--spoiler--
Bırak uyusun şu deniz kanatlarının altında
Gel gezmelere gidelim biz bulutların asfaltında
Hiç yaşamamışız gibi olacak sonunda
Ben kendi yoluma gideceğim, güneş kendi yoluna
--spoiler--
öyle oldu -Hiç yaşamamışız gibi-.
Bastığım toprağı mı öpüyordunuz? Vurmanız, öldürmeniz gerekirdi beni! (Masaya doğru eğilir.) O kadar yorgunum ki... Biraz dinlensem! Dinlenebilsem... (Başını kaldırır) Bir martıyım ben... Yo, değil... Aktrisim... Öyle değil mi? (Arkadina ile Trigorin'in dışarıda gülüşünü duyar. Silkinir, kulak kesilir. Sol kapıya koşarak anahtar deliğine gözünü yaklaştırır.) O da burada demek... iyi... Tiyatroya inanmıyordu; hayallerimle alay ederdi hep. Ona bakarak ben de inancımı yitirdim; maneviyatım kırıldı... Aşk üzüntüleri, kıskançlık da bir yandan... Yavrum için korkuyordum hep... Miskinleştim, küçüldüm, oyunum manasızlaştı... Sahnede düzgün yürüyemiyordum; ellerimi ne yapacağımı bilemiyor, sesimi idare edemiyordum. insan kötü oynadığını hissedince ne acı duyar, bilemezsiniz! Martıyım ben.. Yo... Değil de... Şey, siz o sıralar bir martı vurmuştunuz, hatırlar mısınız? Yaa!.. Böyle işte... Gelmiş bir adam, durup dururken, laf olsun diye, yok etmiş kuşcağızı... Tam küçük hikaye konusu... Gene de söylemek istediğim bu değildi. (Alnını uğuşturur.) Ne diyordum?.. Evet, sahneden bahsediyordum. Şimdi öyle değilim artık: gerçek bir artist oldum. Şevkle, coşkunlukla oynuyorum. Kendimden geçiyorum sahnede... Oyunumu, herşeyimi gerçekten güzel, gerçekten değerli görüyorum artık. Buraya geleli beri her yanı dolaşıyorum. Hem yürüyor, hem düşünüyorum; ruhumun günden güne nasıl kuvvetlendiğini duyuyorum. Siz bir şey söyleyeyim mi Kostya, bizim işlerde, sahne olsun, yazı olsun, ün, yaldız, kurduğumuz hayaller değil, sabırlı olmak önemli; buna iyice inandım. Kaderine katlan, inancını yitirme... Şimdi acı duymuyorum artık, ödevimi düşündükçe hayattan korkmuyorum.
çirkin yavrulara sahip kuş türü. bakarsın martıya bembeyaz bir gövde, kafada hoş bir gri. bunların yavruları siyah, uzun tüylü oluyor ve yumurtadan çıktıktan birkaç hafta sonra anneler yavruları yuvadan atıyor, garipler uçana kadar yerde dolaşmak zorunda kalıyor. bu dolaşıyor anası o iğrenç sesiyle tepesinde geziyor.
deniz, vapur, simit üçlüsünü tamamlayan bir tür kuş...
enbe orkestrası ve altan çetin'in hoş bir şarkısıdır martılar aynı zamanda.
ne dediysem bir bir hepsi çıktılar
üzerimden güldü geçti martılar
bu aşk böyle yürümez sandım, içime kapandım
soğudum, soğudum, soğudum, ısıttı şarkılar
oldum olası sevmez kalbim matemi
hiç gerek yok suç sende mi, bende mi
bu aşk böyle yürümez sandım, içime kapandım
sevmenin adaleti yokmuş anladım
gelme istemezsen
yorgun düştüm yüreğim sana kırgın
inandır bu son olmayacaksa
gelme istemem
ne dediysem bir bir hepsi çıktılar
üzerimden güldü geçti martılar
bu aşk böyle yürümez sandım, içime kapandım
soğudum, soğudum, soğudum, ısıttı şarkılar
oldum olası sevmez kalbim matemi
hiç gerek yok suç sende mi, bende mi
gözlerinden güneş çaldım, hep sana uyandım
sevmenin asaleti buymuş anladım
gelme istemezsen
yorgun düştüm yüreğim sana kırgın
inandır bu son olmayacaksa
gelme istemem
gelme istemezsen
yorgun düştüm yüreğim sana kırgın
inandır bu son olmayacaksa
sevme istemem
Gece gündüz bana birdir ah güzelim
Çünkü gözlerim hep kördür
Kanatsiz kus olmak zordur ah güzelim
Denize varmayan irmak
Gör beni, gör beni, gör, gel gözüm ol gör beni
Sar beni, sar beni, sar, gökyüzüm ol
Uç beni, uç beni, uç, yavru kus ol uç beni
Geç beni, geç beni, geç, kanadim ol
Birak uyusun su deniz kanatlarinin altinda
Gel gezmelere gidelim biz bulutlarin asfaltinda
Hiç yasamamisiz gibi olacak sonunda
Ben kendi yoluma gidecegim, günes kendi yoluna
Takildim gittim pesinden ah güzelim
Bir gemiydi benim sevdigim
Yelkeninde bir beyaz gül ah güzelim
Dumaninda sevda sözleri
lokum kıvamında bir ezginin günlüğü şaheseri.
eğer aşıksanız, on kata kadar daha fazla aşık olduğunuzu hissediyorsunuz.
aşık değilseniz, aşık insanları kıskanıp, şarkıyı içinizden biraz da hüzünlenerek mırıldanıyorsunuz.
bünyenize her türlü alıyorsunuz yani şarkıyı, enfes.
istanbul da ikamet edenlerinin neredeyse konuşmayı söktüğü eğlenceli hayvanlar. gece yarısı karşı balkondan kahkahaya benzer sesler gelmekteyse dikkatinizi toplayıp odaklanınız. büyük ihtimal insandan değil balkon demirlerinde muhabbete oturmuş olan martılardır sesin kaynağı.
olm bunlar acayip cani hayvanlar.
bu sabah, karşı apartmanın çatısında bi tane kuşu hunharca, bağırsaklarını çıkara çıkara yediler.
abi, vapurda feribotta ben bunlara simit atardım lan beslerdim yazık ya diyerek ama yok hocam şehir yamyamları resmen bunlar.
gördüğünüz ilk anda ezin kafalarını.