ayrıca çizgiler çok sevimlidir.
son yılların en iyi filmlerindendir. izlenildiğinde etkisi uzun süre kalır. duygu yüklü ve akıcı hikayesi ile beni benden almıştır. hele o son sahne...
dünyanın en güzel animasyon filmidir. marynin en sevdiği renk olduğundan dolayı dostluğa hiç yaraşmayacak bir renk olan kahverengi ile renklendirilmiştir oysa ki çok da yakışmıştır. çevremdeki sevdiklerime mary yahut max gibi mektup arkadaşı dilemekten başka bir şey gelmiyor aklıma.. filmin sonunda söylendiği öğütün hayat boyu peşlerini bırakmayanlar için baş yapıt. kahverengi göz yaşları dökmeye sebep olan harika bir film.
bir animasyon için çok ciddi bir yapıttır.
başta sevimli gözüken ama mary i olumsuz etkileyen takıntıları şans eseri tanıştığı mektup arkadaşı max sayesinde normale döner. fakat sonu acıklıdır.
bütün animasyon kahverengi tonlarındadır. bu da bir hüzün yaratır bünyede.
sonunda boğazımın düğümlendiği ve bütün günümü sikip atan film. Le fabuleux destin d Amélie Poulain ile benzerlikleri vardır. fakat sonu öyle olmamalıydı.
istemsiz bir biçimde filmin sonlarına doğru yanaklarımdan süzülen gözyaşlarımla izlediğim bitter tadında animasyon.
--spoiler--
max'in artık ağlamayı beceremediğini söylemesinin üzerine mary' nin gözyaşlarını şişeye doldurup ona göndermesi izlediğim günden beri dokunduran sahnedir.
--spoiler--
bütün mektupları tek tek saklayıp duvarına dizmesiyle beni duygulandırmıştır.
çok tatlısın be max.
filmi izlerken çikolata yiyebilirsiniz mesela, kaybedenler kulübünü izlerken canınız nasıl sigara çekiyorsa,bunda da çikolata çeker. (bkz: ekmek arası çikolata)
daktilosundan m harfini sökmesi mesela,
--spoiler--
yazması meselaa,
gülmek için değil de, duygulanmak için izleyebilirsiniz bu animasyonu.
yalnızlık kusan bir adamla, en masum duygularla tanımadığı birine çikolata gönderen bir kızın hikayesi var ortada ve inanın ki çok güzel.
bazı filmler vardır izlersiniz hoş bulursunuz, seyredip geçersiniz. konusunu üç gün sonra bile hatırlamazsınız.
ama bazı filmler de tüm zamanlara siner. izi kalır. en basitinden çikolata yediğinizde bile aklınıza gelebilir mesela. ya da biri sigara izmaritini yere attığında.
yoktu böyle kıtalar arasında ki iki insanın birbiri için bu kadar anlam ifade edebileceği film. dostluğun hakiki anlamını en iyi şekilde görürsünüz bu filmde. hayatınızda ki insanları, hayatınızdan söküp atasınız, silesiniz gelir.
haa bir de o beyin gülümsemesi olayı çok iyiydi. insanın gözü güler, dudakları güler de... her neyse bu filmde de buruk bir tebessüm oluşur yüzünüzde. max'ın 'faces' adlı yüz ifadelerinin olduğu defterinde ki gibi şekilde şekile girersiniz kısacası.
bu filmi izlemediyseniz çok şey kaçırmışsınız demektir.
kişisel not: bu filmi bana öneren kişiyle izlemek isterdim.
kişisel kişisel not: onunla izlemediğim için pişmanım.