bayan tenisi zerafet ve güzellik olarak bilinir. ama son dönemlerde hayvani kas gücü ve kuvvete dayalı bir hal alması neticesinde izlenmesi bırakılmıştır. martina hingis`te kendi dönemi zamanında bu özellikleri adeta taşıyor ve asla unutulmayacak bir efsane olarak anılarımızın en güzel yerinde kalıyor kuşkusuz.
giydiği nike ayakkabıdaki bir üretim hatası nedeniyle sakatlanan, nike'ye açtığı tazminat davasını kazanıp milyonlarca dolar servete konan tenisçidir. *
isviçreli ünlü raket. eskiye oranla yitirilmiş bir popülaritesi olsa da halen tarafımca sevilmektedir. hele ki venüs williams ile olan maçlarında yerimde duramadıgım olmuştur. seyredilesidir, tebrik edilesidir...
çığlıklarıyla ünlü, çabuk parlayıp çabuk sönen, şımarık tenisçi. davenport ile olan maçları seyredilmeye değerdi. aşırıya kaçmasaydı hırsı ve kazanma isteği takdire değerdi ama her şeyin olduğu gibi bunun da fazlası, ona antipati besleyen birçok tenissever olarak geri dönmüştür. bunun en büyük nedeni de steffi graf ile yaptığı o unutulmaz karşılaşmadır. nihayetinde tenis kariyerini noktalamış, eskide kalmış, yine de tenis maçlarına renk katan bir oyuncuydu.
çok genç yaşta tenis dünyasında adını altın harflerle yazdırmış efsane sporcu. ister çirkef deyin, ister ahlaksız ama yeteneğini ne tahrik edici çığlıklara ne de ıvan drago tarzı özel mamül robot olmasına borçludur. onun büyüklüğü başka bir şeydi.
bünyeye tenis sporunu sevdirmiş bir zamanlar odanın her tarafı posterleriyle süslenmiş güzel kadın. o gittiğinden beri tenis izlenilesi bir spor olmaktan çıkmıştır.
şu an canlı yayında çiftler finali oynayan efsane.
oturdum izliyorum. vay be steffi graf ile oynadığı roland garros finalindeki ağlamasını dün gibi hatırlıyorum.
99 yılıydı sanırım.